..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
İnsan melek olsaydı dünya cennet olurdu. -Tevfik Fikret
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Bilimsel > Felsefe > Bayram Kaya




25 Aralık 2018
El İle Gelen Azamet 1  
Bayram Kaya
Boşa bu caka, suçluluğun telaşı, tasa Nebiyi nübüvvetle çıksan, tarihi hasa Sen garip bir tarihin ürünüsün Süleyman Bu çarpığı düzeltmenin telaşıyla feyman


:CI:

Boşa bu caka, suçluluğun telaşı, tasa
Nebiyi nübüvvetle çıksan, tarihi hasa
Sen garip bir tarihin ürünüsün Süleyman
Bu çarpığı düzeltmenin telaşıyla feyman

Enfekte bir kaderi misyonla
Kolektif miras olana tamahtın
Her hayali groteski oluş merkezinde
Kişi kendini düşe korla dışlar, kişiyi her kesinde
Bu tamahınla, kişisi sahipliği kendine vesvese ettin
Sen bilmesen de
Böbürlenen yedi yüz hareminle kibre
Zenginliğin ile lütuf içinde olmaya niyettin
Nübüvvetten fazla şeytanlığın bundandı Süleyman

El ile en güçlü, en muhkem kılınırsın
Yine Süleyman, bu amansız yerin
Yel esmiş sel götürmüş olmaya zaafındır bu güç
Unutma bu zayıf yerin ile kırılırsın Süleyman

Sırça saraya çekilme Süleyman
Sırça ile ıralı oluş; senin sağırlığın olur
Göz kamaşmasıyla da körlüğündür
Başın döner, halüsinasyonlar görürsün
Güçle zehirlenen hubris giyinişler içinde
Sen yüzerken bolluğun, karşısında cıbrın
Sağırlık, körlükle kişisi sahiplik; tamahın kadar olur kibrin
Kibir ile oluşun da kulağı sağır, gözü kördür
Durum görünüşle beliriş sırça saray azametidir.
Taşlanmak istemiyorsan sırça sarayda oturma Süleyman

24.12.2018

Feyman: Ahlakta olgunluğu amaçlama, iyi ahlaka yönelme
Cıbır: geçim darlığı çeken, yoksul, parasız, züğürt.

El kolektif oluşa karşı yaptığı yolsuzluğu zalimliği ve zulmü takdirce olan bir adaletle meşru etse de karşı tepkisi “zulüm karşısında direniş haktır” söylemli bir bilinç olacaktı.

Yani El’in adaletine direnç, bir haktı. Adalet keyfi takdirle rızk ve mal mülk vermenin ve mal mülk verme iradesini sürdürür olmanın şeytani kararıysa. Direnç, adaletsiz olunana karşı başka bir şeytani oluşla haktı.

Köleci olan beşerî sistemin öznel kaygılar nedeniyle oluşturduğu rızk gibi kendi özgün dili ile yapılandığı düzen içinde kişiler mala mülke ve rızka kul köle oluştu.

Rızk gibi kavramlar içinde rızka dayalı bir egemenlik kuran köleci sistem kendi mal mülk egemenliğine göre biçimlenmişti. Bu nedenle mal-mülk ve rızk verme egemenliği sürecinin baskın iradesiydi. Baskın iradeye karşı vaki olacak etki-tepki de egemen oluşa karşı kendi sağlamasını dengeye götürecek olan açılımın karşı kavramlarını verecekti. Ezilenlerin etkiye karşı direnç yapmasıyla oluşacağı tartışma ve mücadelesi de karşıt tepki olmakla doğru ve olasıdır.

Yeni biçimleniş elde olan kumaştan; elde olan kumaşa göre biçimlenecekti. Ama siz bu karşıtına göre oluşan dili genel bir sistem dili sanıp; bunun içinde kalıp, bu kalıpların dışına çıkmayacaktınız. Karşıtına göre oluşma evrenseldi. İnsan özneli karşıtına göre sömürücü oluşma evrensel söylem değildi. Bu kalıpları kutsayıp; bu öğrenme ve öğretme kalıplarını genel geçer gerçeklik saymanız da doğru olmayan bir olasılıktı.

Etki ve tepkiyi salınımlarını iletmeyi, sınırlı sonlu yalıtımlı düzenlenişi vs. hayatın tanımı saymak en büyük hatadır. Hayatlar genel var oluştan sonra ve genel var oluşun dallanan çatallanan herhangi bir taksonudurlar. Etki tepki, dalga ve parçacık belirmeleriyle oluşun iletmesini; sınırlı sonlu ve gelip geçici yalıtımlar içinde olmanın düzenlenişlerini bırakın hayatın mahfuzu olmasını, var oluşun esasıdırlar.

Nesneler parçalı olgu olay akışlı aynı ortak özellik yöntemi nedenle denge ve dengesizlikleri içinde zorunlu olarak birbiriyle girişirler. Bu etkileşme girişme etki tepki ortaya koyuştu.

Etki tepki ortaya koyuş, kendi üzerine kendi etkime ve çevre alan üzerine etkimeydi. Bu etkileşmeler hayat üzerinde atom gibi moleküler düzen ilişkileri gibi ilişkiler dışında bir de sosyo-toplumsa tinsellik, kortekse dek ikinci, üçüncü vs. yoldan da üst düzey ilişki ve bağıntıların her bir girişmesine dönmektedirler.

Benzemezler arasında benzerlerine eğim eden aitlik duygusu. Groteski mana anlayışlı düşünme. Temel bencillik güdüleri gibi eğim edişler kişinin kendi üzerine ve kişinin çevresine doğru kendi alan etkisi olmasıyla bu etki sel durum kişiden çevreye doğru bir yönelimdi.

Aynı biçimde kişilerden de kendisine doğru benzer alan etkisi girişmeli çevre yönelmesi olucu etkileşimleri vardı. Bu etkileşmelerle kişide ve çevresinde kesişim girişmeli frekans uyumu ve kesişen girişen dalga uyuşmazlığı vardı. Uygunlaştırmalar vardı. Din bunların soyutuydu.

İnsan ile ilişki kurmanın en temel yollarından birisi de duygu, düşünce inanç ve kabuller üzerine bağlantı ve bağıntı kurmaktır. Duygu, düşünce mana, kabuller gibi soyut enerji İnsan eylemlerinin hem kendi üzerine kendi eyleminin etkisi olmakla; hem de bu eylemin başkası üzerinde etkimeler yapıcı bir etkisi vardı.

İnsanın kendi düşüncesi, kendi duygusu, kendi mana anlayış ve kendi inançları ilk elden kişinin kendi üzerine kendi etkisidirler. Karnı aç kişi açlığını yiyecekler olmakla tasavvur ettiğinde kişideki ağız sulanması bile kişinin kendi üzerine kendi etkisidir.

Aç ve yiyecek bulamayan bir insanın yiyecek bulma tahayyülü kişiyi dışa dönük bir eyleme yöneltir. Dışa dönük olası eylemlerden biri de emek gücünü kaptırmakla başkasına ait olan yiyeceği kapması, darp etmekle ele geçirmesi vs. kişi eylemlerinin başkası üzerine doğru olan etkide bulunmasıydı.

Kişinin sığınacağı en temel düzlem bencilliktir. İnsan, bencilliğini yok edemezdi. Ama insan bencilliği ile yetinip orada da kalmamıştı. Kişinin bencilliğini güden ne varsa, kişi herkeste ortak olan bu bencillik güdücülerinin kişiye verdiği duyguyla, düşünceyle, mana anlayışıyla yaptığı empati; kişinin empati yapmasıyla kişide bu empati olan duyguların, önce kişinin kendi üzerine kendi etkisiyle kişinin bu empatisini dışta ortaklaşan duygu, düşünce ve eylem birliği yapmasına çok çok yetmişti.

Hayat bunca akıcı girişicileriyle referans düzenli salt bencillik düzeyi içinde kalamazdı. İnsan kendi üzerine kendisi etkimeli duygu düşünce mana anlayışı gibi ortaklaşmasının girişicilerini kullanmayı başardı. Hemcinsler kendisi dışında ve kendisi gibi olan hayatlarla ortaklaşan yardımlaşan, üreten ve paylaşan bu temel bencillik güdücülerini, bir tür girişme süreçleri yapmıştı. Bu girişme süreçleri sosyal oluştu.

Hemcinsler sosyal oluş sonrası içinde kendi dışında ortaklaşan kolektif bencillik alanları inşa etmişti. Hemcinsler kendi bencilliği üzerinde kalmamakla insan olmuştu. Ne var ki hemcinslerimiz kendi dıştan ortaklaşan algılarla bencilliği üzerine önce sosyal benciliği, sosyal özneyi, sosyal bilinci ve sonra da toplumsal özne ile toplumsal bilinci ve toplumsal benciliği inşa etmesi ile inşa üzerinde yükselip, yücelmiş ve insan olmuştu.

Hemcinsler bencillik gibi temel referansları dışında yükselme olan hayatla, bencillik düzeyinde kalmamıştı. Hemcinslerin yücelip yükseldiği üreten ilişkili süreç, bu yücelmenin ana temasını oluşuyordu. Hemcinsler bu bencil ana tema üzerine hem çevrelendiler, hem de üreten ilişkili ana tema kişi düzlemli bencilliği sosyal ve toplumsal düzlemli bilinciyle, kolektif ruhlu bencilliğin gerisine attı.



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın felsefe kümesinde bulunan diğer yazıları...
El Bel Baal 2
İrade 1
Sosyal İlişki Toplumu Hedeflemez 2
El Baal Bel 1
Kurtuluşun Felsefesi (Açkı 2)
Sosyal İlişki Toplumu Hedeflemez 1
Özneli İzinli 1
Kurtuluşun Felsefesi (Açkı 1)
Somut Şeyler Soyut Oluyordu 2
İttifakları Seremoni Mantığına Dönüşme 1

Yazarın bilimsel ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Sahiplik İmanı 1
Mal mı, İnsan mı?
Mamon'du Belirme 1
İlham
Sistem 15
Osmanlıda Kısmi Bir Etkin Hafıza 20
Tarihi Olan İlahi Adalet1
Sistem 11
Müruru Zaman 7
Müruru Zaman 14

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Aslına Yüz [Şiir]
Vah ki Vah [Şiir]
İsis Dersem Çık Ereşkigal Dersem... [Şiir]
ve Leddâllîn, Amin [Şiir]
Görmez Şey [Şiir]
Dehalet [Şiir]
Tekil Tikel Tükel [Şiir]
Mavi Yare [Şiir]
Zafer Kazandım Diyenlerindir [Şiir]
Değmeyin İşte [Şiir]


Bayram Kaya kimdir?

Dünyayı yaşantılaşan çabalar içinde duygunun önemi hiç yitmezse de, payı giderek azalmaktadır. Sosyo toplum bazlı, genel bir açılımla başlayan çalışmalarım da; bilim felsefesi içinde olunma gayreti güdüldü. Bu nedenle yazıların tarisel, sosyo toplumsal evrimli ve türlü doğa bilim verileri güdülü çalışma olmasına gayret edildi. Genel felsefem içinde bir bilgi; ne kadar çok bağıntısıyla söylüyorsanız, o bilgi o kadar bilinir bilgidir.


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2019 | © Bayram Kaya, 2019
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.