..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
"İçtenlik bütün dehanın kaynağıdır." -Boerne
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Eleştiri > Çağdaş Sanat > Hakan Yozcu




8 Temmuz 2019
Derman Atik İle Tiyatro Üzerine  
Hakan Yozcu
Toplumcu gerçekçi algıyı alan bir seyirciye sahibiz. Geleneksel tiyatro ile bütünleştirebilirsek ortaya güzel bir eser çıkar. Kendi ülkemin kültürünün de diyaleğinin de bu sürece katılması gerektiğine inanıyorum. Bunu yaparken birini dışlamak doğru değil diye düşünüyorum.” diyor.


:DB:
Derman Atik İle Tiyatro Üzerine

Hakan Yozcu
Hakikat Gazetesi – Lefkoşa

     Geçtiğimiz Çarşamba günü Hakikat WEB TV’de “Hakan Yozcu İle KKTC Güncel” adlı programda konuğum tiyatro adamı, oyuncu ve yönetmen Sayın Derman Atik idi.
     Derman Atik ile Tiyatro üzerine bir sohbet gerçekleştirdik. Kültür ve sanatımız üzerine Sayın Atik, duygu ve düşüncelerini samimi bir dille anlattı bizlere.
     “Sanata nasıl başladınız?” soruma: “Cevap vermesi çok zor bir soru bu” diyerek giriş yaptı ve başladı anlatmaya: “Lise çağlarında tiyatroya başladım. Okul müsameresinde bana makyaj yapılmıştı. Resim öğretmenim de yüzümü boyamış ve beni yaşlı bir adam yapmıştı. Bir resim çektirmiştim. Resimde, tıpkı babama benziyordum. Bu, beni çok etkiledi.
     Askerlik süresince tiyatro ile ilgili kuramsal anlamda bütün kitapları okudum. Bilgi dağarcığımı oldukça geliştirdim. İşte o zamanlar karar verdim. Tiyatro işine başlayacağım.” Böylece Derman Atik’in tiyatro macerası başlamış.
     Askerlik bitince birkaç arkadaşı ile Yeşilyurt’ta ilk oyunculuk ve yönetmenlik dönemi hayat bulmuş. Burada Murta İzgü’nün “Yürü Be amca Yürü” isimli oyununu sahnelemişler.
     Ali Volkan, Ertaç Hazer, Türkey Öztiğin gibi arkadaşlarla bir araya gelip kısa adı GÜSAD olan “Güzelyurt Sanat Derneği”ni kurmuşlar. Bu dernek ile birçok tiyatro oyunu çıkarmışlar.
     Derman Atik kendi deyimiyle “Evlendikten sonra Hanım köylü olmuş ve Girne’ye yerleşmiş” Burada da tiyatrodan hiç kopmamış. Durmamış ve yılmamış. Mutlaka tiyatronun içinde olmuş ve bir şeyler yapmış.
     1999 yılları başında Girne’de GİBETSU adında tiyatro gruplarını kurmuşlar. Ciddi anlamda çalışmalar yapmışlar. Çok başarılı oyunlara imza atmışlar. Bu durum belediye başkanının değişmesine kadar devam etmiş. Fakat belediye başkanı değişince tüm ekibiyle birlikte GİBETSU’dan ayrılmışlar.
     Çatalköy Belediye Başkanı Mehmet Hulusioğlu ile tanışıp anlaşmaları tiyatro alanında yepyeni bir sayfa açmalarına neden olmuş. Böylece Çatalköy Belediye Tiyatrosu’nu kurmuşlar. Başkan, kendilerine bu konuda büyük destek vermiş. Tiyatro binası bile olmayan bu köye birkaç yıl içinde çok modern, çok kapsamlı ve çok güzel bir salon yaptırmışlar.
     KKTC vatandaşı olan ve Mersin’de yaşayan işadamı Erol Avgören ile konuşarak onun desteği ve yardımlarıyla bu salonu yaptırmışlar ve salona da bu işadamının adını vermişler. Bu gün Kıbrıs Türk Devlet Tiyatrolarının bile salonu yokken, küçük bir köye böyle görkemli bir salon yaptırmak az şey olmasa gerek.
     Çatalköy, artık her türlü çalışmalara başlamış. Önce çadırlarda yapılan bir tiyatro festivali düzenlenmiş. Tabii daha sonra salonun yapılmasıyla Türkiye’den ve diğer ülkelerden tiyatro grupları davet edilmiş. Sırbistan, Fransa, Fas ve İtalya’dan ekipler gelmiş. Böylece Festival, uluslararası bir boyut kazanmış. Bu sene de 10. Kez düzenlenecekmiş. Hazırlıkları şimdiden başlamış.
     Çatalköy Belediye Tiyatro –su olarak yurt dışında birçok festivallere katılmışlar. Festivallerde KKTC’yi en iyi şekilde temsil etmişler.
     Derman Atik “Yönetmenliğim oyunculuktan daha ağır basıyor. Kaç oyun çıkardığımı hiç saymadım.” diyor. “Sizi neler zorladı veya zorluyor?” sorumuza şu cevabı veriyor: “Hayallerinizle oyuncuların örtüşmesi sizi zorlar. Siz, en iyiyi, en güzeli çıkarmaya çalışırsınız. Ama sizin ortaya koymaya çalıştığınız hayali oyuncunun sahneye koyması gerekiyor. Bunu yaparken diğer ekiple de uyum içinde olmanız gerekir. Koreografisi ile, dekoru ile, müziği ile bir bütün olması lazım. Bazen bu olmayabiliyor. Oyuncu bazen kendi yorumunu katıyor. Bu defa yönetmen olarak tümünden verim alamıyorsunuz. Bu da sizi zorluyor.
     Toplumcu gerçekçi algıyı alan bir seyirciye sahibiz. Geleneksel tiyatro ile bütünleştirebilirsek ortaya güzel bir eser çıkar. Kendi ülkemin kültürünün de diyaleğinin de bu sürece katılması gerektiğine inanıyorum. Bunu yaparken birini dışlamak doğru değil diye düşünüyorum.” diyor.
     Kıbrıs Türk Devlet Tiyatroları’nda da bir ara sözleşmeli eleman olarak çalıştığını orada da oyunlar yönettiğini anlatıyor. Burada çocuk oyunları ve büyükler için birkaç oyun yönetmiş. “Tohum Ve Toprak” adlı oyunda da oyuncu olarak görev almış.
     Devletin kültür politikasının olmadığını belirterek bunun olması gerektiğini, devletin sanata ve sanatçıya sahip çıkması gerektiğini, onlara önem vermesi gerektiğini söylüyor. Şöyle devam ediyor: “Ülkemizde bir telif yasası yok. Bu nedenle yazarlara ödeme yapılamıyor. Ben, yasal zorunluluğum olmamasına rağmen telif hakkını mümkün olduğu kadar ödüyorum. Bu, yazara duyulan bir saygıdır. Emeğe saygıdır. İşin bir de farklı bir boyutu var. Bu ülkede büyük oranda bilet satılmıyor. Gelenlerin çoğu davetli geliyor.
     Sanat ille de milli politika çizgisinde yapılmamalıdır. Evrensel değerler yakalanmalıdır. Bunu yaparken de Türk kimliği unutulmamalıdır. Bu ülkede yaşadığımızı unutmadan sanatımızı yapmalıyız.
     Kökten işler yapılmalı. Herkes işini doğru yapmalı. Yapılan iş, iyi, doğru ve güzel çerçevesinde yapılmalı. Eşitlik, adalet ve estetik kapsamında yapılmalı.
     ‘Bizim ülkemizde bir şey olmaz’ mantığı doğru değil. Yaptığınız işe saygı duyacaksınız. İşinizi seveceksiniz. Bu, bir dünya görüşüdür. Dünyayı değiştirmek anlayışıdır. İstenirse ve imkânlar elde edilirse bu ülkede çok şeyler yapılır. Ben böyle düşünüyorum.”
     




Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın çağdaş sanat kümesinde bulunan diğer yazıları...
Boyacı’ya Büyük İlgi
Nkl Sanat Gecesi Büyük İlgi Gördü
Seddül Bahir 32 Saat Dizisi Müthişti
"Kür Şad" İlk Kez Sivas’ta Sahneleniyor
ve Othello Kendi Vatanında Sahnelendi
Salaklar Sofrası
Nkl’de Edebiyat Sokağı
Türkan Kürşat Gönüllerin Şampiyonu
"Bir Okkaya Bir Önge" Herkese Göre
Ayıp Ettik

Yazarın eleştiri ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
öğretmene Verilen Değer Her Şeye Değer
Kültür ve Sanatımıza Önem Vereceğiz
Adanalıyık Allah’ın Adamıyık
Bu Halk Darbe İstemiyor
Bayram Huzur İçinde Geçti
Ayhan Menteş Hoca’mızın Ardından
eğitim Yaz Boz Tahtası Değildir
"Kıbrıslılık" Üzerine
Facede Tavla Sahtekarları
kktc’de Din Dersi Hocası Olmak

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Minik Bir Şaire Rastladım [Şiir]
50. Yaş Şiiri [Şiir]
Yağmur [Şiir]
Yollarım Sana [Şiir]
Nar Gözlüm [Şiir]
Kazan Mesnevisi [Şiir]
Sen Bilirsin [Şiir]
Bırakıp Gitme [Şiir]
Yaşayan Ölü [Şiir]
Analar [Şiir]


Hakan Yozcu kimdir?

1964 doğumluyum. Kuzey Kıbrıs'ta yaşıyorum. 1988 Erzurum Atatürk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun oldum. 20 yıl çeşitli okullarda edebiyat öğretmenliği yaptım. Uzun yıllar Yenivolkan ve Güneş Gazetelerinde köşe yazarlığı yaptım. Şu an Habearkıbrıslı ve Güncelmersin Gazetelerinde yazıyorum. Birçok internet gazete ve sitelerinde yazılarım yayınlanıyor. Şiir, öykü ve tiyatro oyunları yazıyorum. Bu alanlarda çeşitli ödüllerim var. Kendime ait basılmış "Güzel Bir Dünya" ve "Mesela Başka" isimli iki adet öykü kitabım var. 7 tane tiyatro oyunum var. 6 yıl Kıbrıs Türk Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü görevinde bulundum. Halen Başbakan Yardımcılığı Ekonomi, Turizm, Kültür Ve Spor Bakanlığı'na bağlı Müşavirim.

Etkilendiği Yazarlar:
...


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2019 | © Hakan Yozcu, 2019
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.