..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Ölümden sonra yeni birşeylerin olduğu konusunda umutluyum. -Platon
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Deneme > Yazarlar ve Şairler > Resul Altınöz




1 Eylül 2020
Türk Edebiyatının Yenilikçi Yüzü: Tevfik Fikret  
Resul Altınöz
Servet- i Fünûn Edebiyatı özelinde, Türk edebiyatı tarihinde hakikatli bir yere sahip olan Tevfik Fikret' i magazinsellikten uzak gerçekleriyle inceleyeceğiz.


:CHB:
Servet- i Fünûn Edebiyatı özelinde, Türk edebiyatı tarihinde hakikatli bir yere sahip olan Tevfik Fikret' i magazinsellikten uzak gerçekleriyle inceleyeceğiz. Tevfik Fikret, Recaizade Mahmut Ekrem ile başlayan; "kulak için kafiye" anlayışının temelini oluşturduğu Servet-i Fünûn akımının şairlerinden biridir. Şiirin kurallı ve belli bir düzene dayanması gerektiğini savunanlara şiddetle karşı çıkmış ve "serbest müstezat" anlayışını edebiyatımıza yerleştirmiştir. Fikret, Mustafa Kemal Atatürk' ün hayatında çok derin etkiler bırakmıştır. Öyle ki Tevfik Fikret' in iyi şair olmadığını söyleyen birine tepki olarak  "O, karanlıklar içinde bir nur gören ve halkı o nura doğru götürmeye çalışırken, bu feryadı koparırken sizler nerelerdeydiniz? Niçin içinizden kimse onun gibi feryat etmedi" diyerek serzenişte bulunmuştur. Tevfik Fikret ' in İstanbul' u yerden yere vurduğu "Sis" şiirinde yaptığı benzetmeler, bazı kesimlerin onu kadın hakları hususunda linç etmesine neden olsa da; Fikret'in kadınlara karşı aldığı bir tavır değildir bu. Bilakis ülkemizde kadın haklarının desteklenmesini, kızların okula gitmesini savunan sanatçılarımızdan biridir kendisi. Biz bunları zaten bir kıyıda köşede okuduk. Asıl olaya, bilinmeyen yönlerine gel artık dediğinizi duyar gibiyim. Başlayalım o halde. Tevfik Fikret şeker hastasıydı. Şeker hastaları salgılanan bazı hormonlar gereği asabi bir yapıya sahip olmaktadırlar. Fikret, bu asabiyetten fazlasıyla nasibini almıştır. Servet-i Fünun dergisinin hazırlanışında çoğu kez arkadaşlarıyla tartışmalar yaşadığına şahit olunmuştur. Dergi hazırlanırken ufak bir yazım hatası bile onu çileden çıkarır, kelimeleri bir bir redakte eder, dergi kusursuz olduğunda basımına izin verirdi. Asabi ve mükemmeliyetçi bir insan olduğunu düşünürsek bu durum bizi çok da şaşırtmıyor.  Tevfik Fikret ahlak kavramına çok fazla önem verirdi. Ona göre "insan dürüst ve ahlaklı olmalıdır. Çünkü insanı insan yapan en önemli özellik budur." Ancak çevresinde dürüstlükten uzak kimseleri gördükçe giderek içine kapanmış, yaşamının son yıllarında ise kendisini tamamen Aşiyan'da bulunan evine kapatarak, hiç kimseyle görüşmemiştir.
Bu zaman zarfında eserlerini derleyip toparlamış, bazı eserlerinin ağdalı dillerini sadeleştirirek daha anlaşılır hale getirmiştir. Ahlak karşısında ki bu tavrını dinler karşısında başka bir boyuta taşıyan Fikret, "Dinlerin insanları birbirine düşürdüğünü" düşündüğü için dinlere karşıdır. Gelecek nesli, oğlu Haluk' un kişiliğinde idealize etmiştir. Ancak Haluk, yurt dışında papaz olmayı tercih eder. Cemil Meriç, "Su alan gemi" yazısına, "Haluk bir cins ismidir artık. Tarihten kaçanların ismi." diye bir not düşmüştür. Tevfik Fikret Nazime Hanım ile evliydi. Yaşamında ki ikilikler bu ilişkiye de cereyan etmiştir. Nazime Hanım' a yazdığı "Sen Olmasan" şiirinde önce, eşinin ölümü halinde dünyasına bir daha güneş doğmayacağını, hayatının perişan olacağını söylerken; şiirin sonunda da eşiyle olan ilişkisinin sadece hoş bir bağlılık ve alışkanlık olduğunu söylüyor. :) Edebiyat araştırmacıları buradan yola çıkarak Fikret'in eşine âşık olmadığını iddia ediyorlar. Ancak yolda arkadaşları ile yürürken sağ yanından yürüyecek olsalar "Hayır orası Nazime Hanım'a aittir! " diyerek ona olan sevgisini, belki de sadakatini göstermiştir.
Tevfik Bey' in aşk hayatı bununla sınırlı değil tabii ki. :) "Rubab-ı Şikeste" adlı eserinde
 "Tesadüf" başlığı altında yazdığı şiirler, hoş bir hanımefendiye yazılmış. Ve onunla geçen birkaç karşılaşmayı anlatıyor. Bu karşılaşmaların birisi sahilde, birisi Halit Ziya ile gittiği o dönemin alışveriş merkezi sayılan Bonmarşe mağazasında, bir de son olarak zengin bir beyefendi ile yemekte görmesi ile gerçekleşmiştir. Bu hoş hanımı başkasıyla yemek yerken gören Fikret, zaten platonik olan bu sevdasından vazgeçmiştir. Bu hanımefendinin, Fikret' in oğlu Haluk' un dadısı olduğu rivayet edilir. Tevfik Fikret buzlu su içmeyi çok severdi. Ağzının çok fazla kuruduğunu, sürekli içinin yandığını; buzlu suyun kendisini rahatlattığını söylerdi. Bu durumun şeker hastası olmasıyla bağlantılı olduğunu düşünebiliriz. Çok katı bir ahlak anlayışına sahip olan Fikret, küfürden nefret ederdi. O kadar ki kayınpederine ait yalıda kaldığı zamanlarda, balıkçıların devamlı birbirlerine küfür ettiklerini duyuyor ve bu küfürleri Oğlu Haluk' un da işitmesi onu çileden çıkarıyordu. Bu nedenle o yalıdan hemen taşınmaya karar vermiştir. Kendisinin yaz mevsimi de olsa sokağa şemsiye ile çıkma gibi bir alışkanlığı vardı. Sevmediği kişilerin suratlarını görmemek için şemsiyeyi bir araç olarak kullanıyordu. :) Biber dolmasını çok fazla severdi. Tolstoy' a büyük hayranlık duyardı. Kıyafetlerini seçerken bile Tolstoy' un gömlekleri tarzında seçimler yapar ve onun tarzına göre giyinirdi.
Tevfik Fikret 48 yıllık kısa bir ömürle bu dünyadan göçüp gitse de, bu kısacık yaşamında asırlık anılar biriktirmiştir. Onu bir çırpıda anlatıp geçmek mümkün değildir. Bütün yaşamını anlatmaya kalkarsak bu yazı bitmeyecek. :) Dolayısıyla yaşamından en çarpıcı detayları sizlerle paylaşmaya çalıştık. Tevfik Fikret' in usta kaleminden yaptığımız ufak bir alıntı ile yazımızı noktalıyoruz.
"Bir gölge kadar hür yaşasaydım. Bulsaydı hayâlim buna imkân cidden yaşamak ni'met olurdu. Heyhât! İnsan melek olsaydı, cihan cennet olurdu. "



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın yazarlar ve şairler kümesinde bulunan diğer yazıları...
Ömrümüzden Bir Süreya Geçti
İki Koca Yazar, Bir Küçük İstanbul

Yazarın deneme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Söylenmemiş Sözler Gezegeni: Ukde
İkinci Bir Emre Kadar Susuyorum
Bir Virüslük Canımız Varmış Meğer
Teselli Arıyorum
Anlatamıyorsun

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Kapat Gözlerini [Şiir]


Resul Altınöz kimdir?

Merhaba ben Resul. Kocaeli Üniversitesi Türkçe öğretmenliği 3. sınıf öğrencisiyim. Edebiyatla ilgileniyorum. Edebiyat benim için nefes alma sebebi. Edebiyat işim, edebiyat aşım. Çokca okur, fazlaca yazarım. Daha önce birkaç internet sitesinde, çeşitli dergilerde pek çok yazı yazdım. Şu an ise burada sizlerleyim.

Etkilendiği Yazarlar:
İskender Pala, Cemal Süreya, Tezer Özlü, Turgut Uyar


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2021 | © Resul Altınöz , 2021
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.