..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
"Usun ve deneyimin aksaçlılarınki gibi, ama yüreğin masum çocuklarınki gibi olsun." -Schiller
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Öykü > Gülmece (Mizah) > Ahmet Zeytinci




19 Şubat 2019
Çok Parlak Bir Dönem  
Ahmet Zeytinci
Cilalı Taş Devrinde en geçerli nesne tahmin edeceğiniz gibi cilalı bir taş. Daha Atilla Taş'ın doğmasına yüz binlerce, milyonlarca sene var. Haliyle daha yeni geçildiği zaman Yontma Taş Devrinden Cilalı Taş Devrine insanlar arasında bir bocalama olmuş. Yontma taşlar ile işlerini görenler bir türlü alışamamış bu cilalı taşlara... Zırt pırt ellerinden kayıp kayıp yere düşer dururmuş cilalı taşlar... Üfle dur ki cilalı taşa üzerinde ki tozlar gitsin...


:AJF:
Adı üstünde işte Cilalı Taş Devri. Yontma Taş Devrinden Cilalı Taş Devrine insanlık güç de olsa geç de olsa bir şekilde geçmiş. Lakin Cilalı Taş Devrinde o zaman ne lak var ne de lake başka bir cila kullanıyorlar. O bildiğiniz Nuri Leflef ayakkabı cilaları da yok. Ama yine de herkes parlıyor bir şekilde. Güneş gündüz gökyüzünde parlıyor, gece de ay parlıyor...


Cilalı Taş Devrinde en geçerli nesne tahmin edeceğiniz gibi cilalı bir taş. Daha Atilla Taş'ın doğmasına yüz binlerce, milyonlarca sene var. Haliyle daha yeni geçildiği zaman Yontma Taş Devrinden Cilalı Taş Devrine insanlar arasında bir bocalama olmuş. Yontma taşlar ile işlerini görenler bir türlü alışamamış bu cilalı taşlara... Zırt pırt ellerinden kayıp kayıp yere düşer dururmuş cilalı taşlar... Üfle dur ki cilalı taşa üzerinde ki tozlar gitsin...


En çok da Yontma Taş Devrinin kadınları sevinmiş Cilalı Taş Devrinin gelmesine... Nohut oda bakla sofa mağaralarının zeminine cilalı taşları çakı çakıvermişler hemencecik. Kocalar ise hiç memnun kalmamış tabi ki masraf kapısı açıldığından... Eve her zamankinden daha fazla dinozor yumurtası, mamut eti, gergedan boynuzu getirmek zorunda kalmışlar...


Cilalı Taş Devrinin küçük kız ve erkek çocukları ise hayatlarından gayet memnunlarmış. Beş taş oynarken ya da kukalı saklambaç oynarken yontma taş devrinin taşlarını bir kenara bırakıp cilalı cilalı pırıl pırıl taşlar ile oynamaya başlamışlar. Babalar da evlerine cilalı taş getirmek için daha çok çalışmak durumunda hissetmişler kendilerini... Bir müddet geçtikten sonra cilalı taşlara talep patlaması yaşandığından, cilalı taş fiyatları anormal derecede yükselmiş. İyi bir cilalı taş için insanlar ellerinde ki dinozor yumurtalarını, ayı postlarını, tilki kürklerini bile vermekten kaçınmamışlar. Para nerede o zaman, yok tabi, alış veriş mal takası şeklinde... Ver dinozor yumurtasını, yerine al yontma taş devrinden kalma baltayı, ver çiğ gergedan etini, al yerine beş on tane cilalı taş...


Bir küçük cilalı taş için insanlar arasında büyük tartışmalar yaşanmış. ''O cilalı taşı ben buldum, yok sen bulmadın.'' kavgalar birbirinin boğazını sıkmaya kadar ilerlemiş. Bazen de yere düşen cilalı taşların üstüne basan insanlar, ayakları kayıp düşünce, kollarını, bacaklarını ve kafalarını kırarlarmış. Seneler geçip gittikçe insanlar da Cilalı Taş Devrinden sıkılır olmuşlar. Toplumda homur homur homurdanmalar başlamış. ''İstemezük artık bu Cilalı Taş Devrini, parlak bile cilalı bile olsa'' diye insanlar feryat figan yollara dökülmüş. O zamanın güvenlik görevlileri bu protestoları önlemek için Mamutların hortumlarını su ile doldurup ayaklanan kalabalıkların üstüne suları boca etmişler... Ağızlarından ateş çıkan ejderhalarda ortalığı sıpsıcak yapmış... Suları kesik olan bazı uyanık Cilalı Taş Devri Sakinleri de evden sabuna benzer, o zaman ki temizlik maddelerinden getirerek banyo işini aradan çıkartmışlar. Cilalı Taş Devrinden sonra gelecek olan Bakır Çağı, Cilalı Taş Devrinin çıkıp gitmesini epeyce hem de dört gözle beklemiş ... Bakır Çağı başladıktan bir müddet sonra bile Cilalı Taşlar kullanılmış sonra da azala azala insan hayatından tamamen çıkmıştır... Ben de tarihçilerin yalancısıyım...



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın gülmece (mizah) kümesinde bulunan diğer yazıları...
Yine de Anlaşamadık Adamlarla
Ütopik Bir Hikaye
O Zarif Sarışını Soyarken Ne de Mutlu Olurum
Dayak Bu Kursu da Var Hem de
Bir Kot Pantolona Gitti Pullar
Kredi Kartınızı Yine de Atmayın
Bu da Benim Numaram İşte
Çikolata Yalanlarım
Allah Büyük Marketlere Zeval Vermesin
İki Çinli Konuşuyordu

Yazarın öykü ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Limited Şirket Ortağı Bile Değiliz Abi Ne Stratejik Ortağı
İnsanlık İçin Küçük Sizin İçin Büyük Bir Adım
Serbest Meslek
Maaşını Soruyorum Söylemiyor
Enflasyonun Düşmesi Bana Hiç Yaramadı
Emrin Olur

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Ben Ne Yapayım Sen Ağla Dur İhanetine [Şiir]
İlahi Nasrettin Hoca [Şiir]
Bu Şiir Noter Huzurunda Yazılmıştır [Şiir]
Bir Yürekten Göç Etmek [Şiir]
Sokak Boşaldı Birdenbire [Şiir]
Sanmayın ki Ortaçağ da Oldu Bunlar [Şiir]
Hakkımız Helal Olsun Dedilerse Hiç Korkma [Şiir]
Demir Gibi [Şiir]
Yarın Benim Doğum Günüm Şükürler Olsun [Şiir]
Ay Işığı Sevgilim [Şiir]


Ahmet Zeytinci kimdir?

1961 Ankara'da başlayıp devam eden bir hayat. İlk ortaokul, lise ve iki yıllık bir üniversite deneyimi, ticaret hayatı Ankara'da iki tane aslan gibi evlat biri dişi biri erkek aslan olmak üzere hayat mutlu bir şekilde akıp gidiyor. Biraz şiir, biraz öykü ve denemelerin sıcaklığında. . .

Etkilendiği Yazarlar:
Nazım Hikmet, Aziz Nesin, Erich Fromm


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2019 | © Ahmet Zeytinci, 2019
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.