..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Dünyada birbirinin eşi ne iki görüş vardır, ne iki saç kılı, ne de iki tohum. -Montaigne
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Bilimsel > Felsefe > Bayram Kaya




25 Mart 2020
Mantığını Oluşma 18  
Bayram Kaya
Görünen evrenle, Hubble evreni farklı. Görünen evren 13,8 milyar ışık yılı yaşındayken; Hubble evreni 40 milyar ışık yılı yarıçaplıdır. Tüm (sonsuz) evren boyunca dalgalanma olsaydı. Evren yeterince büyük olsaydı; olmuş olan, olacak olan, mutlaka bir yerlerde olmuş olacaktı. Yani ikizlerimiz kuram olarak olasıdır. Böylece geçmişin geleceğin olmadığı, zaman denen kavramın bir olasılık olduğu ortaya konur.


:AF:
Görünen evrenle, Hubble evreni farklı. Görünen evren 13,8 milyar ışık yılı yaşındayken; Hubble evreni 40 milyar ışık yılı yarıçaplıdır. Tüm (sonsuz) evren boyunca dalgalanma olsaydı. Evren yeterince büyük olsaydı; olmuş olan, olacak olan, mutlaka bir yerlerde olmuş olacaktı. Yani ikizlerimiz kuram olarak olasıdır. Böylece geçmişin geleceğin olmadığı, zaman denen kavramın bir olasılık olduğu ortaya konur.

Termik ya da ısıl dengede; tümseğin, yükseğin; çukurla sönümlendiği, indirgendiği yerdeki denge durumunda geçmişle geleceği ayırt etmenin olanağı yoktur. Dalgalanmanın olduğu ve içinde başka dalgalanmaların olduğu bir gerçektir. İşte zamanın oku bu dalgalanma içinde başlangıç noktasından (patlamadan) genleşme yönüne doğrudur.

Dalga, evrenimizi; dalgalanan radyasyon denizine çevirir. Dalgalanmalar denge durumunda çıktıkça gelişmek, gelişerek dengeye gelmek zorundadır. Dalgalanma bir en yüksek bir en düşük entropi iledir.

Yükselen bir en yüksek durum dalgalanmayla potansiyel, gerilim, baskı, karmaşıklık artarken; entropi yükselir. Karmaşıklık düzen ortaya korken, ters yönden de çevreye yaptığı ihraçla düzensizliği artırır. Bu nedenle yüksek entropili karmaşıklık dıştaki enerji girdisiyle korunan pahalı bir maliyettir.

Yükselen süreç, diğer bir aşamada çukuruyla veya alçağıyla yani dalganın çukur kısmıyladır. Çukur durum; en az baskı, basınç, gerilimle en düşük potansiyeldir. Karmaşıklık azalır, entropi düşer.

Sonsuz bir evren sadece her şeyin olabilir, olanaklı olması için değil, her şeyin içinde sonsuz evrenlerle mümkün olması içinde bir, olam durumdu. Şöyle belirtelim. Bir sayısı kendisini tekrar eden eklemler ile 1+1 =2 1+1+1= 3 gibi 1, 2, 3, 4, 5, 6…sürekli devam eden sonsuz sayı dizisini oluşturur.

Düşündüğünüz sayının bir fazlasıyla, daima her zaman daha büyük bir sayı vardır. Şimdi de 2, 4, 6… gibi çift sayılar düşündüğümüzde çift sayı dizisi ilk sayı dizimize göre eksik gibi görünür. İkinci dizide bütün tek sayılar dışta bırakılmıştır. Yani ikinci dizi, ilk dizinin yarısı kadardır.

İlk dizideki sayıları iki ile çarptığımız zaman ikinci dizideki çift sayıları elde ederiz. 1x2=2 2x2=4…1 sayısı 2 ile çarpılınca 2 sayısı elde edilir. 2 sayısı 2 ile çarpılınca 4 çift sayısı elde edilir. Bu durumda iki sayı dizisi de aynı büyüklükte görülür.

Kısacası ilk dizideki sayıların özgün bir karşılığı, ikinci dizide görülür. Ve bu şu demek. İki sayı dizisi ile iki sonsuzunuz var demektir. Ve biri diğerini içeren, ama diğeriyle aynı büyüklükte olan sonsuz dizilerdir.

İşte bu hem her şeyin mümkün olması, hem her birinin içinde sonsuz dünyalar olmasıdır. Bu süreci (üstel durumla oluşu) anlatmanın en iyi yolu, bu türden matematik dilidir sanırım. Bu olam duruma karşın her zaman süreç entropinin artacağı, entropinin yükseleceği; yükselen entropi ile karmaşıklığın veya entegrasyonun, ya da kompleks oluşun azalacağı yönündedir.

Dünyada yaşam karmaşıklaştıkça artması gereken entropi azalır. Nedeni şu. Çünkü dünya karmaşık oldukça yükselen entropiyi dışarıda Güneşte sağladığı enerjiyle karşılar.

Düşük entropiden yüksek entropiye doğru zamanın bir akış yönü vardır denebilir. Şu bilgiyi hiç unutmayın atom, molekül ve atom altı parçacıklarda ne zaman ne de zamanın oku yoktur.

Çevrim zamanına göre içinde on atom olan bir kutuda 10 üssü 10 (1010 ) çevrim saniyesi var demektir. Hesaplamalara göre bu 300 yıldan fazla zaman eder. Bilim adamları gazla dolu küçük bir kutuda 1023 tane atom olduğunu söylüyorlar. Bu 10 un 23. Kuvveti kadar saniye demektir. (100 seksilyondur)

Bunu şöyle anlamak gerekir. Büyük patlamadan bu yana geçen zaman 1017 saniyedir (on üssü 17 saniyedir). Yani 10 üssü 17, yani 100 katrilyon devim/saniyedir.

Gazın olacağı, olabileceği durumlar için gerekli zaman 100 seksilyon saniye devim zamandır. Bunun 10 üssü 17 saniyesi yani 13,8 milyar ışık yılı geçmiştir.

Geriye kalan ve “gelecek” olan 10 üssü 8 saniyelik zaman vardır. 10 üssü 8 saniye 13.8 milyar ışık yılından sonra gelecek olan daha geçmesi gereken saniye süredir. Geçmiş olan 10 üssü 17 saniye ile gelecek olan 10 üssü 8 saniye toplamı; 10 üssü 23 saniye sonra birlikte bir çevrimini tamamlayacaktır.

Yani 10 üssü 23 tane atom saniyenin ortaya koyacağı olan ve olacak olan tüm permütasyonlar kadar kombinasyonlar belirli olup ancak bu 1023 saniye kadar sonra 1 çevrimi ile tamamlanacaktırlar.

Başka bir deyişle er ya da geç; yeterince beklersek bir çevrim sonrası atomlar başlangıç noktalarına geri dönmek zorundalar. Yani yeniden ilk duruma döneriz. Bu şu demek eğer evren sonsuz olursa diğer permütasyon karşılıklarımız başka bir Hubble hacim alanlar dışındaki yerlerde vardırlar. Yok biz yeterince beklersek er geç sonsuz zamanda kendimizle karşılaşacağız.

Konuyu detayı ile anlatmak yazım sürecini uzatacaktır. Şu kadarını söyleyeyim yeterlidir sanırım. Sonsuz bir evrende her olasılık, başka bir yerde olanaktır. 10 üssü “n” kadar bir üstel sayı permütasyonlarının sonsuzlukla karşılaştırıldığını düşünün. Üstel imaj kadar sayı sonsuz evrende kendisine sonsuz sayıda bir anda sonsuz oluşma zemini bulacaktırlar.

Bu şu demek meta evrenin her hangi bir yerinde kopyanız var demektir. Bu karşılaştırma ölçülemeyecek kadar küçüktür.



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın felsefe kümesinde bulunan diğer yazıları...
Mantığını Oluşma 17
Mantığını Oluşma 13 - 14 - 15
Mantığını Oluşma 8
Mantığını Oluşma 8
Mantığını Oluşma 5
Mantığını Oluşma 4
Mantığını Oluşma 3
Mantığını Oluşmak 1
Mantığını Oluşma 16
Mantığını Oluşturma 2


Bayram Kaya kimdir?

Emekli eğitimci. 1950 Mucur / Kırşehir doğumlu.


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © Bayram Kaya, 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.