..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Bir kimse, neden oltasını, içinde tek bir balık olmadığını bildiği bir göle sarkıtır? -Adalet Ağaoğlu
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Öykü > Gülmece (Mizah) > Ahmet Zeytinci




15 Nisan 2019
Bir Kedinin Güvenini Nasıl Kazanırsınız  
Ahmet Zeytinci
İnanır mısınız şimdiye kadar hiç biri beni ne ısırdı, ne de tırmaladı. Ben de onları ısırmadım ve tırmalamadım çok şükür, aramız iyidir keratalar ile onu söyleyeyim. Hiç birine torpil yapmam, yemekler hep eşit şekilde dağıtılır ve yenir. Mekânımız Yaşar Bakkal. Sağ olsun Yaşar kardeşim çok emek verir kediciklere.


:EG:
Kim demişse halt etmiş ''Kediler Nankör''dür diye. Herhalde bu veciz sözü zamanında gönül gözü kör olan ve kedilerden nefret eden birisi uydurmuş olsa gerek. İş yerimizin olduğu mahallede onlarca kediyi ellerimiz ile besliyoruz üç beş kedi sever arkadaş ile lokantaların yemek artıklarına, günde bir iki lira verip önlerine koyuyoruz.



İnanır mısınız şimdiye kadar hiç biri beni ne ısırdı, ne de tırmaladı. Ben de onları ısırmadım ve tırmalamadım çok şükür, aramız iyidir keratalar ile onu söyleyeyim. Hiç birine torpil yapmam, yemekler hep eşit şekilde dağıtılır ve yenir. Mekânımız Yaşar Bakkal. Sağ olsun Yaşar kardeşim çok emek verir kediciklere. Dedim ya biz de hiç kimseye torpil yok. Bazısı gelir, ayağıma dolanır mrr mrr mrrrr ''Ağabey beni şu Yaşar bakkalın karavanasına dâhil etsene vallahi ayaklarına daha çok sürtüneceğim'' der, ben hiç oralı olmam ''Biz de torpil yok oğlum, İlla Yaşar Bakkal'ın karavanasına girmek istiyorsan iyi kedi olman yeterli'' derim. Ona ve dahi hiç bir kediye torpil yapmadığımı gören kediler, geçen gün aralarında konuşurken duydum ''Ne dürüst adam ya bu Ahmet ağabey hiç birimizi diğerine göre üstün tutmuyor hepimize eşit davranıyor hay Allah razı olsun'' diyorlardı... Tabi bu konuştuklarına istemeden kulak misafiri olunca benimde koltuklarımın altı kabarmadı desem yalan olur. Ulan keratalar ne çok seviyorlarmış beni de haberim yokmuş...



Çakır kedimizi trafik terörüne kurban verdik on beş gün önce öksüzleri bize kaldı iki tane. Aha da buraya yazıyorum bir daha da Çakır gibisi zor gelir bizim mekâna Denizciler Caddesine. Bir insan gibi koklaşır dertleşirdik garibimin ile... İşler kötü mü gidiyor git Çakır'ın yanına anlat sıkıntını, ayağına bir sürtünsün cümle dertlerin uçar gider kafandan ve de her bir yerinden vallahi de billahi sigaraya alkole gerek yok. Zaman zaman biz dinleniyor iken ya da çay içiyorken dükkâna da gelir makinelerin üstünde gezinirdi. Ben ona anlatırdım o da dinlerdi ''Ya çakır ay sonuna iki tane sağlam dediğimiz çek vardı ödenmemiş be kızım ne yapsak da nasıl tahsil etsek maaş da vereceğiz işçilere.'' ben anlatıyorum o da mrr mrrr mrr...



Geçen erkek kedilerden bir tanesi yakında ki bir lokantanın bahçesine tayin istedi. Adamlar bize yemek veriyorlar üç beş kuruşa ama bahçelerinde kedi istemiyorlar kesinlikle. Kediciği ikna edene kadar göbeğimiz çatladı ''Olmaz oğlum oraya tayin olmaz seni istemiyorlarmış diyorum.'' dönüyor bana ''Sen onları iyi tanıyorsun ağabey yap bize bir kıyak ben de sana miyav miyav der hem de dua ederim'' diyor da başka bir şey demiyor...



Şubat ve mart ayların da hali ile kedilerin azdığı, cinsel dürtülerinin doruğa ulaştığı zaman. O zaman bayağı bunalıyoruz işte erkek kedilerden. Tekir'i gelir ''Ağabey şu minnoşu ayarlasana bana bizim de bir yuvamız olsun ben de baba olayım bu sene.'' peşine Sarmanı gelir ''Ağabey şu siyah beyaz olanı bana ayarlasana, geçen sene benim yavruların hepsi arabanın altında telef oldu, bu sene de zürriyetim yürüsün.'' Ulan zibidiler kendi işinizi kendiniz halletseniz ya ben buranın çöpçatanı mıyım desem de çoğu zaman acırım hallerine aralarını yapmaya uğraşırız bakkal dostum Yaşar ile...



Yeni modeller doğdu, ikinci parti, üçüncü parti de gelir daha ileri ki zamanlarda. Karavanaya dahil olanlar artıyor. Olsun gücümüz yettiğince besliyoruz işte yüksünmeden. Geçen bir tanesi gelmiş ''Askere alıyorlar ağabey beni.'' dedi. Tanırım da eskilerin sağlam kedilerinden. Döndüm ''Eee ne yapayım vatan borcu oğlum yapacaksın mecburen.'' dedim. Tekrar ''Senin çevren geniştir biraz torpil morpil koysan da Güneydoğu'da ki karavanalara mutfaklara gitmesek.'' dedi. Bir kızdım, bir sinirlendim. ''Seni gidi kerata güneydoğuda ki askerin mutfağı mutfak değil mi, o karavana değil mi, orası da vatandan bir parça değil mi, batıya göndersek ya da denizci yapsak bir gemiye versek koşa koşa gidersin, hem de yemek seçmezsin oralarda.'' konuştuklarıma kızardı bozardı biraz ''Doğrusun ağabey orası da vatan toprağı haklısın.'' Dedi.



Geçen Hurşid Dayı merdivenden düşüp de vefat edince, yanında ki garibim Boncuk da haliyle yine sokaklara döndü ev ortamından. Neyse ki civarda kediciklere yuva olabilecek çok mekân var. Hem köpeklerden korunuyorlar hem de yağmurdan çamurdan kendilerini koruyorlar. ''Takma oğlum kafana dedim Boncuğa Hurşid dayı öldüyse biz varız ya biz öldük mü bakarız sana en paşasından hatta ve hatta sucuklusundan kaşarlısından.''



Çok güveniyorlar bu keratalar bize çok, ah bir de şu sokakta ki zibidilere bir laf anlatsam da kovalamasalar olur olmaz yerde şu kedileri, büyüsünler de onlarda öğrenirler insandan başka nankör varlık olmadığını...



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın gülmece (mizah) kümesinde bulunan diğer yazıları...
Arkadaşlarım Benim Nasıl Milliyetçi Olduğumu Bilir
Ütopik Bir Hikaye
Psikolojim Bayağı Bozulmuştu
Asgari Ücret Maratonu Başlıyor
Sizi Nereden Tanımıyorum
Çok Yaşlı Çoook
Ah Bu Faturalar
Fermuar
Şans Ne Zaman Gülerdi
Ben Hep Defterimle Kalemimleyim

Yazarın öykü ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Limited Şirket Ortağı Bile Değiliz Abi Ne Stratejik Ortağı
İnsanlık İçin Küçük Sizin İçin Büyük Bir Adım
Serbest Meslek
Maaşını Soruyorum Söylemiyor
Enflasyonun Düşmesi Bana Hiç Yaramadı
Emrin Olur

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Velespit [Şiir]
Su Uyur [Şiir]
Bakkal Amca [Şiir]
O Gece [Şiir]
Güvercinler Ağlıyordu [Şiir]
Her Şairin Yüzlerce Çocuğu Vardır [Şiir]
Yağmurlu Bir Gündü [Şiir]
Biz Sadece Sapanla Taş Atıyorduk [Şiir]
Mescid-i Aksa [Şiir]
Ali Ayşeyi Seviyor [Şiir]


Ahmet Zeytinci kimdir?

1961 Ankara'da başlayıp devam eden bir hayat. İlk ortaokul, lise ve iki yıllık bir üniversite deneyimi, ticaret hayatı Ankara'da iki tane aslan gibi evlat biri dişi biri erkek aslan olmak üzere hayat mutlu bir şekilde akıp gidiyor. Biraz şiir, biraz öykü ve denemelerin sıcaklığında. . .

Etkilendiği Yazarlar:
Nazım Hikmet, Aziz Nesin, Erich Fromm


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2019 | © Ahmet Zeytinci, 2019
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.