..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Herşeye imgelem karar verir. -Pascal
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Deneme > Yüzleşme > Kadir Serkan TELLİ




2 Ekim 2018
İkinci  
Kadir Serkan TELLİ
yeniden zamana bırakmak


:AH:
"Bana birşey söyler misin?"
"Hangi konuda?
"Bunların daha önceden olacağı belliydi de yoksa ben mi farketmedim?"
....

Seninle ne kadar çok konuşmaya başladım. Genelde sorularıma da cevap vermiyorsun. Artık birbirimizi tanımak için bile zaman ayırmak istemiyoruz. Zaman kaybı gibi geliyor birbirimizi tanımak ve önyargılarımız içinde birbirimizi belli kalıplara sokmak daha kolay ve oradan da çıkaramıyoruz.

"Sen kimsin?"
....

Kendime bile sormadığım bir soru ya bazen...Cevaplamaya korkuyorum ya ben kafamda oluşturduğum değilsem. Ya ben senin aklında oluşturduğun değilsem. Ya da bunların hiçbiri bana oturmayan ama kabul ettirilmiş kalıplarsa. Bu zamanlar Eros muhtemelen oklarını hep yanlış yerlere yolluyor. Birbirimizi olduğumuz gibi kabul etmek zor.

"Zor mu?"

Neden? Aslında en kolayı böyle değil mi? Seni hiçbir kalıba sığdırmıyorum. Ve artık sen sensin, ben benim diyorum. Yaptığın veya yapacağın şeyler beni ya da seni bir çembere sokmuyor. Beklenti - sonuç çemberine...Neden seni bir kalıba sokayım ki. Bu aynı şekilde kendimi de bir kalıba sokmak değil mi? Ne kadar dar bir kalıba sıkıştırıyorum herşeyi. Edip CANSEVER'in "Masa da masaymış ha" şiirindeki gibi herşeyi koyabilirsin masaya. Masa kaldırıyor merak etme. Anahtarları, çiçekleri, yaşama sevincini....

"Yaşama sevinci?"

Aynada bakıyorum kendime. "Kendinle mutlu değilsen kimseyle mutlu olamazsın." Hatta bu aralar bu mutluluk olayına o kadar saplanıp kalmışsın ki...Belki mutlusun farkında değilsin."


Lavlarını püskürttü o dağ
Tüfleri saçıldı etrafa
Her gece bir cinayet işlendi
Bu sessiz sokaklarda
Faili de, kurbanı da kendisiydi
Bu sokaklarda bağırsan artık
Sesin yankı yapar, kendine çarpar tekrar.
Bu şehrin şarkısı, türküsü değişti
Mevsimini bile bilmiyor kimse
Bir ıslık yoldan yokuş aşağıya aktı gitti.


Pencerelerinde serçelerin cıvıldadığı
Bahçesinde sümbüllerin koktuğu
O caddenin
Yolları öyle dardır ki
Bir adımın diğer adımın üzerine basar
Kaldırımları yürüdükçe daralır
Her adımında nefesin biraz daha azalır
Hayat kırmızı bir gül gibi kanar
Kırmızı bir gül gibi yanar hayat
Her söz mızrak gibi saplanır
Her söz bir adım öteden sana sırıtır
Günler bahara döner
Sesin garip bir gecenin içinde söner
Diline bir şarkı dolanır
İsimsiz bir yabancı gibi beline sarılır rüzgar
Ve mutluluk için çaba gösterdikçe
Uzaklaşırsın mutluluktan.

"Mutluluk Mevsimi Değişti" K.S.T. (Guvercin)

"Takılıp kalma o kadar"

İlla da en olgun, en akıllı, en modern,.... vs. olmana gerek yok insansın sende. Hani o anlatılan ermiş insanların ulaştığı mertebede olmana gerek yok. Yeri gelir öfkede sağlıklı bir duygudur, yeri gelir hüzünde, yeri gelir kıskançlıkta, yeri gelir...... vs. Sadece takılıp kalma. Hisset bir süre sonra bırak aksın gitsin. Neden bir duyguyu hissettiğim için kendimi suçlu hissedeyim. Kız, söv, sev, aşık ol,... Hayat bir çöplük gibi hisset içinden çıkar at gitsin o sindiriyor zaten kendi içinde...Sadece takılıp kalma.

"Şu köşede oturmuş dilenen dilenciden ne farkım var?

Hissettiğinin canını yakması ve acının da artık canında bir yer edinmesi.. Yakın acılarında artık canını acıtmaması...Yolda yürürken "Nooolluur abi bana değil bu çocuklara alıveeer" diye yalvaran dilenciden benim Allah katında bir farkım yok galiba. Aslında hepimiz bir yuvarlak masanın bir tarafındayız. Herkes gibi bir şeyler dileniyorum. Bazen dillendiriyorum bazen de dillendirmiyorum...

Gece siyah bir örtü. Şu an siyahlar içindeki bir güzele bakar gibiyim. Varsa bir tuhaflık bu şehirde şu an üzeri örtülü. Aşkın ilk hali gibi bir gece.

Bu gece her yer sessiz ne kediler ne köpekler ne de kuşlar...Biliyor musun rüzgar bile esmiyor ama ben grip oldum. Biraz da üşüyorum...



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın yüzleşme kümesinde bulunan diğer yazıları...
İlk Gün
Üçüncü Gün
Beşinci Gün
Dördüncü
Altıncı (Adsız Sevenler Derneği )

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Oğluma [Şiir]
Günaydın [Şiir]
Huysuz [Öykü]


Kadir Serkan TELLİ kimdir?

Alelade birisiyim

Etkilendiği Yazarlar:
bütün büyük ustalar


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2018 | © Kadir Serkan TELLİ, 2018
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.