..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Yedi iklim dört köşeyi dolandım / Meğer dünya her tarafta bir imiş. -Dadaloğlu
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Öykü > Anı > Hakan Yozcu




14 Ağustos 2019
Avni İle Bayramlaştık  
Hakan Yozcu
Her sene yılbaşlarında hindiler, tavuklar kesiliyor. Bu hindiler, tavuklar hayvan değil mi? İspanyada matadorların katlettiği boğalar ve kafası çekiçlerle patlatılarak avlanan fok balıkları, Çin’de kesilen köpekler hayvan değil mi? İnsanlık tarihi boyunca hemen bütün dinlerde kurban uygulaması mevcut olmuştur. Aralarında biraz farklılıklar bulunmaktadır ama yine de kurban sürüp gelmiştir


:AI:


Mübarek Kurban Bayramının ikinci günü Avni ile bayramlaşmaya gittim. Her zamanki gibi ağacın gölgesine koyduğu masanın yanı başındaki sandalyesine oturmuş çay içiyordu. Beni görünce sevindi. Hemen ayağa kalktı:
-Hoş geldin hoca. Hayırlı bayramlar, dedi.
Ben de onun bayramını kutladım.
-Ne güzel adetlerimiz var hoca. Bayramlarda eşi, dostu, akrabayı ziyaret etmek onlarla bayramlaşmak, onlara iyi günler dilemek ne kadar güzel bir olay, dedi… İnsanları birbirine yakınlaştırır, uzakları yakın eder, dargınları barıştırır, yardımlaşmayı artırır… diye devam etti.
Ben:
-Evet dedim. Gerçekten güzel adetlerimiz var.
Avni, bilge edasıyla;
-     Sözlüğe baktığımızda Kurbanın “Yaklaşmak, Allah’a yakınlık sağlamaya vesile olan şey” anlamına geldiğini görürüz. Dinî bir terim olarak ise, “İbadet maksadıyla belirli bir vakitte belirli şartları taşıyan hayvanı usulünce boğazlamak, ya da bu şekilde boğazlanan hayvan” demektir.
-     Kurbana karşı gelenler de var, deyince güldü…
-     Evet. Kurban geldi ya şimdi kurbana “Canilik, vahşilik, gerilik, cahillik” diyenler ortaya çıkacaktır. Sanki kendileri hiç et yemiyor, hiç hayvan kesmiyorlar… Bakıyorsun her hafta sonu pikniklerde mangal yakıyorlar. Akşamları masalarda şişeleri devirip et tüketiyorlar. Peki, sorarım onlara “Bu etler, tarlada mı yetişiyor, yoksa ağaçlarda mı gelişiyor?”
Her sene yılbaşlarında hindiler, tavuklar kesiliyor. Bu hindiler, tavuklar hayvan değil mi? İspanyada matadorların katlettiği boğalar ve kafası çekiçlerle patlatılarak avlanan fok balıkları, Çin’de kesilen köpekler hayvan değil mi?
İnsanlık tarihi boyunca hemen bütün dinlerde kurban uygulaması mevcut olmuştur. Aralarında biraz farklılıklar bulunmaktadır ama yine de kurban sürüp gelmiştir. Bunlarınki ete, hayvana itiraz etmek değil, İslamiyet’e karşı gelmek. Diğer günler ağızlarını açmazlar ama her nedense Kurban Bayramı geldiğinde yaygarayı koparırlar.
-Haklısın diyorum… O, konuşmaya devam ediyor:
-Kişi, kurban kesmekle Allah’ın emrine boyun eğmiş ve kulluk bilincini koruduğunu canlı bir biçimde ortaya koymuş olur. O nedenle insan, kurban keser. Kurban toplumda kardeşlik, yardımlaşma ve dayanışma ruhunu canlı tutar, sosyal adaletin gerçekleşmesine katkı sağlar. Kurban Bayramının o kadar çok fazileti var ki saymakla bitmez.
-Anlat, diyorum, anlatıyor:
- İçimizde ne kadar yoksul insan var. Bırak et yemeği, ekmek dahi bulamayan fakirler var. İşte yoksulların bulunduğu ortamlarda kurban kesmek ve onlarla paylaşmak bu günün önemini daha da artırıyor. Kurban, zengine Allah’ın rızası, yardımlaşma ve başkalarıyla paylaşma yolunda harcama zevk ve alışkanlığını kazandırır. Onu cimrilikten, dünya malına tutkunluktan kurtarır. Fakirin de varlıklı kullar aracılığıyla Allah’a şükretmesine, dünya nimetinin yeryüzündeki dağılımı konusunda karamsarlık ve düşmanlıktan kendini kurtarmasına ve kendini toplumunun bir üyesi olarak hissetmesine vesile olur.
İşte bu nedenlerden dolayı Kurban Bayramı önemlidir. Onların gayesi hayvanları savunmak değil, İslam dinine saldırmak, diyor…
Avni’yi dinlemek insana büyük keyif veriyor. Bilge edasıyla, kelimeleri özenle seçip anlatmasıyla, örnekleri yerli yerinde bulup konuşmasıyla gerçekten onu dinlemekten büyük haz alıyor insan.
Avni:
- Kurban etinden yemek farzdır. Şimdi kebaplarımız da gelir, diyor.
Ben:
-Çok kalmayacağım, bayramdır, ziyaretin kısası makbuldür, desem de O:
-Olmaz, diyor. Kurbanın faziletlerinden biri de paylaşmaktır. Bak, bu kurbanda senin de kısmetin varmış. Oturalım beraberce Allah’ın bize bahşettiği bu güzel nimetinden yiyelim, diyor. Demesiyle birlikte masaya pişirilmiş kebaplar geliyor. O kadar güzel görünüyorlar ki yememek elde değil. Afiyetle ve büyük bir iştahla yiyoruz kebaplarımızı. Yanında salata ve buz gibi ayran çok güzel gidiyor. Allah’ımıza bizi bu günlere kavuşturduğu için şükrediyoruz.
Yemekten sonra ben, olayı siyasete dökmek istiyorum. O, bunu anladığından o konulara dalmak istemiyor:
-Hoca, bu gün bayram. Mübarek gün. Siyasete şimdi dalarsak akşama kadar çıkamayız işin içinden. Haftaya gel konuşuruz. Çok önemli haberlerim var, diyor…
İşte bu cümle beni çok düşündürüyor…
Avni, çok önemli haberlerim var diyorsa mutlaka bir şeyler biliyor demektir. Artık haftayı beklemek zorundayız.
Bayram ziyaretleri kısa olurmuş. Çünkü gidilecek çok yer var. Ziyaret edilecek çok kişi var.
İzin alıp ayrılıyorum Avni’nin ordan…
Siyasi sohbetimiz de haftaya kalıyor…
Bu vesile ile herkesin bayramını kutluyor, hayırlara vesile olmasını diliyorum…



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın anı kümesinde bulunan diğer yazıları...
"Kuzucuk Köyü"nde Sabah Kahvesi
Düşen İlk Yağmur
Ulu Çınar
Son Dua
4. Türkoloji Buluşması Kktc Gezisi
Beyaz Melekler
Topuk Dikeniyle Yaşamak
Küçük Bir Kaza Yaşadık
Posta
Sıra Beklerken

Yazarın öykü ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Sevgisiz Sevgi
Gulit
Emanet
Ritsa Gölü Efsanesi
İran’dan Acı Bir Aşk Hikâyesi
Aksilikler
Bağdat Hurması
Nasılsın?
Ferhat Gibi
Güle Güle Omarım

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Minik Bir Şaire Rastladım [Şiir]
50. Yaş Şiiri [Şiir]
Yağmur [Şiir]
Yollarım Sana [Şiir]
Nar Gözlüm [Şiir]
Kazan Mesnevisi [Şiir]
Sen Bilirsin [Şiir]
Bırakıp Gitme [Şiir]
Yaşayan Ölü [Şiir]
Analar [Şiir]


Hakan Yozcu kimdir?

1964 doğumluyum. Kuzey Kıbrıs'ta yaşıyorum. 1988 Erzurum Atatürk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun oldum. 20 yıl çeşitli okullarda edebiyat öğretmenliği yaptım. Uzun yıllar Yenivolkan ve Güneş Gazetelerinde köşe yazarlığı yaptım. Şu an Habearkıbrıslı ve Güncelmersin Gazetelerinde yazıyorum. Birçok internet gazete ve sitelerinde yazılarım yayınlanıyor. Şiir, öykü ve tiyatro oyunları yazıyorum. Bu alanlarda çeşitli ödüllerim var. Kendime ait basılmış "Güzel Bir Dünya" ve "Mesela Başka" isimli iki adet öykü kitabım var. 7 tane tiyatro oyunum var. 6 yıl Kıbrıs Türk Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü görevinde bulundum. Halen Başbakan Yardımcılığı Ekonomi, Turizm, Kültür Ve Spor Bakanlığı'na bağlı Müşavirim.

Etkilendiği Yazarlar:
...


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2019 | © Hakan Yozcu, 2019
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.