..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
"İnsan - işte tüm sır burada. Bu sır üzerinde çalışıyorum, çünkü kendim de insan olmak istiyorum." -Dostoyevski
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Roman > Polisiye > MUSTAFA ESER




10 Ocak 2020
Yarım Kalmış Romanlar - Bereli/3  
MOTİVASYON EKSİKLİĞİNDEN TAMAMLANAMADI

MUSTAFA ESER


KOMPLO TEORİSİDİR


:IB:
Savcı Aytekin TUNCAY ağzının içinden homurdanarak binadan çıktı, Abdullah Komiser’in şoför mahallinde oturduğu araca bindi.
-Komiser olay yerini sende inceledin. Bu katliam bir kişinin işi olabilir mi?
-İnanması zor geliyor ama öyle görünüyor zor Savcı Bey.
-Bu kanıya nasıl ulaştın Komiser?
-Somut bir şey yok Savcı Bey. Sadece önsezi. Bahçeyi inceledim. Katil adamları teker teker avlamış, bahçede hiç koşuşturma izi yok. Çok dikkatli bakılmazsa fark edilemeyecek bir ayak izi var. Katil çıplak ayakla gelmiş, adamların yarısının boğazı kesilmiş, kalanların boynu kırılmış. Evin içinde ayakkabı izi, toprak çamur izi yok. Benim tam olarak anlamadığım, çatışma olmamış. Katil veya katillerin silah kullanmaması ilginç. Aynı zamanda çok önemli bir ayrıntı. Adam tam bir profesyonel. Şu ana kadar hiç rastlamadım böyle bir katliama.
-Katil veya katillerin Devlet görevlisi olma ihtimali var mı sence?
Komiser Abdullah biraz düşündü.
-Devlet’te böyle bir birim yok Savcı Bey. Varsa da ben bilmiyorum. Ancak Ordu’da böyle kişiler olabilir. SAS, SAS, Bordo Bereliler. Onlar da kentsel bölgelerde eylem yapmazlar. Doğuda Örgüt’e karşı operasyon yapıyorlar. Emniyet’te mümkün değil.
-Çok emin konuşmayın Komiser. 14-15 yaşından itibaren silahla yaşayan insanlardan bahsediyoruz değil mi?
-Haklısınız Savcı Bey ancak biz gerek Polis Koleji’nde gerekse Akademi’de insan öldürmeye odaklı bir eğitim almıyoruz. En önemlisi silahlı olsak bile sivil idareye bağlıyız. Böyle bir katliamı planlayacak ve emir verecek sivil idare… düşünemiyorum.
-MİT’te bulunur mu böyle adamlar?
-İstihbarat’takilerin çoğu emniyetten ve ordudan geçme arkadaşlar Savcı Bey. Böyle profesyonel duymadım hiç. Bu adam veya adamlar çok sessiz çalışmışlar. Resmi olarak Devlet’e çalışanlar nasıl diyeyim bizler biraz gürültücüyüzdür. Böylesi sessiz iş bildiğim istihbaratçıların işine benzemiyor. Bahçenin etrafında hiç gazeteci olmaması dikkatinizi çekti mi Savcı Bey?
-Evet ilginç değil mi? Kedi köpek kurtarma operasyonunu haber yapanlar bu katliamı es geçmişler.
-Belki de es geçmek zorunda kalmışlardır efendim.
-Olabilir. Burada işimiz bitti Abdullah Bey gidelim.
Konuşmadan yarım saat yol aldıktan sonra Komiser Abdullah sinyal sağ sinyali yakarak petrol istasyonuna girdi.
-Benzin mi bitti Abdullah Bey?
-Benzinimiz var Savcı Bey. Şileden çıktığımızdan bu yana takip ediliyoruz.
Komiser Abdullah AKSAKAL kontağı kapatmadan indi. Belinden çıkardığı silahını kurdu. Arkalarından petrole giren araca doğru yürüdü. Savcı Aytekin belinden çıkardığı silahını kucağına koyup beklemeye başladı. Başını çevirip komiser Abdullah’ı takip etmeye başladı. Komiser elinde silahı akadaki arabaya yürürken arabadakilerin tepki vermemeleri ilginçti. Arabanın ön camının açmış hareketsiz bekliyorlardı. Arabaya iyice yaklaşan Komiser’le bir şeyler konuştular. Komiser silahını beline takıp geriye geldi. Arabaya binip hareket etti.
-Adamlar kim miş? Bizi niye takip etmişler?
-Adamlar istihbarat kimliği gösterdiler Savcı Bey. Bizi takip etmek için emir almışlar. Güvenlik için tedbiren takip ediyorlarmış. Sebebini ve emir vereni söylemediler.

28 AĞUSTOS

Sadin Bağı köyü

Köy Muhtarı Hasan Yenilmez saat 8 de kahveye damlamıştı. Köy kahvehanesinin bahçesindeki tahta masada üçüncü çayını yudumlarken bahçe yolundan gelen kamuflaj elbiseliyi görünce gülümsedi. Sağ elini kaldırarak hem selam verdi.
-Yeğenim gel çay alayım sana.
Sakalları uzamış genç adam gülerek yaklaştı. Tahta sandalyeye oturdu.
-Selamün Aleyküm Hasan Amca.
-Aleyküm Selam yeğenim. Orhan çay ver yeğenime.
Bahçenin öbür ucundaki masada oturan geçlerden biri laf attı.
-Orhan abi çay açık olsun. Komandolar demli çay içmez.
Masadaki dört genç kahkahalarla gülmeye başladılar.
Hasan Yenilmez yazlık ceketinin cebinden sigarasını çıkartırken kahkahayla gülen gençlere ters bir bakış attı. Duraksamadan fırçayı bastı.
-Ayıp oluyor gençler. Sabah sabah terbiyesizliğin gereği yok.
Masadaki gençler gülmeyi kesip oyun oynamaya devam ettiler.
-Nasılsın yeğenim? Bir yaramazlık yok inşallah.
-İyiyim Hasan amca. Bahçedeki ağaçları söktüm. Parçaladım. Bahçenin kenarına istif ettim.
-Sağol yeğenim. Ellerine sağlık. Borcum ne kadar?
Genç adam cevap vermeden diğer masadaki gençlerden biri ağzındaki sigarayı yere atıp çiğnedi. Alaylı alaylı konuştu.
-Ne borcu Muhtar? Böyle ufak işler için Komando para almaz.
Muhtar Hasan Yenilmez sabah sabah yeterince gerilmişti.
-Tuncay!!! Sana soran oldu mu? Önüne bak sen.
Ses çıkarmadan kendisine bakan genç adama döndü tekrar.
-Sen bunları boş ver yeğenim. Borcum ne kadar?
-Tuncay’ın dediği gibi Hasan Amca. Borcun falan yok. Asıl benim sana borcum var. Aylardır kira vermeden evinde kalıyorum. Yiyip içiyorum.
-Ev dediğin iki oda evlat hiç önemli değil. Dün şehirde Küçük Ağa beni aradı. Sana bir iş bulmuş. Parası iyiyiymiş, kışa kadar sürer dedi. Yarım saate kadar burada olur.
Yarım sat sonra köy kahvesinin önünde duran eski model yerli arabanın içinden inen orta boylu güleç genç adam gülerek yaklaştı.
-Selamün Aleyküm Hasan YENİLMEZ’e bakmıştım.
-Ve aleyküm Selam yeğenim Hasan YENİLMEZ benim buyur gel. Orhan!
Güleç yüzlü adam masaya oturur oturmaz çaylar geldi. Masa bir anda kalabalıklaştı. Diğer masalarda oturanlar gelen misafirlerine hoş geldin diyerek tokalaşarak sandalyeleriyle masaya yanaştılar.
-Muhtarım benim adım Hasan AKSU. Stajyer Avukatım. Dün Küçük Ağa’yla görüşmüşsünüz.
-Evet evet dün görüştük.Ali yeğenimle bizde izi bekliyorduk.
-Tamam o zaman. Kusura bakmazsanız ben hemen konuya gireyim. Dediğim gibi ben avukatlık yapıyorum.
Masanın üstüne koyduğu kapaklı karton dosyayı açtı.
-Müvekkillerimizden birinin bir temizlik işi var. Küçük Ağa Ali Beyi tavsiye etti.
Masanın kenarında oturanlardan biri kıkırdadı.
-Yav bura doğu değil. Burada ağalık yok.
Genç adam gülümsedi.
-Ağa lafın gelişi amca. Küçük Ağa bulunduğu yerde kimseye hesap ödetmez o bakımdan. Neyse dediğim gibi bir temizlik işimiz var. Ali Bey’i bu iş için tavsiye ettiler.
Masanın kenarına koyduğu çantanın içinden çıkardığı plastik dosyayı plastik dosyayı açtı.
-Müvekkilim iki yıl kadar önce bir bahçe aldı. Bahçe hisseli olduğu için ödemeler ayrı hissedarlara yapıldı karşılığında muhtarların ve bizim imzamızla tutanaklar düzenlendi. Bankadan yapılan havalelerin dekontları elimizde. Hissedarlar daha çok para için satıştan vaz geçtiler. Aldıkları parayı iade etmediler. Teklifimiz şu Ali Bey: Bahçede bir ev ve ahır, samanlık gibi ilaveleri yıkılacak. Yıkım işinin gece yapılmasını istiyoruz. Yıkım tamamlanınca biz iş makinesi gönderip hafriyatı kaldıracağız. Yıkım bitince prefabrik bir ahır yaptırıp içini dolduracağız. Daha sonra hissedarları mahkemeye vereceğiz.
Genç avukat bakışlarını Ali YILDIRIM’ çevirdi. Masada oturanlardan biri lafa karıştı.
-Koskoca İstanbul’da başkasını bulamadınız mı?
-İstanbul’da çok adam var. Biz güvenilecek adam arıyoruz amca. Ali Bey’i bize Küçük Ağa tavsiye etti. Hissedarlar biraz sıkıntılı insanlar başka birini çalıştırdığımız zaman o kişinin ailesine zarar vermeyi çalışabilirler. Ali Bey’in yalnız olduğu söylendi. Her hangi bir sıkıntı olduğunda Ali Bey’in güvenliğini sağlayabiliriz. Ücret problem değil. İşin temiz olmasını istiyoruz. Bu iş karşılığı bizden bir isteğiniz var mı Ali Bey?
-Hayır bir isteğim yok. Temizliğin süresi var mı?
-Evet. Müvekkilim 30 Ağustos’ta işin bitmesini istiyor. Asker emeklisi olan babasına sürpriz yapmak istiyor. Bahçeyi görmek isterseniz götürebilirim.
-Gerek yok Avukat Bey. Siz adresi ve telefonu yazın ben giderim. Bahçeyi bulamazsam sizi ararım.
Avukat Hasan AKSU küçük bir not kağıdına adres ve telefon numarasını yazdı. Dosyayı çantasına koydu. Gülümseyerek elini uzattı.
-Tamam o zaman Ali Bey. Görüşürüz. Birbirimizden memnun kalırsak size uygun başka işler ayarlarım ben.



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın polisiye kümesinde bulunan diğer yazıları...
Yarım Kalmış Romanlar - Bereli/7
Yarım Kalmış Romanlar - Bereli/4
Yarım Kalmış Romanlar - Bereli/6
Yarım Kalmış Romanlar - Bereli/5

Yazarın roman ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Mankurt İsimli Romanım
Yarım Kalmış Romanlar - Bereli
Terk Edilmiş Romanlar Bitenlerden Daha Vaatkâr.
Yarım Kalmış Romanlar - Bereli/1
Yarım Kalmış Romanlar - Bereli/2

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
İslam Felsefesi - İslamın Felsefesi - Müslümanın Felsefesi [Deneme]
Kelimeler Kavramlar - İnsan Anlatan Bir Kelimedir [Deneme]
Kelimeler Kavramlar - Reform - İslamda Reform [Deneme]
Okur Hakları [Deneme]
Ehli Sünnet Tasavvufu [Deneme]
Kelimeler - Kavramlar - Hubbun Nebi - Aşk [Deneme]
Selefiler - Reformcular [Deneme]
Yaratıcı - Yaratma [Deneme]
Kelimeler - Kavramlar - Oryantalistler [Deneme]
Kelimeler Kavramlar - Kelam İlmi [Deneme]


MUSTAFA ESER kimdir?

50 YAŞINDAYIM. MEMURUM. İKİ ÇOCUĞUM VAR.


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © MUSTAFA ESER, 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.