..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Materyalist bir dünyada yaşıyoruz, ve ben de materyalist bir kızım -Madonna
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Öykü > Beklenmedik > Fevzican Çelik




18 Haziran 2019
Camları Kırmasaydık Sana Lamia Demezdim.  
https://www.youtube.com/watch?v=vlBlWLc6Dzs

Fevzican Çelik


Konuşamadıklarımız, korkularımız, ön yargılarımız ve insanların etkisi.


:AAA:
Lamia’yı hatırlar mısın bilemem, ama ben sana artık Lamia diyeceğim.
Sevgili Lamia, aradan seneler geçti ve hala geçmekte. Ben senin kadar şairane değilim, ben her çocuk gibi bir Dünya yaratıp orada yaşatıyorum hala insanları. Görüyorum ki – eğer yanlış anlamadıysam- okumuşsun ve üstelik okumakla kalmayıp sanırım cevap da vermişsin. –Tekrardan, eğer yanlış anlamadıysam- Sana verdiğim tohumları suladın mı bilemem, ama bir yürekten fazla almayan tasınla bir başka tohumu sularken, sana verdiğim tohumları nasıl suladığını merak ediyorum. Bu arada, insan somut yerleri soyutlaştırmayı öğreniyor betonlar arasında yaşarken. Cam pervazları, kırılmış pencereler, istasyonlar, sokaklar ve kapılar yok oluyor, yıkılıyor ya da değişiyorken insan hepsini saklamayı öğreniyor zihninde. Biliyorum, zaman gelecek tekrar oturup konuşacağız. Ben yine kendimi tutamayıp sorular soracağım, ama aynı zamanda sana küfürler etmiyor, insanların dolduruşuna gelmiyor olacağım. Bazı sabahlar uyanırken cümlelerin ışığı kafamda birikmiş oluyor, biliyorum ama hayır, bizlerin ışığı ağaç olmaz. Haklısın, eğer camları kırmasaydık çok şey olacaktı. Fakat camları kırmasaydık, belki de bir birimizi vaktinden önce kıracaktık.
Uzun zaman sonra sarhoş olmadığım bu gecede fark edebildim kapımda duran mektubu. Bu yüzden bu karmaşık mektubumu maruz gör lütfen. Toparlayamıyorum sana anlatacağım şeyleri. Bilirsin, ben en güzel sarhoşken çocuk olurum. Ne güzel demişsin ‘çocukla çocuk ettin beni’ diye. Ah Lamia, bilseydim, fark edebilseydim eğer kelepçeli dahi olsa tutmaz mıydım benimle çocuk olan o elleri? Maalesef ki, geçmişte kaybeden de ikimizdik. Hatırlıyor musun, şehrin sokaklarında ki mağarada oturduğumuz zamanı. Geçenlerde bir başka kadınla, -Hayır hayır, arkadaşımdı- gittim oraya. Belki gözlerimi kapatsam sen olur diye gözlerimi kapadım, hatta belki de öpsem dedim kendi kendime ve kızdım kendime. Kalktım oradan direkt, fakat tesadüf o ya yine yağmurlu bir geceydi ve yine suyun başına gittik. Belki biraz olsa aynı duyguları hissederim diye, mutsuz bir sabah eşliğinde evime gittim o gece. Sana bunları anlatıyorum diye lütfen beni yanlış anlama, sanırım artık eminim bundan. Ben seni sevmiyorum, ben seninle Dünya’yı seviyormuşum sadece. Söylemeden de edemeyeceğim, lafı da daha fazla uzatarak bu mektubu kötü hale getirmek istemiyorum. Sadece gri tişörtlerim daha da çok çoğaldı, bir yaz akşamı karşılaşırsak konuşmadan geçeceğiz biliyorum, beni saçlarımdan olmasa da griliğimden tanıyacaksın onu da biliyorum. Ama lütfen, eğer karşılaşırsak, yarım kalmış ve hatta hiç yapılmamış sıradan iki insan gibi sohbet edelim aynı yerde. Kadın olmak ne harikulade bir şey, sadece biraz mürekkeple bile bir adamı mutlu edebiliyorsun. Bunun için teşekkür ederim. Her neyse karşılıklı olarak kırdığımız canlara umarım birer açıklama yapabilecek bir zaman gelir.
Son olarak artık sana Lamia diyeceğim…



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.


Yazarın öykü ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
İnsan Artığı

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Son Mola [Şiir]
Bir İntiharın İntiharı [Deneme]
Fahişe Şair [Deneme]
Fahişe Şair 2 [Deneme]


Fevzican Çelik kimdir?

"Bunu okuyan sen,sen değilsin. " mantığıyla yazılarımı yazar ve okurum, bir yılı aşkın bir süredir fanzinlerde sürtüyorum, kendi fanzinim olan Olgun Ruhlar'ı aylık olarak çıkartıyorum.

Etkilendiği Yazarlar:
Paskalya Tavşanı, Hakan Günday, Emrah Serbes ve Oruç Aruoba


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2019 | © Fevzican Çelik, 2019
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.