..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Bilim şaşkınlıkla başlar. -Aristoteles
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Öykü > Gülmece (Mizah) > Ahmet Zeytinci




4 Ocak 2019
Dayak Bu Kursu da Var Hem de  
Ahmet Zeytinci
Dayak Atma Sanatı adlı üç ciltlik kitabımın şimdilerde dördüncü cildini de yazmaya başladım. Dostlarım bana ''Cengiz Abi geç bile kaldın dördüncü cildi yazmak için.'' diye sitem de etseler, haklılar aslında haklı olmaya da, beş yıldır başarıyla yürüttüğüm dayak atma kurslarından, millete verdiğim dayak atma derslerinden başımı kaldırıp da bir türlü yazamamıştım dördüncü cildi..


:BCC:
''Dayak cennetten çıkmadır.'' diye atalar sözünü, kim demişse demiş de ben o sözü hiç dikkate almam yıllardır... Tabi ki cennet ve cehenneme inanırız da, gidip gelen mi var? Ne biliyor cennette dayak olduğunu?

Dayak Atma Sanatı adlı üç ciltlik kitabımın şimdilerde dördüncü cildini de yazmaya başladım. Dostlarım bana ''Cengiz Abi geç bile kaldın dördüncü cildi yazmak için.'' diye sitem de etseler, haklılar aslında haklı olmaya da, beş yıldır başarıyla yürüttüğüm dayak atma kurslarından, millete verdiğim dayak atma derslerinden başımı kaldırıp da bir türlü yazamamıştım dördüncü cildi...

Her neyse gelelim dayak atma sanatının inceliklerine... ''Dayak Atma Sanatının inceliği mi olur, kodun mu oturtturacaksın.'' dediğinizi duyar gibi oluyorum. Kazın ayağı öyle değil tabi ki... Bir kere ''Kızını dövmeyen dizini döver.'' demiş ya atalarımız, halt etmiş. Dizinizi dövün de kızınızı sakın dövmeyin. Kızınıza nasihat edin epeyce, nasıl akıllar ama? Dayakla adam olsa eşekler adam olurdu, siz eşeğiniz varsa eşeğinizi de dövmeyin, eşekler güzel hayvanlardır...

Sevgili öğrencilerim. Dayak Atma Kursumuzun sayın müdavimleri küçük çocuklarınız yaramazlık mı yaptı, sizi zıvanadan mı çıkardı, içinizde, onu müthiş bir pataklama isteği mi var? Genel af çıkma durumu da yok mu aile mahkemesinden? ''Hemen ensesini patlatın.'' diyeceğimi zannediyorsanız yanılıyorsunuz. Gidin eve bir cansız manken alın, odanın birine geçin, o mankenin ağzını burnunu kırın, kimse görmesin, duymasın ama sizi, siniriniz geçince de gidin çocuğunuza sarılın.

Canım kursiyerlerim. Kamu da çalışıyor da olabilirsiniz... Öğretmenseniz, bir çok öğrenci ile de sene boyu muhatap olacaksınız illaki... İçlerinde sakin yaradılışlılar olduğu gibi, haytaları, haylazları da var. Disiplinsiz davrandılar mı ne yapmak lazım? Çok sert dövdünüz mü şikayet ediyorlar, soruşturma yiyorsunuz. Yumuşak dövdünüz mü akıllanmıyor zibidiler. O zaman bırakın kendi kendilerini dövsünler. Tahtaya çıkartın, kendi kendine tokat attırın... Siz de hem soruşturmadan, hem de vicdan azabından kurtulursunuz...

Arabanız mı çalışmıyor ya da cep telefonunuz arıza mı yaptı, işte onları gönül rahatlığı ile dövebilir, hatta sövebilirsiniz de. Yalnız çok da hızlı vurmayın, bir yerleri kırıldı mı, bu sefer de tamir ettirmek için çok masraf edebilirsiniz, benden söylemesi... Arabanızın da tekerlerine filan vurun, kaportasına fazla ilişmeyin yine de...

Canım komutanlarım. Bu kursa kabul edilmeyen tek zümre, askerler ve komutanlarımızdır. Mehmetçiklerimiz, hepimizin canları, ciğerleri, çok zor şartlar altında hayatları pahasına görev yapıyorlar, kar, kış, kıyamet demeden vatanın bekası için, her an tetikte göreve hazır bekliyorlar... Umuyorum ki hiç birinizin o kuzulara, o Mehmetçiklere elleri kalkmıyor dur. Allah yar ve yardımcıları olsun cephelerde ki bütün askerlerimizin, aslanlarımızın...

Hanımını dövmeye kalkan erkekler ve az da olsa kocasını dövmeye kalkan hanımlar, sizlere de naçizane tavsiyem, karınızı ya da kocanızı döveceğiniz zaman mendil ile ya da havlu ile döverseniz, ne şiş yanar ne de kebap. Güzel şiş ve kebap yersiniz, yanmayınca... Mendil ve havlu kağıt cinsinden de olursa, dahada iyi neticeler alırsınız gibi geliyor...

Kursumuzun bitiminde de hepinize mavi kurdeleli, kırmızı kurdeleli sertifikalarınızı takdim edeceğiz. Kursumuzun size kazandırdıklarını hayatınız boyunca uygulayarak bizlere bol bol dualar gönderecek ve unutmayacaksınız eminim ki... Canlarım benim hepinizi alınlarınızdan öpüyorum...



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın gülmece (mizah) kümesinde bulunan diğer yazıları...
Yine de Anlaşamadık Adamlarla
Ütopik Bir Hikaye
O Zarif Sarışını Soyarken Ne de Mutlu Olurum
Bir Kot Pantolona Gitti Pullar
Çok Parlak Bir Dönem
Kredi Kartınızı Yine de Atmayın
Bu da Benim Numaram İşte
Çikolata Yalanlarım
Allah Büyük Marketlere Zeval Vermesin
İki Çinli Konuşuyordu

Yazarın öykü ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Limited Şirket Ortağı Bile Değiliz Abi Ne Stratejik Ortağı
İnsanlık İçin Küçük Sizin İçin Büyük Bir Adım
Serbest Meslek
Maaşını Soruyorum Söylemiyor
Enflasyonun Düşmesi Bana Hiç Yaramadı
Emrin Olur

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Ben Ne Yapayım Sen Ağla Dur İhanetine [Şiir]
İlahi Nasrettin Hoca [Şiir]
Bu Şiir Noter Huzurunda Yazılmıştır [Şiir]
Bir Yürekten Göç Etmek [Şiir]
Sokak Boşaldı Birdenbire [Şiir]
Sanmayın ki Ortaçağ da Oldu Bunlar [Şiir]
Hakkımız Helal Olsun Dedilerse Hiç Korkma [Şiir]
Demir Gibi [Şiir]
Yarın Benim Doğum Günüm Şükürler Olsun [Şiir]
Ay Işığı Sevgilim [Şiir]


Ahmet Zeytinci kimdir?

1961 Ankara'da başlayıp devam eden bir hayat. İlk ortaokul, lise ve iki yıllık bir üniversite deneyimi, ticaret hayatı Ankara'da iki tane aslan gibi evlat biri dişi biri erkek aslan olmak üzere hayat mutlu bir şekilde akıp gidiyor. Biraz şiir, biraz öykü ve denemelerin sıcaklığında. . .

Etkilendiği Yazarlar:
Nazım Hikmet, Aziz Nesin, Erich Fromm


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2019 | © Ahmet Zeytinci, 2019
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.