..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
İçine koyabileceğin bir karanlığın olmadan, bir ışığın olamaz. -Arlo Guthrie
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Deneme > Yaşam > Ahmet Zeytinci




11 Eylül 2018
Biz de Böyle Rahatlıyoruz  
Ahmet Zeytinci
Çok eskilerden hatırladığım bir ilkokul şarkısıdır eminim ilkokul sıralarında birçoğunuzda söylemişsinizdir, şöyle sözleri ''Ordaa bir köy var uzakta, o köy bizim köyümüzdür, gitmesek de görmesek de o köy bizim köyümüzdür. tralalalala laaa tralalalal laaaa'' diye devam eder gider. Belki bu ülkenin birçok yerini daha görme fırsatımız olamadıysa da, görmedik diye de o vatan topraklarını sevmemezlik edemeyiz. İmkânlar elverdiği ölçüde gitmek istediğim ancak bir fırsat bulup da gidemediğim yerlerin üzüntüsünü hala duyarım yüreğimde bir yerlerde...


:DG:
Kimisi müzik dinler, kimisi spor yapar, spora verir kendini, kimisi saz çalar, kimisi oynar; biz de böyle rahatlıyoruz, beyaz kâğıtlara bir şeyler karalayarak, ne yapalım. Çevremizde yaşanan olaylara, alçaklıklara, vatan hainliklerine kayıtsız kalmadık, bundan sonrada kalmayız...


Çok eskilerden hatırladığım bir ilkokul şarkısıdır eminim ilkokul sıralarında birçoğunuzda söylemişsinizdir, şöyle sözleri ''Ordaa bir köy var uzakta, o köy bizim köyümüzdür, gitmesek de görmesek de o köy bizim köyümüzdür. tralalalala laaa tralalalal laaaa'' diye devam eder gider. Belki bu ülkenin birçok yerini daha görme fırsatımız olamadıysa da, görmedik diye de o vatan topraklarını sevmemezlik edemeyiz. İmkânlar elverdiği ölçüde gitmek istediğim ancak bir fırsat bulup da gidemediğim yerlerin üzüntüsünü hala duyarım yüreğimde bir yerlerde...


Çanakkale görmek isteyip de bir türlü bu imkânı bulamadığım yerlerin başında gelir. Bu güne kadar üç tane Çanakkale ile ilgili şiir yazdım, ama orayı görüp de o havayı teneffüs etmek çok özel bir duygu olsa gerek. Gitmeden bile eminim ki baştan ayağa duygu yoğunluğu ve tüylerim diken diken olacaktır mutlaka...


Bizler şiir yazmaya on yedi on sekizli yaşlarda başladık. Biliyorum ki edebiyata benden çok daha fazla yeteneği olan ve bu işe benden çok daha erken başlayan başarılı kardeşlerimde var aramızda. Edebiyat ile uğraşan insanlar edepli olurlar çoğu zaman. Genç olarak on iki eylül ve daha öncesinde çok sıkıntılı dönemlerden geçtik, o dönemde yurdumuz üzerinde alçakça oyunlar oynandı. İstiyoruz ki ülkemiz bir daha böyle acı günler yaşamasın, istiyoruz ki ülkemizin yazarları ve şairleri düşünceleri her ne olursa olsun hapislerde, mahkemelerde sürünmesin, istiyoruz ki dünya çapında sanatçılarımız ülkemizin gururu olsun her platformda.


Birçok arkadaşım ile aynı düşünceleri paylaşıyor olabiliriz mutlaka. Hepimizin az ya da çok belli sıkıntıları var. Bir yer de sitemiz bize kendini ortaya koyma, kendini anlatma, kendini topluma adapte etme fırsatı veriyor. Sürekli değişiyor ve gelişiyoruz. En azından ben kendim için bunu rahatlıkla söyleyebilirim. Ortaokul ve lise yıllarında kompozisyon dersinden hiç geçerli not alamamış benim gibi bir öğrencinin onlarca öyküsü ve denemesini gün birinciliğine layık gördü çeşitli edebiyat siteleri, bundan daha büyük mutluluk var mı?


Lise yıllarında çoğu zaman arkadaşlarım mizahi yönümün kuvvetli olduğunu söylerlerdi. Üç beş sene öncesine kadar da öykü yazmayı hiç düşünmemiştim. Sonra birden bir şimşek çakınca kafamda, ''Yaşadıklarını yaz Ahmet'' diye birike birike ikiyüze yaklaştı öykülerim. Bizler Gırgır dergisinin, Fırt dergisinin dünya çapında adının anıldığı yıllarda ortaokuldaydık ve mizah dergilerine malzeme olan çok siyasi lider vardı, ama hiç biride mahkeme açmamıştır şimdiki siyasiler gibi, mizah dergilerine. Dünyanın sayılı mizah yazarlarına sahip bir ülkeyiz hâlâ kanımca. Mizahın toplumsal zıtlıkların, baskıların çok olduğu ülkelerde daha çok yol aldığı söylenir ki bence doğru bir yaklaşım. Bazen televizyonlarda Amerikan komedi dizlerine rastlıyorum alt yazılı, ama onlara gülmek için beni gıdıklayacak bir adam olması lazım. Tek yaptıkları şey olur olmaz yerlere kahkaha efektleri yerleştirmek; bize ters.


İşte böyle dostlar biz de böyle yazarak sıkıntılarımızı atıyoruz ve rahatlıyoruz. Hepinize en derin sevgi ve saygılar yüzünüzden gülücükler ve tebessüm eksik olmasın sakın...



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın yaşam kümesinde bulunan diğer yazıları...
Helal Kazanılan Küçük Paralar Büyük Mutlulukla Yeniyor
Alo Deyince Ne Oluyor Aslında
Hayat Bir Yardımlaşmadır Aslında
Zaman Daralıyor İnsan Darlanıyor
Az Kalsın Bir Çocuk Öldürecektim
Orta Doğu Hiç mi Yüzün Gülmeyecek
Öz Geçmişinizi Zaten Geçmiş Deyip Es Geçmeyin
Deneme Okurken Yazarken Denenenler Denenmeyenler
Gece Beni Seviyor Ben Geceyi

Yazarın deneme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Eşref Saati İsviçre de Bile Yok
Kendi Kendinizi Yediğinizde Orucunuz Bozulmaz
Okumak ve Yazmak En Soylu Eylemlerden Birisidir
Sıkıntıdan Patladığınızda Çevrenizde Kimse Ölmez
Kuru Gürültü
Kişi Başına Düşen Adam Gibi Adam Sayısını Arttırmamız Lazım
Bu Dünya Benim Memleket
İnsanlık Acıları Paylaşmayı Gerektirir
Biz Niye Yenilmeyiz İşte Bakın da Anlayın
Başıboş Hayvanlarla Karşılaşınca

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Şu Dükkanın Bir Sıcaklığı Var [Şiir]
Sorarım Size İnsan Kaç Kere Ölür [Şiir]
Hep Gece Yazılır Benim Şiirlerim [Şiir]
Basit Ol [Şiir]
Hiç Önemli Değildi [Şiir]
Ya Benim Yüreğim [Şiir]
İşte Bu Günü Bekliyorum [Şiir]
Yapabilirsin [Şiir]
Bir Şair Susar ve Bütün Ülke Karanlığa Gömülür [Şiir]
Ya İstiklal Ya Ölüm [Şiir]


Ahmet Zeytinci kimdir?

1961 Ankara'da başlayıp devam eden bir hayat. İlk ortaokul, lise ve iki yıllık bir üniversite deneyimi, ticaret hayatı Ankara'da iki tane aslan gibi evlat biri dişi biri erkek aslan olmak üzere hayat mutlu bir şekilde akıp gidiyor. Biraz şiir, biraz öykü ve denemelerin sıcaklığında. . .

Etkilendiği Yazarlar:
Nazım Hikmet, Aziz Nesin, Erich Fromm


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2018 | © Ahmet Zeytinci, 2018
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.