..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Sanatçının işlevsel tanımı bilinci neşelendirmektir. -Max Eastman
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > İnceleme > Sağlık > M.NİHAT MALKOÇ




27 Ocak 2005
Veremle Savaş  
M.NİHAT MALKOÇ
Hastalıklar insanların yakasını bir türlü bırakmıyor.Gerçi hastalıklar ilâhî imtihan için bir vasıta ve vesiledir.Allah,bu şekilde insanların sabrını ve tahammülünü ölçmektedir.


:EGBA:


     Hastalıklar insanların yakasını bir türlü bırakmıyor.Gerçi hastalıklar ilâhî imtihan için bir vasıta ve vesiledir.Allah,bu şekilde insanların sabrını ve tahammülünü ölçmektedir.
     Her devrin kendine mahsus hastalıkları mevcuttur.Bu hastalıklara ilâç bulununca yenileri gelmektedir.Bu silsile böylece devam edip gidecektir.
     Bugün AIDS neyse,bir zamanlar verem de o derece tehlikeli bir hastalıktı.O zamanlar binlerce insan bu illet yüzünden dünyadan göçtü.Tıp geliştikçe verem kader olmaktan çıktı.Sıradan bir hastalık hâline geldi.
     Vereme halk dilinde “ince hastalık”,tıp dilindeyse “tüberküloz” denmektedir.
     Verem bulaşıcı bir hastalıktır.İnsandan insana ve hayvandan insana rahatlıkla geçebilmektedir.Verem mikrobuna “Koch Basili” ismi verilmektedir.Çünkü bu mikrobu Alman Robert Koch adlı bir tıp âlimi bulmuştur.Onun için de onun soyadıyla anılagelmektedir.
     Koch Basili, vücuda daha çok solunum ve sindirim yoluyla geçmektedir.Onun için veremli insanların kullandığı araç ve gereçlerle temas etmemeliyiz;onlardan uzak durmalıyız.
     Tüberkülozun pek çok çeşitleri mevcuttur.Verem mikrobu hangi organa bulaşmışsa öncelikle o organı tahrip eder ve o organın adıyla anılır.Bu nedenle tıpkı kanser gibi veremin de pek çok çeşidi vardır.Lâkin en yaygını solunum organımızla ilgili olan Akciğer Veremi’dir.Bunun dışında gırtlak,deri,ilik,kemik veremi gibi türlerine de rastlanmaktadır.
     Bir zamanların en dehşetli hastalığı olan verem bugün rahatlıkla tedavi edilmektedir.Ama erken müdahale etmek gerekir.Aksi hâlde önüne geçilmez bir hâl alabilir.
     Bilindiği gibi tüberkülozdan korunmak için çok etkili bir aşı geliştirilmiştir.Buna “B.C.G aşısı” diyoruz.Her yıl verem aşısı için seferberlikler düzenlenmektedir.Bu aşı bebeklere ve okul çağındaki çocuklara uygulanmaktadır.B.C.G aşısı,vücuda giren verem mikrobuyla etkin bir biçimde mücadele edecek içeriğe sahiptir.
     Bugün ülkemizde hemen her vilâyette Verem Savaş Dispanserleri ve Verem Savaş Dernekleri kurulmuştur.Israrlı takip ve etkin mücadele sonucu verem vakaları yurt genelinde asgariye indirilmiştir.
     Ülkemizin özellikle büyük şehirlerinde verem hastaları için özel hastaneler yapılmıştır.Bu ihtisas hastanelerine “sanatoryum” adı verilmektedir.
     Verem hastalığının belirtileri; gece terlemeleri,devamlı yorgunluk,hâlsizlik,ateşlenme ve kesik kesik öksürmedir.
     Beslenme bozuklukları ve havasızlık vereme davetiye çıkarır.Mümkün olduğunca veremli hastalardan uzak durmalıyız.Onların kullandığı eşyaları asla kullanmamalıyız.En önemlisi de çocuklarımıza muhakkak B.C.G aşısı yaptırmalıyız.Alkolden uzak durmalıyız.Sözlerimi şâir İ.Hakkı Talas’ın veremle ilgili şu dörtlüğüyle bitiriyorum:
     “Yıkacağız yakında
      Gizli kalelerini
      Karar verdik,and içtik
      Yok etmeye veremi.”

e-mektup: mnihatmalkoc@hotmail.com



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın sağlık kümesinde bulunan diğer yazıları...
Kanserin Son Kurbanı: Neriman Üçüncü
Bir Tiryakinin Son Sözleri

Yazarın İnceleme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Arif Nihat Asya'nın Doğumunun 100. Yılı
Gevheri'nin Hayatı ve Şiirleri
Vatan Sevgisi İmandandır
Yusuf Has Hacip'in Şâirlere Bakışı
Trabzonlu Edebiyat Tarihçisi Nihat Sami Banarlı
Okul ve Hapishane
Memleket Havası ve Köprübaşı Tv Sitesi
Bir On Kasım Sabahı
Yapraklar Dökülür Kasımlarda!..
İlköğretim Okulları ve 100 Temel Eser

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Tutumlu Ol Çocuğum [Şiir]
Halep'e Kelepçe [Şiir]
Yerli Malı Kullanın [Şiir]
İfrit İle Karınca (Manzum Masal) [Şiir]
Çanakkale Geçilmez [Şiir]
Sevgi Çınarı [Şiir]
Madur Dağı Güzellemesi [Şiir]
Başöğretmen Atatürk [Şiir]
Atatürk Öldüğünde… [Şiir]
Sevgi Köprüleri [Şiir]


M.NİHAT MALKOÇ kimdir?

NİHAT MALKOÇ’UN BİYOGRAFİSİ Beş çocuklu bir ailenin en küçük ferdi olarak 1970 senesinin 1 Haziran’ında Trabzon’un Köprübaşı ilçesine bağlı Gündoğan Köyü’nde hayata “Merhaba” dedi. İlkokulu komşu köy olan Güneşli Köyü’nde okudu. Orta ve lise öğrenimini Köprübaşı Lisesi’nde tamamladı. En büyük emeli iyi bir hukukçu olmaktı. Lise son sınıfta girdiği üniversite imtihanında KTÜ/Fatih Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği Bölümü’nü kazandı. Dersaneye gitme imkânı ve zaman kaybına tahammülü olmadığı için kazandığı fakülteyle yetindi. 1992 yılında okulu bitirdi. İlk göz ağrısı olarak nitelediği Gümüşhane’de beş yıla yakın öğretmenlik yaptı. Her geçen gün öğretmenliği daha çok sevdi. Artık öğretmenliği bir tutku olarak görüyor. Vatan borcunu İstanbul’da Kara Kuvvetleri Lisan Okulu’nda Yedek Subay Öğretmen olarak onurla yerine getirdi. Bu peygamber ocağında yüzlerce yabancı subaya güzel Türkçe’mizi öğretti. Ankara’da girdiği sınavı kazanarak Akçaabat Anadolu İmam-Hatip Lisesi’ne Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni olarak atandı. Burada iki yıl görev yaptı. Daha sonra girdiği yazılı ve sözlü imtihanı kazanarak Türkî Cumhuriyetlerden Türkmenistan’ın başkenti Aşkabat’a,üç yıl görev yapmak üzere, öğretmen olarak gönderildi. Burada Mahdumkulu Türkmen Devlet Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi’nde ve İlâhiyat Lisesi’nde Türk Dili öğretmeni olarak çalıştı. Yine Aşkabat’ta Türkçe Öğretim Merkezi’nde(TÖMER) bir yıl boyunca değişik milletlerden kişilere Türkçe’yi sevdirerek öğretti. Şu anda Akçaabat’a bağlı Derecik İlköğretim Okulu’nda görev yapmaktadır. Bugüne kadar,en büyüğünden en küçüğüne kadar onlarca dergi ve gazetede fikrî,edebî,felsefî ve kültürel konularda yüzlerce yazı ve şiir yazdı. Bu yayın organlarından Türk Edebiyatı,Türk Dili,Bizim Çocuk,Çınar,Bizim Azerbaycan,Anadolunun Sesi,Üniversitelinin Sesi,Türkiye,Bizim Okul,Şenliğin Sesi,İnsanlığa Çağrı,Yeni Sesleniş,Gençliğin Sesi gibi dergilerde;Türksesi,Demokrat Gümüşhane,Kuşakkaya,Ortadoğu,Yeni Mesaj,Hergün,Candaş,Edebiyat,Bolu Üçtepe,Akçaabat Yeni Haber,Karadeniz Olay,Hizmet gibi gazetelerde yıllardan beri deneme,makale,fıkra ve şiirler yazmaktadır. “Bizim Okul” isimli kültür,sanat ve edebiyat dergisinin Yazı İşleri Müdürlüğü’nü yaptı. Kültürel organizasyonların çoğunda aktif olarak görev aldı. Sevgi,Dostluk ve Kardeşlik konulu şiir yarışmasında birincilik,Trabzon Belediyesi’nin düzenlediği Çevre ile ilgili yarışmada birincilik,yine aynı belediyenin düzenlediği “İki binli Yıllara Doğru Trabzon” konulu makale yarışmasında mansiyon,Akçaabat Belediyesi’nin değişik zamanlarda organize ettiği şiir yarışmalarında birincilik,ikincilik,üçüncülük ödülleri kazandı. Karadeniz Yazarlar Birliği kurucularındandır. Halen bu birliğin üyesidir. Bunların yanında elinin altındaki öğrencilere rehberlik ederek ve bizzat örnek olarak,onların da pek çok kültürel yarışmada ödüller almasına zemin hazırlamıştır. İkisi kız,biri erkek olmak üzere üç çocuk babasıdır.

Etkilendiği Yazarlar:
Necip Fazıl Kısakürek,Mehmet Akif Ersoy,Yahya Kemal Beyatlı


yazardan son gelenler

bu yazının yer aldığı
kütüphaneler


yazarın kütüphaneleri



 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2019 | © M.NİHAT MALKOÇ, 2019
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.