..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Materyalist bir dünyada yaşıyoruz, ve ben de materyalist bir kızım -Madonna
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Bilimsel > Felsefe > Bayram Kaya




10 Temmuz 2019
Ortak Akıl ve Ön Kabul 2  
Bayram Kaya
İlk kolektif var sanı, ilk kolektif yaşamlı var sanı olmakla; kendisinin önünde kolektif bir geçmiş yoktu. Önünde kolektif geçmiş olmayınca ön kabulün kritiğinin yapılması da olanaksızdı.


:EJ:
Çevremizde aynı zaman içinde ve bir arada beliren üst üste durumlar vardı. Bu durumlar sosyal ortam içinde kolektif ligi veren durumlardır. Kolektif ligi ortaya koyduran durumlardı. Yani kolektiflik; avcılık, yapıyorken beslenmek istemeniz gibidir.

Avcılık yaparken beslenme isteği yanında aynı anda barınaklı yerde güvende olmak istersiniz. Yine aynı anda kendinizi savunma içinde, korunma içinde bulmak istersiniz. Bunlar aynı anda üst-üste beliren makro zamanlardır.

Yani bunlar beraberinde bir birim zamanı aynı anda birçok parçalı zaman kılmak ister. Ancak biz bir birim zamanda bir türlü ya da bir çeşit davranırız. Avlanırken beslenemeyiz. Kendimizi savunurken ne avlanabiliriz ne beslenebiliriz vs. işte bunlar üst üste zamanı, ortak kılan tutum ilkeydi.

İşte bunlar organizma düzleminde ister bünye içinde olsun ister bünye dışında olsun zamanı parçalı bölüklü ederler. Bünye dışında zamanı parçalı bölüklü kılan süreç başka kişilerle bir arada olunan aynı anda iş bölümü yapmakla bir birim zamanda birçok işi bir arada yapma süreci, zamanı üst üste katlar.

Günümüze gelen süreçte bu tür sosyal ve toplumsal dayanışma içinde olucu nice ortak akıl mirası olan paydaş süreçler sonrasında, aydınlar ve akıl sahipleri, böylesi sosyo toplumsa bir ön koşul üzerinde ortak aklı, toplum fikrini ve genetiği, içgüdüyü kabul eder oldular.

Ön kabul referansı, bizi saran; akıp giden süreci bizim ansal süreçler içinde anlamamız için olup biteni; gerekli ve zorunlu olanı ön kabule dayanak yapan parçalı çıkarımlarıyla anlamamızı ve süreçteki işleyiş kurallarını ortaya koyuyor. Aralarındaki bağıntıyı koparsa da süreci ansal parçalar haline dizgeli yordu.

Ön kabul sınırsız olanı sınırlı, bellisiz olanı belirli yapan çevrimin özeğidir. Bu çevrim veya bu kendisini çağıran özyineler süreçler kişimizi kendi düşünmesi içinde sonu gelmez düşünsel çıvlamamalardan kurtarır.

Ön kabul süreçleri aynı anda ve bir arada kavrandığında sosyal yapıyla veya kolektif yapıyla ilişkilenen öznel kavramalı bir nedendi. Ön kabul dışımızda olup bitenin zihinsel hakikati olan nesnel ve somut ta olanı dile getiriyordu.

Bir arada olan kişiler, nesnel ve somut olan anlamı, ortak akıl olarak söylerler. O aşamadayken ortak aklın mantığı, nesnel olanı deneysel olan ortak akılla söylemiyordu. Çevrenin üst üste beliren etkisi içindeki eğimin baskı ve basıncı nedenle o tür bir eğimin ve senkronlu oluşun güdümü içindeydiler.

Çevresel etkilerin içsel dönüşümlü birçok parçalı tepkileri içe doğuştu. Kendisine konuşmadığı halde içtepiye göre söylenmesi gerekeni totem anlayış ta ortak akıl yapıyorlardı. Ortak akıl kolektif oluşun getirdiği süreci eşgüdümlü parçalı entegre süreçler yapmanın bir zorunluluğudur. Tekil kişi dünyası içinde eylemli süreç dizgelime yapmasını önceden olması gereken mantıksal işi groteski ilik yapıyordu.

İlk kolektif yapılı sosyal inşalar; dayanışan, yardımlaşan, iş birliği ve iş bölüşümü organizasyonu ortaya koyuyorlardı. Bu tür parçalı, kolektif birim zamanlı etki sel süreçlerle ortaya çıkan kazancın nedenini belirtemiyorlardı.

Ön kabulü ortaya koyan ilk düşünme biçimi kolay yoldan analitik düşünme olmayıp, dolaylı yoldan ve biçimseldi. Biçimsel ilişkili görüngüler yerine groteski oluşları koyuyordu. Kolektif süreç içinde bu tür ilk groteski iliğin karşılığı ön kabuldü; ki bu da ortak aklı verir.

Groteskilik veya ortak akıl kişi dünyasında sonu gelmez, anlaşılmaz düşünce çıvlamalarıyla yorgun düşen kişisi öznel dünyanın işleyişi içinde anlaşılmaz olanı anlaşılır durumla belli ve adresli kılıyordu.

Çevrenin etkisi karşısında çevrenin her bir etkilerine karşı eş zamanlı cevabı oluşacak tutum da ancak kolektif oluştu. Sosyal yapı, kolektif oluştaki mantığı bize "totem" kavramıyla söyledi. Totem kolektif ortak akıldı.

Olgu ve olayları her zaman belirenin belirmemiş olanıyla veya belirmemiş olanın da beliren yanıyla düşüneceğiz. Totem ön kabuldü. Ve diğer birçok olumsuzluğuna rağmen, doğru bir başlangıç ve mihenk (referans) noktasıydı. Kolektif karmaşanın ortaya koyduğu kaosu düzenliyordu. Ve inşacıydı.

Nitekim totemi mana düzenliliği, içinde olunuşla ilk süreci zamanla totem meslekli üretim ilişkilerinin içine doğru geliştirmişti. Böylece ön kabul olan totemi mana, totemi ortak aklın inşacı ve doğru bir referans olduğunu kılgı sal (deney sel) olmakla ortaya koymuştu.

Bu aşamada totemi kılınan düşüncenin doğru olup olmamasından çok, ne biçimle olursa olsun bir totem düzeninin ortaya konması esastı.

Totem mantık ortaya koyacağınız totem ilkelere göre kendi alan içini, illa ki bir en az gelişme ile en fazla gelişme sınırlarına kadar geliştirecek bir skala değerdi.

Totemi anlatım soyuttu. Ama totemi anlatımı ortak akıl olarak söyleten beslenme, barınma, avlanma gibi kolektif süreçler somuttu. Avlanma, beslenme barınma savunma türü ansal süreçlerin her biri ayrı ayrı zaman içinde tepkileri ortaya konacak olan süre durumlardı.

Kişiye göre bunlar ayrı ayrı zamanlı bitişik zamandılar. Realiteye göre bunlar aynı sürede üst üste belirmeler olmakla aynı anda üst üste dört tür tepki vermeyi içerirler. Tek tek kişi üzerine aynı anda boca durumla bir baskı basınç koyan belirmedirler. Tedirginlik zaten buradan ileri geliyordu. Kişisi tutuma göre biz şimdilik üst üste beliren bu dört süper durumlu zamanı ayrık olarak düşüneceğiz.

Bir birimlik bir kolektif zaman, bir kişinin bir birimlik doyum zamanına eşitti. Bir kişi, bir birimlik zaman içinde ancak bir türlü tutum ile olacaktır. Kişi av yapıyorsa av yapacak ve kişi bir türlü davranış içinde olacaktır.

Oysa yirmi kişilik bir kolektif yapı, bir kişiye göre bir türlü olan kişi zamanı yani bir birim olan zamanı yirmi kişi; yirmi türlü kılgı durum edecektir. Bu örnekte bir birim kolektif zaman 20 parçalı olmakla 20 türlü iş demektir. İşte aynı birim süre içinde tek kişinin yapamadığı da buydu. 20 türlü belirememe.

Yani on beş, yirmi ve daha fazla kişi, bir araya geldiğinde barınma, beslenme, savunma, korunma gibi süre durumları aynı anda yine bir birimlik süre içinde yapacaktılar. Bu, kolektif birim süreydi. Kişiye göre dört ve daha çok birim zamandan oluşan süre durumlar kolektife göre “kolektif bir birim zamandı”. Olup biten karşısında kişiye göre zaman, çok çok hızlanmış ve kısalmıştı.

İşte totemi oluş anlaması ve ortaya koyduğu ön kabul soyuttu ama totemi oluşu ortaya koyan kolektif oluşlar somuttu. Kişiye göre o anlar da ki bu tür ön koşulu veren somutluğun izahı yoktu. Somut olan kolektif eylem ve kolektif yaşamsal durumlar soyut ve totemi mana ile söylendi.

Soyut karakterli olan bu türden totemi mana anlayışları, totemi alan içinin düzenli enerji çevrimlerini veren inşa sebebi olması nedeniyle kutsandı ve tabuya dönüştü.

Kolektif birim zamanlı, kolektif güç; totem düşünceyi besleyecekti. Totem düşünce de kolektif birim zamanlı kolektif gücü, özneler dünyası içinde imlemenin imge ve imajlarının an sal çevrimlerine dönüşecekti.

Özneler dünyasına yansıyan somut imajlar, artık tekil dönemli tekil kişisi psikoloji ve tekil kişisi duyguya oranla sosyal psikoloji ve sosyal duygunun hareketlenmesi olacaktı.



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın felsefe kümesinde bulunan diğer yazıları...
El Bel Baal 2
İrade 1
Sosyal İlişki Toplumu Hedeflemez 2
El Baal Bel 1
Kurtuluşun Felsefesi (Açkı 2)
Sosyal İlişki Toplumu Hedeflemez 1
Özneli İzinli 1
Kurtuluşun Felsefesi (Açkı 1)
Somut Şeyler Soyut Oluyordu 2
İttifakları Seremoni Mantığına Dönüşme 1

Yazarın bilimsel ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Sahiplik İmanı 1
Mal mı, İnsan mı?
Mamon'du Belirme 1
İlham
Bağ Enerjisi 1
Sistem 15
Osmanlıda Kısmi Bir Etkin Hafıza 20
Tarihi Olan İlahi Adalet1
Sistem 11
Müruru Zaman 7

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Aslına Yüz [Şiir]
Vah ki Vah [Şiir]
İsis Dersem Çık Ereşkigal Dersem... [Şiir]
ve Leddâllîn, Amin [Şiir]
Görmez Şey [Şiir]
Dehalet [Şiir]
Tekil Tikel Tükel [Şiir]
Mavi Yare [Şiir]
Zafer Kazandım Diyenlerindir [Şiir]
Değmeyin İşte [Şiir]


Bayram Kaya kimdir?

Dünyayı yaşantılaşan çabalar içinde duygunun önemi hiç yitmezse de, payı giderek azalmaktadır. Sosyo toplum bazlı, genel bir açılımla başlayan çalışmalarım da; bilim felsefesi içinde olunma gayreti güdüldü. Bu nedenle yazıların tarisel, sosyo toplumsal evrimli ve türlü doğa bilim verileri güdülü çalışma olmasına gayret edildi. Genel felsefem içinde bir bilgi; ne kadar çok bağıntısıyla söylüyorsanız, o bilgi o kadar bilinir bilgidir.


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2019 | © Bayram Kaya, 2019
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.