..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Yalnızca sevgiyi öğret, çünkü sen osun. -Anonim
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > İnceleme > Entelektüel > Yûşa Irmak




10 Ocak 2021
Bilgelik  
Yûşa Irmak
Bilgelik, düşünceye şekil verme sanatı. Bilgide seçicilik şart. Çok bilmek değil lüzumlu olanı bilmek sabit kriter. Tefekkür kaçınılmaz. Başka türlü, ilmin irfana, malumatın marifete dönüşmesi imkânsız. Çünkü, sonu olmayan dikey bir yolculuktan dem vuruyoruz…


:CD:
“Bilgelik, düşünceye şekil verme sanatı. Bilgide seçicilik şart. Çok bilmek değil lüzumlu olanı bilmek sabit kriter. Tefekkür kaçınılmaz. Başka türlü, ilmin irfana, malumatın marifete dönüşmesi imkânsız. Çünkü, sonu olmayan dikey bir yolculuktan dem vuruyoruz…

Yani, her bilenin üstünde bir başka bilen bulunduğu, bulunacağı ve bulunması gerektiği hakikatini hazmetmiş bir şuurun, doyumsuz öğrenme cehti ve bitmez, tükenmez öğretme, aydınlatma gayreti ile ulaştığı dinamik sentezden. İlme ilmikli hal. Göksel yanımızın tanış yüzü. Saf, duru, berrak, nurlu… Akıl “mevcut” u, ruh ve kalp “vücut”u bilmenin peşinde. Akıl parçaya, diğerleri ise bütüne talip. Her iki bağlamda da bilginin inşa serüvenini belki epistemolojik verilerle açıklamak kabil.

Ne ki, ibda (yoktan var edilişi) keyfiyetini izah, ancak ontolojik kuralları idrakle mümkün. Mutlak ve külli bilgi Rabbimiz’e mahsus. Mahiyeti eşya bütünüyle sadece O’na malum. İlim O’na ait yüce bir sıfat. Hem mevcut hem de vücut sırları yalnız ve yalnız O’na ayan. O, varlığın varlık olmadan önceki yokluk bilgisinin de sahibi. Varlık ya da yokluk O’nun indinde ve O’nun ilminde eşit, olanı, oluş halinin başlangıcında da sonunda da aynı şekilde bilir.

İnsan da dahil bütün varlıkların kesbi, vehbi ya da fıtri bilgisi hep O’nun yaratmasıyla vücut bulur ve bildirmesiyle bilinir hale gelir. O’nun yaratması ve bildirmesi dışında hiçbir varlık, bilmenin ne olduğu dahil hiçbir şeyi bilemez. Varlığa bilmenin ne olduğunu ve ne olmadığını öğreten de O’dur. “Şey” dediğimiz mevcut, nasıl ki yaratılmadan önce böyle bir kavramla anılamazsa, O’nun bildirmedikleri de anılamaz. Biz, varlığın vücut öncesi pozisyonuna adem(yokluk) dediğimiz gibi, bildirilmeyen bilgiler “yekun”üne de gayb ismini veririz.

Ne ki O’nun ilminde yoka yer olmadığı gibi gayba da yer yoktur. O’nun yanında her şey açık her şey mevcuttur. O’nun ilmi asli, zati, bizim bilgimiz ise sonradan olma ve arızidir. Dolayısıyla O, ilminin nurunu gönderdikçe ve gönderdiği nispette bizler bir şeyler bilir ya da kendimizi bilir zannederiz. Âmâ O, nurunu tamamen ya da kısmen çektiğinde, cehlimizle ortada kala kalırız. Bilgi kaybı, hatta bazen bilginin bütün bütün yitirilişi bizzat bilginin kaynağı olmadığımızın da göstergesidir.

Öyleyse bilgiyi nefsimize izafe ile sahiplenmemiz hiç de bilgece bir davranış değildir. Bilge, bu bağlamda sadece mahviyet ve tevazuun adıdır, adamıdır… Bilen insan, bilgisinin asıl kaynak ve membaına yani Allah’ına karşı mutlaka bilmeyenlerin çok çok ötesinde saygılıdır. Bilen insan, ancak bu saygısı ölçüsünde bilge sayılır… Ontolojik gösterge bilen ve bilinen arasındaki sempati dönüşümünü işaretlemesi bakımından da çok önemli. Mutlak bilen O olduğu gibi öncelikli bilen de yine O. Sonra, bilinmeyi isteyen, seven ve kendisini -bildirdiği ölçüde olmak kaydıyla- bilebilecekleri yaratan da yine O. Ardından kendisini bilinen (Maruf) olarak takdim; varlığı ise bilen konumunda takdir eden de O.

Bilenin bilgisine, bilgisi nispetinde muhabbetini bahşeden de yine O. Hak aşkı bu muhabbetten bir şule. Hakikat tutkunluğu bahşedilen sevgiye mağlubiyet. Onur ki ne onur; şeref ki ne şeref… Bilgeyi bilginden, filozofu sıradan âlimden ayıran, ayrıştıran tefrik işareti böylesi bir aşka, tutkunluğa, sevdaya sahip oluş. Kelimeleri kavramlaştırmak yüksek bir idrak işi. Kavrama nefes edip onu harekete dönüştürmek seçkinliği ele veren ezeli yetenek. Bilgelik biraz da böylesi bir nasip terkibi..”



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın entelektüel kümesinde bulunan diğer yazıları...
Hasretin Sebebi: İlham

Yazarın İnceleme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Müteradif (Eş Mânâlı) Kelimeler
Güven (Mek)
Cihan Harbi Yahudiler ve Türkler
Aydın ve Politikacıların Savaşı Neden Bitmez?
Üçüncü Dünya Savaşı ve Müslümanların Hâli
Güzel Düşünce Güzel Sözün Etkisi
Söz, Aşk ve Edebiyat Üzerine Lakırdılar
Kültür ve Medeniyet
Şiir Üzerine Lakırdılar
Edebiyatımızda Halk ve Aydın Çatışması

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Kehribar Gözlüm [Şiir]
Yuh Olsun [Şiir]
Med Cezir [Şiir]
Yâr Gördüm [Şiir]
Beste-i Nigar [Şiir]
Dediler [Şiir]
Leyla’ya Hitabım [Şiir]
Med Cezir [Şiir]
Bahar Güzelim [Şiir]
Turnalar [Şiir]


Yûşa Irmak kimdir?

Felsefe ve edebiyat aşığı! Yayıncı, gazeteci ve kitapsever. . .


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2021 | © Yûşa Irmak, 2021
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.