..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
İnsanlar yalnızca yaşamın amacının mutluluk olmadığını düşünmeye başlayınca, mutluluğa ulaşabilir. -George Orwell
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Öykü > Gülmece (Mizah) > Ahmet Zeytinci




24 Aralık 2020
Ayrılığın Böylesi  
Ahmet Zeytinci
Eni iyisi mektup yazıp masanın üstüne bırakıp kaçmak. Mektup yazmayı da becermem ama bir seferlik katlanacağız işte ne yapalım... Kalem kağıt bulsam bir yerlerden, diyorum ki hemen de başlasam. Zaten o üç dört saat içinde işten dönmüş olur, gelince beni bulamasın.


:ADG:
Evet, evet bu Fitnat dan ayrılmayı uzun zamandır düşünüyordum düşünmesine de ona bunu nasıl söyleyecektim, işte bütün meselede burada. Aniden çekip gitsem, izimi kaybettirsem, o biraz işin zor tarafı, babası memleketin çok ünlü bir sanayicisi, çok zengin, her yerde adamları var, arar tarar, yine de bir şekilde bulur ya da buldurur beni mutlaka...

Eni iyisi mektup yazıp masanın üstüne bırakıp kaçmak. Mektup yazmayı da becermem ama bir seferlik katlanacağız işte ne yapalım... Kalem kağıt bulsam bir yerlerden, diyorum ki hemen de başlasam. Zaten o üç dört saat içinde işten dönmüş olur, gelince beni bulamasın.

Başlıyorum işte yazmaya... ''Sevgili Fitnat.'' yok yahu olmadı, zaten uzatmalı sevgilim orasını biliyoruz. Liebe Fitnat, ohaaa! Ne Almancası yahu, Freiburg'da ki eski uzatmalı sevgilin İnge ile karıştırdın herhalde, dön başa tekrar yaz. En iyisi yekten adını yaz. ''Bak Fitnat, yok ulan o da olmaz, zaten masanın üstünde gördü mü illaki bakacak.''

Başlık atmasam ne olur? Ayıp mı olur? Yok yahu niye ayıp olsun, aynı evde altı senedir beraber yaşıyoruz, bizden başka da kimse girmez eve... Ya girerse? Demin dedin ya kimse girmez diye, saf İsmail... Bendeniz oluyorum İsmail... Hırsız mırsız girerse de mektubu görürse... Ulan salak hırsız eve girse, senin yazdığın ayrılık mektubunu ne yapsın? ''Ha bu adam önemli bir adam, ayrılık mektubunu alayım yıllar sonra bir müzayede de dünya kadar paraya satarım ben bunu.'' diye düşünür mü sanıyorsun? Çok safsın...

Vazgeçtim arkadaş atmıyorum başlık. Hem bu ayrılık mektubu işte, başlık olsa ne olur, olmasa ne olur? Başlaaaaa o zaman, zaman akıp gidiyor. ''Fitnat'cım ben gidiyorum, nereye gidiyorsun diye bir soru sormayacağını umut ederek ben de nereye olduğunu söylemeyip, bir meçhule doğru gidiyorum, diyeceğim sana. Sen de bana diyebilirsin ki meçhule gidersen meçhul asker olmazsın ama belki meçhul sevgili olursun. Yapamadık biz be Fitnat, senin ile yapamadık. Sen Fenerli ben Cimbomlu, sen İç Anadolu'dan ben Karadeniz, Sen Makyavelist ben anti Makyavelist ''Ne demek oluyorsa'' her şeyin antisi var, bunun da vardır mutlaka diye düşündüm. Sen pötibör seversin ben çizi kraker... Velhasıl anlaşamıyoruz biz Fitnat.''

Oğlum İsmail, anladınız tabi İsmail diye bir oğlum yok yahu, kendime sesleniyorum, iç sesimin dışa eksantrik bir şekilde vurmuş hali... Bunların hiç birini yemez bizim Fitnat, uyanık kızdır, en güzeli devletin hizmetinde çalışan gizli görevli, ajan olduğumu ve yurtdışında çok gizli, uzun süreli bir yere tayinimin çıktığını söylesem, nasıl olur? Buna da inanmaz gibi sanki, işsiz, güçsüz, dolaşıp Fitnat'ın eline bakan ben, gizli görevli ajan hem de ha! Başkada çarem yok, yedirirsem bunu yediririm gibi geliyor bana.

Bu gün gidiyorsam da, senden kopuyorsam da ''Ah ulan Fitnat.'' diyeceğim günlerde olmaz inşallah ileride... Tabi senin de ''Ah İsmail ah İsmail diyeceğin günler olmaz.'' Hayır şimdi ''Ben seni hak etmiyorum zaten diyeceğim, sen de bana, bırak bu ucuz numaraları, kocaman bir hastirrr be İsmail çekeceksin bilirim de çekme, çekme bana hastirrrr, ben hastirrrr çekilecek adam mıyım Fitnat?''

Yok, yok aga ben sanki buralardan gidemeyeceğim gibi geliyor. İyi de Fitnat'a da o kadar mektup yazdık, harcadığım zamana yazık yahu! Birazdan da elinde paketler ile gelir. Bu günde doktora gidecekti... Ya doktorda çok kötü bir şey filan söylerlerse, ağır bir hastalığın filan var gibi, o zaman işte ben de kendimi hiç affetmem billahi af etmem...

Zaman hızla akıp gitmiştir. Fitnat anahtar ile kapıyı açar, içeri girer. Söylemem lazım, söylemem lazım diye içimden düşünceler geçmektedir...

Selaaaaaaaaaam ''Selam aşkım.'' Benim sana iki şey söylemem lazım.'' Benim de sana bir şey söyleyeceğim var. ''İsmail, aşkım hayatım önce ben sana söyleyeyim, sonra da sen bana söylersin.'' Olur tabi neden olmasın. ''Birincisi bugün doktora gitmiştim ya.'' Fitnat'ı can kulağı ile dinlemekteyim. ''Müjdeeeeeee işteeeeee bir hastalığım çıkmadı'' Vahaaaaaaaaaaaaaaaaaaav ne güzel! dediğimi hatırlıyorum, düşeyazdım ama zarzor ayaktaydım. İkincisi de ''Dur dur Fitnat ben de sana söyleyeyim sen ikinciyi ondan sonra söyle... ''Ben senden ayrılmak istiyorum ve artık buradan gidiyorum, elveda demek istiyorum, sana Fitnat.'' Fitnat bir an donar kalır. Başından kaynar, kaynamayan bilumum sular dökülmüştür. İsmail ''Senin söyleyeceğin ikinci haber neydi?'' Fitnat İsmail'e döner ''Çok önemli bir şey değildi canım, babam altı seneden sonra bizim ile barışmak istiyormuş, onun içinde bize tripleks kışlık bir villa, bir de Fethiye'de yazlık ile sana da son model bir Mercedes almış, fabrikasının bir bölümünde de üst düzey yönetici yapacakmış seni.'' Ben de onu söyleyecektim sana, ama artık benden ayrılacağın için bunların hiç bir önemi kalmadı.'' Burada film kopar ve bayılırım, ayıltana aşk olsun...



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın gülmece (mizah) kümesinde bulunan diğer yazıları...
Sinirlendim mi Oluyor Bunlar
Zorunlu Trabzonsporlu Olduk
Meyve Cumhuriyetleri
Saadettin Ağabey İçeride mi
Uzak Durun Küfürden
Ayak Baş Parmağımın Marifetleri
Bayılıyorum Bu Takılmalara
Kalemim ile Sohbet
Gece Uykularım Kaçmıştı Sabah Kapıda Bekliyormuş Beni
Çikolatatör

Yazarın öykü ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Ay Em Ef Biraderler
Ben de Saadet Zinciri Kuruyorum
Limited Şirket Ortağı Bile Değiliz Abi Ne Stratejik Ortağı
Maaşını Soruyorum Söylemiyor
İnsanlık İçin Küçük Sizin İçin Büyük Bir Adım
Emrin Olur
Serbest Meslek
Enflasyonun Düşmesi Bana Hiç Yaramadı

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Vicdandır Hepten Bize Doğru İşler Yaptıran [Şiir]
Yanar Ha Yanar Yüreğim [Şiir]
Fakirlik Zor Zanaat Be Dostum [Şiir]
Unutup da Gafil Olma [Şiir]
Memleketi Kurtarmaya Soyunduk [Şiir]
Biz Bir Yudum Sevgi ile Doyuyoruz [Şiir]
Sevgili Paltom [Şiir]
Eyvallah [Şiir]
Unutma Ey Milletim [Şiir]
Yolunu Şaşıran Bir Mermi [Şiir]


Ahmet Zeytinci kimdir?

1961 Ankara'da başlayıp devam eden bir hayat. İlk ortaokul, lise ve iki yıllık bir üniversite deneyimi, ticaret hayatı Ankara'da iki tane aslan gibi evlat biri dişi biri erkek aslan olmak üzere hayat mutlu bir şekilde akıp gidiyor. Biraz şiir, biraz öykü ve denemelerin sıcaklığında. . .

Etkilendiği Yazarlar:
Nazım Hikmet, Aziz Nesin, Erich Fromm


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2021 | © Ahmet Zeytinci, 2021
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.