..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Sevginin bulunmadığı yerde us da arama. -Dostoyevski
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Bilimsel > Felsefe > Bayram Kaya




12 Mart 2020
Mantığını Oluşma 4  
Bayram Kaya
Mantığını oluşma yazı dizisine çok kısa bir önsöz yazsam, ne yazardım? Camları siyah bir gözlük taktığınızda çevrenizi yeşil, kırmızı, sarı, mavi vs. görme olasılığı hemen hemen yoktur. Hemen hemen diyorum, çünkü parçalı durumlarla olan evren salt içermez. Evren üst üste durumlarla da parçalıydı. Parçalı olanın bütünlüğü, bütün olanın parçalı olmasıydı.


:FJ:
Mantığını oluşma yazı dizisine çok kısa bir önsöz yazsam, ne yazardım?

Camları siyah bir gözlük taktığınızda çevrenizi yeşil, kırmızı, sarı, mavi vs. görme olasılığı hemen hemen yoktur. Hemen hemen diyorum, çünkü parçalı durumlarla olan evren salt içermez. Evren üst üste durumlarla da parçalıydı. Parçalı olanın bütünlüğü, bütün olanın parçalı olmasıydı.

Bir yandan oluşamayan diğer yanda oluşmakla ikamedirler. Görünmez olanın görünür olanıdırlar (görünmezin görünürü olurlar). Sağıyla olamayan soluyla belirir. Solda bulunmayan sağıyladır.

Yine camları kırmızı bir gözlük taktığınızda bile görme şansınız olsa da renkleri tam bir doğrulukla görmezsiniz. Görüleni doğru ifade edemezsiniz. Görüleni kontur lama şansınız oldukça azalır.

Siyah cam, kırmızı cam görüleni, değerlendiren anlama ise; renk te anlamaya konu olan ayrıntı ve daha çok bilgi veya enformasyonu örnekler.

Enformasyonu değerlendiren, bilgiyi işleyen beyin hücreleri arasında doğduğumuz zamanda bile sinaps bağlantıları, azalan süreçlerle bir süre daha devam eder.

Bu sinaps bağları dil gibi öğrenme gibi, öğretme gibi düşünme gibi süreçlerin eşliğinde oluşursa sinaps bağıntı yatkınlıkları bizim için anlama ve anlatım süreçlerinde hayli etkin olurlar.

Sosyal çevre ve biz türlü durumlarla birbirimizin karşılıklı haberdarı ve enerji alış verişişiyiz. Karşılıklı iletim bizim anlama ve anlatım yeteneğimizi hayli geliştirir. Dil dış dünyayı iç dünyaya aktarıcılardandı.

Sözcükler dışta gelenin, iç sesi düşünmeyi oluşması, beyin iç dünyasında işlem görmesi sonrasında iç dünyanın dışa gideniydi.

Sözcükler her durumla bilgi veya enformasyon bindirişleydi veya modülasyon taşıyıcıydı. Sözcükler bu haliyle iç ve dış enformasyonları veya bilgi ve haber verilerinin, bilgi işleme konu olmasını ve yine bilgi işlem sonrasının eylemli uygulama dönüşmelerde taşıyıcıydı.

Sözcükler bilgiye enformasyona açılan, gelen bilgiye, işlenen ve giden verilere, görmenin gözü; anlamlandırmanın sözü oluyordu. Söz söyleyen söz söylenen ve sözü içte anlamlandıran durumların içindeydik. Bilgiyi sadece sözle içe ve dışa aktarmıyorduk. Aktaran, aktarılan işlemleyken durumlarla durumsal ve görseliydik

Kendi izlek duyumlu görsel ve manyetik aktarım kuplajların yanı sıra; bilgilenme, bilgi edindirme belirişi veren sözlerle enformel edileni görüp, anlayıp anlamlandırıp anlatıyorduk. Söz aktarımı yapılırken verilen duruş; izlekti görsellik (ışıyan manyetikle) kuplajı da yapılan aktarımlardandı

Bu girişme ve gelişmelerdeki sözler beyine aracı ve beyinin alan laması, alarmı olmakla gelişmenin girişme giriştirme yanıt etki alanıdırlar. Beyindeki sinaps bağlantılarının oluşmasında dil hayli etkindir.

Dil beyin toplacına dek görmeyi gözlük camının saydamlığını, duyarlığı artırır. Dil kalıpları saydamlıktır. Saydam olandan süzülenleri kategorize eder. Depolar. Dil gözlük camı saydamlığına benzer bir analoji ile adeta siyah gözlük camını saydamlığa götürür.

Gözlük camının göz kusurlarını gidermesi gibi sözcükler de beyinsel işlemin olası kusurlarını giderir. Kısıtlı dil saydam olanı da karartır. Cam optiğin; dil de anlağın; sisler bulvarını, aydınlığını, karanlığını veya bulanıklığını oluşmaktadır.

Dilin anlağa doğru olan aktarımları içinde dilden kaynaklı bulanıklık vardır. Dil ayrıntılı değilse gözden kaçmalar artar. Düşünmeler azalır. Net olmayan görüntü verir. İyi bir dilde ayrıntılar vardır.

Ayrıntılar kavrayışça görüş keskinliğini artırırlar. Bir dilin anlatım kıtlığı, anlağın ayrıntılı görü yapmasında engeldir. Ayrıntı bilgiyi veriyi üslü durumlarına, çarpanlarına ayırmaktır.

Gözlük camının göze perdeleme yapması gibi kıt enformasyon aktaran dil de aklımıza perdeleme yapar. Ayrıntılayan mantığın oluşmasını sınırlar.

Sosyal dil şüphe etmeyen, aksini düşünmeyen, hızı sevmeyen, yavaş gelişme seyirlidir. Böyle bir dil kaygılarla, kurulu düzeni sürdürme üzerine anlama, anlatmadırlar. Ve çoğumuzun dili de budur. Bu nedenle bilimsel olmayan sosyal dil çoğu kez aklın perdelenme sınırlığıdırlar (sınırlık lığıdırlar).

Kaygı bizi tetikte tutar. Kaygı bu yönü ile hayatta kalma şansını artırır. Dikkati ortaya koyan uyarılmadır. Kaygı korunan yasadan olmakla her şeyin önüne geçer. Sosyal yaşam da hayatın korunmasına denk yükselmiş kaygılar ortaya çıkarır.

İşte bu kaygılar çoğu yerde sosyal dilin mantığı olmakla aklın görme, anlağın akıl erdirmesini, zekânın anlama ve anlatımların uyarılması kadar, bunları perdeleyen, bunlara engel olucu arızaydılar. Çoklukla sosyal öncülerde aktarılan bu tarz arızalı kaygı dili, genelde aklı perdeleyen arızadırlar.

Arızalar ve arızalı dil aklın görmesini, düşünmesini sınırlar. Düşünmeyi anlamayı anlatımı engelli kılarlar. Ama her arıza gibi bunlar da giderilir.

Bu yazı, göremediğimizi görmek; gördüğümüzü görünmez kılan eylemin düşüncesi, düşüncenin eylemini oluşan bilimsel verilerde çıkarımlarıyla bu tarz aksaklığın akla dek perdelenmelerini; aralamayı amaç edinen çalışma, gayretinin ürünüdür.



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın felsefe kümesinde bulunan diğer yazıları...
Adalet Mülkün Temeli midir 1
Boşluk Enerjisi 11
Boşluk Enerjisi 15
Boşluk Enerjisi 13
Başlangıç ve Hayat 1
Boşluk Enerjisi 14
Boşluk Enerjisi 10
Mantığını Oluşma 19
Ölüm ve Yaşam Nasıl Var
Mantığını Oluşma 17

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Küsmem Gam Elinde [Şiir]


Bayram Kaya kimdir?

Emekli eğitimci. 1950 Mucur / Kırşehir doğumlu.


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © Bayram Kaya, 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.