..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Doğru şeritte olsanız bile, olduğunuz yerde kalırsanız er geç ezilirsiniz. -Will Rogers
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Bilimsel > Felsefe > Bayram Kaya




5 Şubat 2019
Geçmiş Anlamaksa Gelecekse Yaşamaktı 1  
Bayram Kaya
Yani köleci sisteme gelene kadar dış baskılar olan enerji sosyo toplumsa sinerjinin (görevdeşliğin) kontrollü salınımlarıyla, düzenli bir sosyo toplum sal enerji salınımlarına dönüşüyordu. Sosyo toplumsa basınçlı enerji kolektif gelişmeler içinde olmakla ilahi dönem sonuna kadar karalı yapılar içinde kendi düzenini oluştu.


:DC:
Biz
Hep bir iken
İlahla birledik
Bu durumla işi dirilerdik
Bir el ile kirlendik
Her şey gibi
Gelip geçicilik te dehirdi
El kişisi El olmakla birdi
Köleci imanla içilen reçete zehirdi

Dehir: Evrenin, olayların müddeti ya da ömrü- Ömürdendi.


Geçmişle biziz. Şimdiyi ise eylemseli yaşıyoruz. Geçmiş, şimdiyi anlamamızı sağlar. Şimdi ise yaşamaktır.

Bu günler hiç bir zaman dünler değildi. "Köprünün altında çok sular aktı" ya da "eski çamlar bardak oldu" söylemleri olan bu çıkarımlar imbikten süzülmenin kolektif dağarcığıdırlar.

Ama dünler bilinmeden de bugünler de anlaşılmazdı. Ve dünler olmadan (geçmiş olmadan) bugünler de olmazdı. Nasıl dünler bu gün değilse, bu günler de dün değildiler.

Yani geçmişin İlah ve El mana anlayışları hiç bir zaman Yüce Tanrı anlayışı değildirler. Ama ilah ve El mana anlayışları olmadan da Yüce Tanrı'yı anlamanız olanaksızdır. Yüce Tanrı bunlardan müstesnaydı. Ama biz de hep Yüce Tanrı’yı salt müstesnalarıyla tanıdık!

Evrenin ruhunu anlayan kişi, olgu ve olayların girişme ruhunu kavrar olan kişi; Yüce Tanrı’yı anlama bağlamında hiç değilse bir boşluk devinme bağıntısını oluşturmuş olur. Değilse salt keyfi rızk dağıtan ve insanı insan muhtaçlıklarından kıstıran tehditle bir tanrı anlayışı bağıntısı hayli zayıf olur.

Yüce Tanrı anlayışına gelişteki sentezi oluşan kilometre taşları içinde önce groteski anlamalar vardı. Sonra soyut sosyal ve toplumsal güç ile birlikte muktedir oluş için üreten, paylaştıran kolektif güce, kolektif bilince yabancılaşmanın yansıması vardı.

Ve dahi toplumsal gücün eşitsiz denkleştirme içinde olmasının belirmesi dâhilindeki adaletsizlik içinde Yüce Tanrı tanımlarıyla Yüce Tanrı anlayışı içine geliş vardı. Ve kendimizin ne olduğunu; nesnenin, olay zamanın; ne olduğunu anlamamız ile ancak evreni oluşan Yüce Tanrı gücünü kavraya bilir olabilecektik.

İnsanın Yüce Tanrı anlayışı; Yüce Tanrı anlayışının, hem istisnasıdır. Hem de müstesnasıdır. Yani bu günkü Yüce Tanrı anlayışımız içinde dünden bu güne olan hemcinslerin ve insanın groteski anlamaları vardı.

Ve yine Yüce Tanrı anlayışımız içinde insanın birçok köleci yanılsamaları vardı. Yüce Tanrı anlayışımız içinde yanılsamalarımız kadar, gerçekliği zihinsel hakikate göre kırpma, budama yapan anlayışlarımız da vardı.

İnsanların bilen ben algıları nedenle, nesnel gerçekliğin görece ilişkileri içinde olması vardı. Nesnel oluşun deneysel gerçeklikten kaynaklı, yine görece gerçekliği bilir olmanın; nesneli olup biteni bilgi ile anlam etmenin yansımaları da Yüce Tanrı Anlamamız içinde vardı. Yüce Tanrı anlayışı kaoslu olan öznel düşüncemizi çıvlamayan yeni bir enerji düzenlenin ilkesi içinde olmasıyla da kategorize edilir.

Köleci sisteme kadar kişinin dışında kişiye doğru hem doğal baskı ve basınçtan meydana gelen etki vardı. Hem de kolektif ligin de oluşturduğu kolektif basınçlı ezen bir etki enerji vardı.

Kolektifi ilik, doğal baskı ve basınca karşı koyan muazzam bir düzenli direnç olmakla birlikte; köleci sistemde görüleceği gibi kişileri ezen bir dış etki olmakla da bir kullanım ortaya koyabilmektedir.

Yani köleci sisteme gelene kadar dış baskılar olan enerji sosyo toplumsa sinerjinin (görevdeşliğin) kontrollü salınımlarıyla, düzenli bir sosyo toplum sal enerji salınımlarına dönüşüyordu. Sosyo toplumsa basınçlı enerji kolektif gelişmeler içinde olmakla ilahi dönem sonuna kadar karalı yapılar içinde kendi düzenini oluştu.

Ama köleci sistemle birlikte düzenli inşa kuralı bozuldu. Bozulan denge yerine hak, adalet, din gibi bağlılar oluşturan sembollerden birçok bağ ve bağlılık yapıcı araç olan gelenekler, bozulan düzensizlikle düzensizliğin düzeni yapılmak istendi. Yani köleci sistem geri bağlaşımlı referans yasası üzerinde, düzensiz sahiplik ve paylaşım yapmasıyla kendi düzensizliğine düzen olmaya gayret etmenin kendini pekiştirmesiydi.

Köleci düzende, düzen; ezme-ezilme; sömürme sömürülme olacağına göre köleci sistemin ahlakı, adaleti, dini sizi ezmeye, sizin ezilmenize programlı bir ahlak ve adaletti. Katilinizi bulan, hakkınızı arayan ahlak ve adaletin bile köleci ahlaksızlıkla ortaya çıkan düzensizliğin düzene konması olduğunu unutmayın lütfen. Değilse ipin ucu kaçırılır.



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın felsefe kümesinde bulunan diğer yazıları...
El Bel Baal 2
İrade 1
Sosyal İlişki Toplumu Hedeflemez 2
El Baal Bel 1
Kurtuluşun Felsefesi (Açkı 2)
Sosyal İlişki Toplumu Hedeflemez 1
Özneli İzinli 1
Kurtuluşun Felsefesi (Açkı 1)
Somut Şeyler Soyut Oluyordu 2
İttifakları Seremoni Mantığına Dönüşme 1

Yazarın bilimsel ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Sahiplik İmanı 1
Mal mı, İnsan mı?
Mamon'du Belirme 1
İlham
Sistem 15
Osmanlıda Kısmi Bir Etkin Hafıza 20
Tarihi Olan İlahi Adalet1
Sistem 11
Müruru Zaman 7
Müruru Zaman 14

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Aslına Yüz [Şiir]
Vah ki Vah [Şiir]
İsis Dersem Çık Ereşkigal Dersem... [Şiir]
ve Leddâllîn, Amin [Şiir]
Görmez Şey [Şiir]
Dehalet [Şiir]
Tekil Tikel Tükel [Şiir]
Mavi Yare [Şiir]
Zafer Kazandım Diyenlerindir [Şiir]
Değmeyin İşte [Şiir]


Bayram Kaya kimdir?

Dünyayı yaşantılaşan çabalar içinde duygunun önemi hiç yitmezse de, payı giderek azalmaktadır. Sosyo toplum bazlı, genel bir açılımla başlayan çalışmalarım da; bilim felsefesi içinde olunma gayreti güdüldü. Bu nedenle yazıların tarisel, sosyo toplumsal evrimli ve türlü doğa bilim verileri güdülü çalışma olmasına gayret edildi. Genel felsefem içinde bir bilgi; ne kadar çok bağıntısıyla söylüyorsanız, o bilgi o kadar bilinir bilgidir.


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2019 | © Bayram Kaya, 2019
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.