..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Yaşamak ne güzel şey be kardeşim. -Nâzım Hikmet
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Öykü > Aşk ve Romantizm > ERDEN ERKİN




12 Ocak 2004
Bir Deniz Vardı  
ERDEN ERKİN
Deniz, barın aynasında uzun uzun kendisini seyretti. Sarışın başına, yemyeşil gözlerine, küçücük kalkık burnuna baktı, yuvarlak omuzlarına... ERDEN ERKİN...


:AJAAJ:
BİR DENİZ VARDI        

Deniz, barın aynasında uzun uzun kendisini seyretti. Sarışın başına, yemyeşil gözlerine, küçücük kalkık burnuna baktı,
yuvarlak omuzlarına...
      

            Barmenden bir viski daha istedi; bir yudum aldı, tekrar kendisini seyretmeye koyuldu aynadan.Alkolün
etkisiyle başı hafifçe dönüyordu. Alkole dayanıklıydı. Erkenden başlar, çok geç saatlere kadar içerdi.


            Saçlarına takıldı gözleri, ipeksi, ışıl ışıldı. Az mı şampuan reklamlarına çıkmıştı, saçlarının güzelliği
sayesinde şampuan gündeme oturmuş, çok tutmuştu. Arada dizi filmlerde küçük rollerde oynuyordu. Asıl mesleği mankenlikti.
Aranılan, sevilen ve çok ta tutulan bir mankendi. Mayo, bikini defilelerinin, iççamaşırı reklamlarının, güzel vücudu
sayesinde, aranılan yıldızıydı. Star olmasa bile, ismi pek hafızalarda kalmasa bile, yeşil gözlerini bir gören bir daha
unutamıyordu onu. Ya o ipeksi, omuzlarına dökülen sarı saçları, kuaför eli değmeden doğal hali  bile ipeksi,
ışıl ışıldı, dolgun, kendiliğinden sarı rengin birkaç tonuna bürünürdü.


            Asıl yeşilin binbir tonu gözlerindeydi, gözlerini bir görenin onu bir daha unutması olanaksızdı.
Gözlerini çok iyi kullanırdı.Önce erkeklerin gözlerinin ta içine bakar, bu bakış erkekleri iliklerine dek titretir,
içlerine işler, bir daha unutamazlardı.


            Çantasından bir sigara çıkarıp yaktı. Dumanını yukarıya doğru halkalar çıkararak yavaşça üfledi.
Sevdiği bir oyundu bu. Viskisinden irice bir yudum daha aldı, tekrar aynadan kendisini izlemeye koyuldu.


             Üniversite sınavını kazandığı için Bursa' dan gelmişti İzmir' e. Bursalı olmakla övünürdü hep, baba tarafı
İzmirli olsa bile, o kendisini Bursalı görüyor, Bursa' yı ve Bursalılar' ı çok seviyordu.Bursa, doğup büyüdüğü kentti,
bütün hayatı, hatıraları hep Bursa' daydı. Ya sevdiği, çocukluk aşkı Ersen şimdi ne yapıyordu, kimbilir kiminle
nerelerdeydi?

             İçini bir hüzün kapladı. Ersen' in çocuksu gözleri, masum yüzü aklına gelince içi burkuldu. Bir onu
sevmişti gerçekten, bu kentin gece hayatında Deniz' i tanımayan yoktu. Zengin playboylar onu elde edebilmek için
ne dümenler çeviriyorlardı. Çoğuyla beraber oluyordu, ancak bu birliktelik yüzeyseldi, almak-vermek üzerine
kurulmuştu. Mutluluk, sadece almaktı, vermekti, türlü dümenler çevirerek çok şey bilmekti. Bu çevrede kalabilmesi
buna bağlıydı. Gerçek anlamda bir Ersen' i sevmişti. Ersen de üç yıl önce onun kaprislerine dayanamamış, Bursa' ya
dönmüştü. Severek ayrılmışlardı, gidiş o gidiş...Bir daha aramamıştı Ersen.Onun da hala kendisini sevdiğini,
kimseyle evlenmediğini biliyor ve bundan tuhaf bir mutluluk duyuyordu. İsteyeni, çevresinde dolananı çoktu oysa,
ancak Deniz kimseye yüz vermiyor, yüzeysel birliktelikler kuruyor; böylece çocukluk aşkının hatıralarına
ihanet etmemiş sayıyordu kendini. Böyle yapmaktan büyük bir keyif alarak huzur buluyordu.

             Fakültenin ikinci sınıfında baştan çıkarmışlardı Deniz' i. Öncelikle bir iki küçük defile, bir iki
reklam filmi derken; ardından baba parasıyla yaşayan genç playboylar, gece hayatı, başını döndürmüş, okulu bırakmıştı.
Bu hayatın ta içine dalmıştı, istese de çıkamıyordu. Öyle bir tutkuydu ki bu, erkeklerin en yakışıklısı, en zengini,
en bakımlısı, en güçlüleri etrafında pervane oluyor, bir dediğini iki etmiyorlar; onların sınırsız güçlerinden yararlanıyor, açılmaz kapıları açıyordu. Bu görkemli yaşamın öyle bir cazibesi vardı ki, bu hayatı bırakıp Ersen' e bile dönmek istemiyordu.

              Şimdilerde otuzunu tamamlamış, çok güzel, olgun, gece hayatının en ince detaylarını dahi büyük bir
ustalıkla bilen, piyasanın kurdu bir kadındı Deniz. Güçlü insanların gücünden yararlanıyor, normal insanların karşısına
Hayber Kalesi gibi çıkan aşılmaz kapıları aşıyordu. Dokunulmazlar sınıfının vazgeçilmez bir bireyiydi, bir telefonla  yaptıramayacağı iş yoktu.
          
              Barmene dönerek :

              -Bir duble daha lütfen, dedi, barmenin uzattığı viski bardağını aldı, düşünceli bir şekilde baktı, küçük
bir yudum alarak barın üstüne bıraktı.

               Ailesinden ayrı yaşıyordu, yanında kimi kimsesi yoktu. Koca dairede, hizmetçisini de saymazsak bir başına
yaşıyordu. Aslında bu kalabalıkta, bu insan çokluğunda yalnızdı, yapayalnız...Bir gizinizi anlatamazdınız, bir sorununuzu paylaşamazdınız; herşey yüzeyseldi.

                Hiçbir şey göründüğü gibi değil, diye geçirdi içinden.Beklediği adam da gecikmiş, canı sıkılmıştı.
Sıkılıyordu, artık içini hüzün kaplıyordu; yoksa bu hayattan bıkmış mıydı? Hayır, hayır, asla...Bu hayat olmasa yaşayamazdı.

                " Ersen' le olsam herşey başka olurdu," diye mırıldandı. " Hayatım çok daha güzel olurdu."
                Barmen atıldı :

                "Efendim?"
                "Sana demedim, mırıldanıyordum."
                "Affedersiniz..."

Viski bardağında kalan son içkiyi de bir dikişte bitirdi. Nerede kalmıştı bu adam? Bu gece de bunun kaprislerine
katlanacağım, diye düşündü.

                 Barın aynasından, beklediği adamın içeriye girdiğini gördü.

                 Yüzünde zoraki bir gülümseme :
                 "Hoşgeldin sevgilim," dedi, " nerede kaldın?"

                 "Fabrikada işle ilgili bir sorun çıktı, hallettik sonunda..." dedi adam hesabı öderken.
                 Deniz' e döndü :

                 "Hadi sevgilim, gidiyoruz, arkadaşlar bizi bekliyor."
                
                 Birlikte, yeni başlayan bir geceye doğru gittiler...


ERDEN ERKİN...BİR DENİZ VARDI...
            



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın aşk ve romantizm kümesinde bulunan diğer yazıları...
Yabancı

Yazarın öykü ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Şairin Ölümü
Çamur Nedir?
Ölümüne Aşklar...
Barmen Öyküleri
Mankenler Dünyası
Gidenin Ardından...
Yaralı Martı...
Aşkın Hüzünlü Yüzü...
Mazi İçimde Yaradır...
Bayramın İlk Günü...

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Tenimde Sen Yanıyorsun, İçimde Ben... [Şiir]
Seninle Aşkımız [Şiir]
Gözlerin Gelince Aklıma [Şiir]
Bitmesin Bu Masal... [Şiir]
İçimdeki Fırtına [Şiir]
Karanlığın Gözleri... [Şiir]
Son Bölüm [Şiir]
İzdüşüm [Şiir]
Sen Deniz Olursun, Ben Umman... [Şiir]
Bir Deniz Masalı... [Şiir]


ERDEN ERKİN kimdir?

Bilmiyorum şimdi kiminlesin, nerde? Eğer düşmeseydim ayrılıklarla derde, seninle çok mutlu olur dum, olur olmaz her yerde. . . Ne olur gitme, kal! Bitmesin bu masal. . . ERDEN ERKİN Uluslararası Turizmci

Etkilendiği Yazarlar:
Aşk, martı kanadının denize değdiği andır; yitirilen, kumsalda beklemekle geçirilen zamandır. ERDEN ERKİN


yazardan son gelenler

bu yazının yer aldığı
kütüphaneler


yazarın kütüphaneleri



 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |


İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2017 | © ERDEN ERKİN, 2017
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.