..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Bulanmadan ve donmadan akmak ne hoştur. -Mevlânâ
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Deneme > Sevgi ve Aşk > Yûşa Irmak




16 Kasım 2019
Yarınlar İçin  
Yarınlar İçin

Yûşa Irmak


Ahh bu gecenin parmaklarıdır, sokak lâmbasının sisli ve puslu ışığından süzülüp yüzümü yalayarak gezinen o esinti… Ruhum böylesine sıkılmışken “neden?” diye isyan edemem ki gecelerin karalığına ve böylesine yudumlamışken ıstırabı çay, cigarayı şifa niyetine; saatler hasreti gösteriyormuş kimin umurunda? Veya gece yarılanmış çoktan. Kimi de hayatının gecesini yaşıyormuş şu sıralar. Mevsimler baharı gösterirken benim umut ağacım hazan yaşarmış dört mevsim, ne fark eder?


:AA:
Ahh bu gecenin parmaklarıdır, sokak lâmbasının sisli ve puslu ışığından süzülüp yüzümü yalayarak gezinen o esinti… Ruhum böylesine sıkılmışken “neden?” diye isyan edemem ki gecelerin karalığına ve böylesine yudumlamışken ıstırabı çay, cigarayı şifa niyetine; saatler hasreti gösteriyormuş kimin umurunda? Veya gece yarılanmış çoktan. Kimi de hayatının gecesini yaşıyormuş şu sıralar. Mevsimler baharı gösterirken benim umut ağacım hazan yaşarmış dört mevsim, ne fark eder?


Her sıradan bir gecenin harında sıradanlığıyla yaşamak varken hayatı, bu bambaşkalığı bazen anlayamıyorum ben. Zamanın terkisinde bilerek ya da bilmeyerek dörtnala koşarken aşka, yanılgılar girdabında bu uzun molanın hakiki manası ne ola? Umutlar kollarını açmış beklerken seni, mutluluklar “gel, sar beni” diye yalvarırken gecede, ısrarın nedir ey kalbim!

Ah bu yollar, ahh bu caddenin kör ışıkları, semiriyor en derinlerimdeki en ince duygularımı… Bu duygu ne ola ey Rabbim? Bütün duygularımın dikleşip, isyan çıkarması; ya da koşuverecekmiş gibi olduğumda dizlerimdeki dermansızlığın, mesafelere dayanamayıp haline gülmesi…

Gözüm kapandığı an belirir önümde denizler… Evet, denizler ki en çok gözlerim gezinir buralarda.. Yakamoz aradı ay beyazında. Med-cezirler yalarken yalçın kayaları, zamanın bir başka diliminde gönül kıyılarımda da gel-gitler yaşanıyor… Bir yunus hapsedildiği havuzdan salıverilsin istedim uçsuz bucaksız okyanuslara. Çünkü buz mavisi umutlarım üşüyor İstanbul’da, kan kırmızısı bir karanfil konsun diye beklerken avucuma, bu tundra da neyin nesi?

Topladığım yasemenler, reyhanlar, giydiğim kalın ve örgülü kazaklar artık ısıtmıyor bedenimi. Bir sevgi istiyordum ekvator sıcaklığında, ihata etsin diye o yakıcı ağustos sıcağında harmanlasın diye tüm duygularımı… Kötülükleri yellere, umutları yollarıma savursun. Kıymetini bilemeyip bir kâğıt gibi buruşturup attım belki dünümü. Hatta belki “sermayedir” diyerek harcadım bugünümün yarısını. Ama en azından bir çıra yaksın yarınlara o gözlerine kurban olduğum…

“Geçen geçmiştir artık, ân-ı müstakbelse müphemdir.

Hayatından nasibin şu geçmekte olan demdir”

diyor ya hani Mehmet Akif:

Geçtim onsuz geçen bugünden ne diyem, Sen hayırlı bir yarın ver…



…



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın sevgi ve aşk kümesinde bulunan diğer yazıları...
Sevgi Nesin Sen?
Aşık, Istırap Yumağıdır
Gökyüzü Gözlüm
Hayat Hikayesi
Tahayyül Mülküm
Şehir Ağlıyordu, Sen Ağlıyordun, Ben Ağlıyordum

Yazarın deneme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Kafayı Bulduk! Sıra Cesarette!
Kafayı Gerçekten Bulmak
Cüz'i ve Kapsamlı Laiklik
Duyarak Yaşamak
Ey Ağlamak Unuttuk Seni
Modern Kızların Gönül Oyunu…
Geçmişe Özlem...
Kadın
Matem ve Ölüm Üzerine…
Entelektüel Namussuzluk!

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
El Bab'daki Şehitlerimize İthafen... [Şiir]
Seni Aramak [Şiir]
Serap [Şiir]
Bu Bir Yargılama Havasıdır! [Şiir]
Susup Kendime Sakladığım… [Şiir]
Noktaların Adresi [Şiir]
Similia, Similibus, Curentur! [Öykü]
Güzeller Şahı, Pervanene Selam Ver (!) Sen… [Öykü]
Bir Canım Benim [Öykü]
Huzuru Batıda Aramayın! [Eleştiri]


Yûşa Irmak kimdir?

Felsefe ve edebiyat aşığı, yayıncı, ve kitapsever


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2019 | © Yûşa Irmak, 2019
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.