..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
İnsan melek olsaydı dünya cennet olurdu. -Tevfik Fikret
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Öykü > Soyut > Nezihe Ecevit




9 Mayıs 2005
Benlezülkarneyn  
Nezihe Ecevit
Elimi kaldırıp selamlıyorum. Selamımı hemen arkasında yürüyen Türkeş’çi genç karşılıyor. Oysa başparmağımla birleştirdiğim ortaparmaklarım gencin yüzüne değil, gökyüzüne bakıyor. O anlamıyor. Ama Zülkarneyn anlıyor.


:BJHE:
Sabah... Ilık... Pencerenin önüne oturmuşum, seyrimde insanlar... Karınca sürüleri. Oysa tümü boş yuvaların. Birikmiş “dış” “kı” lardan başka hiçbir somutluk yok. Gözlerim görüyor tümünü geçenlerin, varlığımsa ulaşamıyor somutluğuna duygularının. Düşünmeden edemiyorum kalıpların içinde gizlenen gerçekliği. Var mı acaba diyorum, en ufak bir kıpırtı amaçlı – mutlağa-. Var diyemiyorum, rahatlayamıyorum.
Yağmur başlıyor... Adımlar hızlanıyor. Sanki yağmur yağdığında ondan kaçmak şartmış gibi.Sanki ıslaklığın bozduğu saçlarla, yüzde akıttığı boyalarla, birbirinin yüzüne bakmak suçmuş gibi... Zülkarneyn’i görüyorum karşı kaldırımda. Akışa geçmiş selinti suyunun tam ortasında yürüyor. Ayakları çıplak. Bakışıyoruz. Sokakçı sanıyor yanından geçenler, kavis verirken adımlarına. Göz kırpışıyoruz. “ Bitti mi boynuzların ayrımı?” diyorum. “Az daha var” diyor. “Won Allen’i bekliyorum.” Elimi kaldırıp selamlıyorum. Selamımı hemen arkasında yürüyen Türkeş’çi genç karşılıyor. Oysa başparmağımla birleştirdiğim ortaparmaklarım gencin yüzüne değil, gökyüzüne bakıyor. O anlamıyor. Ama Zülkarneyn anlıyor. “ O’na selam söyle” diyorum. Tamam dercesine başını sallıyor ve uzaklaşmadan gidiyor. Sonra ani bir hareketle dönüyor. “Açsana kapını” diyor. “ Açamam diyorum, olduğun yerden konuş.” “ Üşüdüm ama”diyor. “Hadi oradan diyorum, zemherilerde dolaşan sen kuzeybatı karayelinde mi üşüyeceksin.” “ O halde neden çağırdın beni?” “ Çağırdıysam evimin içine gel demedim ki.” “ İlk kez bir ölümlü misafirliğimi geri çeviriyor.” “ Ben misafirliğini geri çevirmiyorum, sana odalarıma gelme diyorum.”
Ertesi sabah...Yağmur sonrası hafif serin... Pencerenin yanında oturmuşum. Seyrimde insanlar. Yaradılışın en mükemmel parçaları. Gururlarının gürzlerini zincirleyip bileklerine, yaratıp kendi köleliklerini yine kendilerine, ortalarda dolananlar... Dibe vuruşun son demlerini yaşayanlar... Aydınlananlar; aydınlanamayanlar... Ve aydınlatanlar... Gözlerim karşı kaldırıma kayıyor, arıyor...Bulamıyor. “Sen bu sobanın üzerinde hiç kokoroz pişirmemişsin” diyor. Korkuyla dönüyorum, karşı duvara dayalı bordo kadife koltukta oturuyor. “ Kokoroz da ne?” diyorum. “ Kurutulmuş mısır tanelerini alırsın, kocaman bir tencerenin içine doldurduğun suyun içine koyup sobanın üzerinde kaynatırsın. Ama illa sobanın, öyle yeni moda ocakların üzerinde olmaz. Saatlerce, hatta bazen günlerce kaynatırsın. Çünkü tohum aynı olsa da, bazen inatçı taneler olur mısırların arasında. Tek bir pişmeyen tane kalmayıncaya kadar kaynatırsın...” “Pişenler hamur oldu!” “ Ee olacak o kadar, amaç kokoroz pişirmekse, önden gidenler bekleyecek. Bekleyemiyorsa hamur olacak.” “ Pişti mi kokoroz diyorum. Bu kadar mı?” “Bu kadar.” diyor. “İstersen birazcık deniz tuzu serpelersin üstüne. Otur afiyetle ye.” “ Ya mısır sevmiyorsam!” diyorum. “O zaman sana aynı tarifi bulgurla yaparım, onu da sevmiyorsan pirinçle, nohutla, buğdayla...” Normal değilsin sen.” diyorum. “ Değilim.” diyor ve ekliyor. “Hani o zor pişen taneler var ya...Onları tencerenin içine gizliden ben atarım.”
“ Biliyor musun diyorum, annem hala bahar dönüm günlerinde bahçedeki gülün dibine kiremit parçalarından evler yapıp seni bekliyor. Şimdi bir telefon etsem ve desem anne seninki burada, bana kokoroz tarifi veriyor... Hangisi komik, sen ve kokoroz tarifin mi, annem ve onda kalmış senin mitin mi?” “Sen komiksin.” diyor. Koltuktan kalkıyor, “Hala bekliyor musun?”diyorum. “Kimi?” Diyor. “Won Allen’i.” “O işi çoktan hallettik.” diyor. “Ama daha dün... “Benim için dün yoktur.” diyor. Kapıya doğru ilerliyor... “O’na selam söyle diyorum. Tamam dercesine başını sallıyor. Kapıdan çıkmadan gidiyor.

.Eleştiriler & Yorumlar

:: tebrikler
Gönderen: Kâmuran Esen / Bolu/Türkiye
30 Aralık 2005
Sevgili Nezihe Ecevit; En az şiirleriniz kadar zevkle okunuyor düzyazılarınız.Sizi okumayı seviyorum....Sevgiyle kalın...Kâmuran ESEN




Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın soyut kümesinde bulunan diğer yazıları...
Kırmızı Kayıkta Mavi Deniz
Aynada Yansıyan

Yazarın öykü ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Pembe Ponponlu Terlikler
Çocuk Oyunu

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Babel [Şiir]
Çıplak Gözlü Çocuklar [Şiir]
Saklanma Kuytulara [Şiir]
Çocuklar Biliyor [Şiir]
Bırak Gitsin [Şiir]
Oyala Beni Sevgilim [Şiir]
Kehanet [Şiir]
Mecbur [Şiir]
Okumadan Ölme [Şiir]
İki Kere İki Yalnızlık (Nezihe Ecevit) [Şiir]


Nezihe Ecevit kimdir?

Yazıyorum. . . Sadece bu kadar. . .

Etkilendiği Yazarlar:
Düşdüşünleri...


yazardan son gelenler

bu yazının yer aldığı
kütüphaneler


yazarın kütüphaneleri



 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2019 | © Nezihe Ecevit, 2019
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.