..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Her gün yeniden doğmalı. -Yunus Emre
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Deneme > Günlük Olaylar > Ahmet Zeytinci




21 Mayıs 2020
Siz de Doydunuz Mu  
Ahmet Zeytinci
Allah cc. boşuna biz insanları ikaz etmiyor israf konusunda ’’İsraf edenler şeytanların kardeşleri olmuştur.’’ diye... Ne iftarda ne sahur da bir şey yiyemeden oruç tutan kardeşlerim, hakkınızı helal edin. Sizin o bir gün, iki gün, hatta daha da fazla günlerce sahursuz ve iftarsız tuttuğunuz oruçlara, Rabbımız bir güne on gün yüz gün sevabı verir inşallah... Hatta daha da ileri gidelim, benim tuttuğum oruçların sevabını da size yazsın Allah’ım...


:AJE:
Suudi Arabistan’ın büyük bir müftüsü, Somali’den bir soru aldığında göz yaşlarını tutamadı. Ona Somalili adamın sorduğu soru şuydu... ’’Biz ne iftar ne de sahur yapıyoruz Allah bizim orucumuzu kabul eder mi?’’ BASINDAN

Yediğimiz önümüzde, yemediğimiz ardımızda olan, nimetlerin kıymetini bilmeyen, acıma duygumuzu kaybettiğimiz biz erkek ve kadınlara yazıklar olsun. Gördüğüm zaman tüylerim diken diken oldu... Gözlerim nemlendi azıcık...

Allah cc. boşuna biz insanları ikaz etmiyor israf konusunda ’’İsraf edenler şeytanların kardeşleri olmuştur.’’ diye... Ne iftarda ne sahur da bir şey yiyemeden oruç tutan kardeşlerim, hakkınızı helal edin. Sizin o bir gün, iki gün, hatta daha da fazla günlerce sahursuz ve iftarsız tuttuğunuz oruçlara, Rabbımız bir güne on gün yüz gün sevabı verir inşallah... Hatta daha da ileri gidelim, benim tuttuğum oruçların sevabını da size yazsın Allah’ım...

Fakirliği ve garibanlığı yeryüzünden silmedikçe insanlar arasında adaleti asla sağlayamayacağız. On çeşit yemeği sofraya koyup da sonra selfi çekenler, akıllarınızı başınıza devşirin. Sayı ile kendinize gelin bir zahmet. Günde bir lokma ekmek, iki zeytin, bir bardak su ile iftar eden kardeşlerimiz var...

Zengin ve gelişmiş ülkelerin sofralarında çöpe atılan ekmek ve yemekler, kara kıta Afrika’ya gönderilecek olsa, Afrika’da ki kemikleri görünen o küçük kara derili bebelerin, annelerinin, babalarının hepsinin karnı bir güzel doyar, yeminle söylüyorum...

Dünyanın bir tarafında insanlar obezite denen şişmanlıktan, fazla yemekten hastalanırken, kara kıta Afrika’da açlıktan, midelerine bir şey girmemesinden yerle yeksan oluyorlar. Her gün on sekiz bin çocuk açlıktan ölüyor. Ey dünya, ey vurdumduymaz insanlar bu ayıbı daha ne kadar taşıyacaksınız?

Asgari ücret ile dört kişilik, beş kişilik ailesini tertemiz, alın teri, emeği, kazandığı paralar ile geçindirmeye çalışan, sahur yapan, sonrada ağız tadıyla iftar eden, abiler, ablalar, kardeşler, bacılar bu ülkede ki bütün vatandaşların hakkı helal olsun sizlere...

Siz de doyun bakalım, doyun, doyumsuzlar. Çatlayıncaya, patlayıncaya, aksırıncaya, tıksırıncaya kadar yiyin. Beş çeşit yemek üç çeşit salata, iki üç çeşit tatlı, on çeşit meyve koyun sofralarınıza... Bunu alabilen, yiyebilen var mı, yok mu, diye hiç düşünmeyin hemi... O televizyonlarda iskeleti, kemikleri görünen Afrikalı çocuğu seyrederken hiç mi bir yerleriniz sızlamayacak, hiç mi ruhunuzda fırtınalar kopmayacak? Siz doyurun doyurun, midenizi, ruhunuz doyar mı doymaz mı, işte orası meçhul... Doydunuz mu? Siz doyun, ben ağlıyorum...



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın günlük olaylar kümesinde bulunan diğer yazıları...
Korkularım Var Benim
Dondurmanın Ekonomimize Katkıları
Korona Sonrası Yapacaklarımız
Noel Babayı Beklerken
Birazda Fakir Edebiyatı Yapalım
Elmanın Beni Sevmesi Şart
Yürüyen Ölü Mü Yaşayan Ölü Mü
Kafayı Yemiş Bu Sam Amcanın Evlatları
Arıza
Kuru Gürültü

Yazarın deneme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Şair Olmak da Güzel İnsan Olmakta
Yarışmacı Arkadaşlara Başarılar Dilerim
Ali Topu Tut Sam Amcaya Sakın Atma
Ucu Yanık Mektuplar
Sütun Gibi Bacaklar
Ekonomik Yaptırım Budur İşte
Satanizm İkiye Ayrılır
Ucunda Tam 21 Milyon Dolar Var
Bir Türk Neden Emniyet Kemeri Takmaz
Sevgi Üzerine Bir Kaç Cümle - 12 -

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Bir Anda Pırr Sesi [Şiir]
Bu Gün Kokladınız mı Bir Çiçeği [Şiir]
Önce Bahar Gelirdi [Şiir]
Biz Çocuktuk [Şiir]
İlk Yazdığım Şiir Şöyle Başlıyordu [Şiir]
Göklerine Baktığım Ülkelerin Tadı Yok [Şiir]
Her Şeyin Bedelini Ödemeli Şairler [Şiir]
Oysa Bizim [Şiir]
Sigaranın Kendisini İçtiği Adam [Şiir]
Bilen Bilir Bana Sormayın Dostlar [Şiir]


Ahmet Zeytinci kimdir?

1961 Ankara'da başlayıp devam eden bir hayat. İlk ortaokul, lise ve iki yıllık bir üniversite deneyimi, ticaret hayatı Ankara'da iki tane aslan gibi evlat biri dişi biri erkek aslan olmak üzere hayat mutlu bir şekilde akıp gidiyor. Biraz şiir, biraz öykü ve denemelerin sıcaklığında. . .

Etkilendiği Yazarlar:
Nazım Hikmet, Aziz Nesin, Erich Fromm


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © Ahmet Zeytinci, 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.