..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Mermere sıkışmış bir melek gördüm ve onu özgürlüğüne kavuştuncaya dek mermeri oydum -Mikelanjelo
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Şiir > Erotik > Mehmet Ulaş ORAL




12 Şubat 2002
Mabrahar -II-  
mabrahar can't finish...

Mehmet Ulaş ORAL



:BCCH:
Mabrahar II

Serin gölgen vurur yüzüme, hasıraltı gölgen,
Kışa kaç var sesleri içinde urganla bağlanmış dev zarlar:
At! Düşeş! At! Düşeş! Kaç kadın atabilir ki düşeşi sıyrılıp pembe
Yalnızlığından? Kaç firar edilebilir ki bir akşamda bir aşktan
Bir diğer aşka? O eder! Söz onun, kelimeler onun, yalnızlık onun;
Bana ne kaldı? Bana düş kalır. Zamanın kabul görmez yanları tutar çıkışları, bana kırıklık kalır düşülen düşlerden. Senden...
Bana kalanı bırak, yanında götürme, onu götürme, düşüme ser.
Yollar: Partizan çocukluğumda gördüm, bayrak sallıyordum kalabalığın önünde
Caddenin köşe başında... O vardı, o çaldı, onunla geçmişim çalkalandı,
Anı sarstı zarlar. At! Düşeş! At! Düşeş! At! Düşeş!
Sarsık bir iklim içimizde, aslında yazdı; camlara pislik yağmurlar bırakırdı
Bu oyun. Susmayı öğretin bana biraz da; şavkı vuruyor üstüme eski aşkların,
Bu oyun; bu dövüşe yakın oyun, bu şiddet oyunu,
Ağlamayı öğretin bana, ya da ağlayan ağaçlar gibi ölümsüz olmayı!

Mabrahar.
Yatak odasında bir sutyen bir çoklarına,
Yatak üstünde bir çift göğüs,
Bakımlı bir orospu kimi zaman.
“yalnızca elli sene seçebilirim yalnızlığı”
Onu alma! Yalnızlığı alma! O benim! bana bırak!
Yalnızlık bana kalsın! Sen yeni zarlarına bak!
Mabrahar.
Sen at zarları: At! Düşeş! At, düşeş gelsin,
Korkma! Zarlar senin, her şey senin nasıl olsa!
Şans, tesadüf ve tüm sevişmeler;
Nasıl olsa bencil bir önyargı,
nasıl olsa zaman senin; dolan dolan bitmez
bütün bu yalan dolan.



Şimdi sonbahar...
Hüznün ve ayrılığın mevsimi;
Yalnızların mevsimi bu; bana bırak Mabrahar!
Bak, hepsi senin: yaz, kış, baharlar...
Bırak, bir sonbahar yaprağı kaldı yakamda.
Şimdi sonbahar...
Ağacın kollarından boşalıyor yağmur, geniş yapraklardan,
Önce yüzüne, sonra boynuna ve tüm vücuduna yayılıyor damlalar
Sonra güneş açıyor, işte gidiyorsun;
Yalnızca beni onlar hatırlatıyorlar sana değil mi; onlar:
Ağaçların gölgelerinde pisliklerini yıkattığın yağmurlar.
Bu bir düş değil; ne düş, ne iki içim çay,
ne üç vakte beş namaz sığdıran bir adamın aşkı!
Aşk falan değil ki, aşk sende yatmak boylu boyunca
Kıskanmak ve aldatmak! Ve aldatmak!
Aşk sende bir çift zar: At! Düşeş! At! Düşeş!
Sadece kazanmayı seversin değil mi Mabrahar?
Ama bilmelisin, kaybetmek hayatın doğasında var!
Mabrahar. Bu mevsim yalnız, beş mevsim yalnızlığın;
Çık dışarı, girme kapıdan, bir kapıysan da sök menteşelerini
Ve git!Sıska bacakların, sıska gövden, sevişmenin mevsimi değil bu,
Bu mevsim yalnızlara ait; trenler uzak
ve hiçbir vakit senin değil Mabrahar.
Tahtı sallanmış da olsa bir imparatorum hâlâ ben
Kendi çağımda, aşkı ve yalnızlığı sat bana,
Benim kalsın hazan makamını tutuşturan mevsim Mabrahar.
Benimdi, benim olsun, benim kalsın, ben öleyim üç beş kere daha
Feda edeyim onları doksan dokuz canımdan.
Sonbahar da bitti, kaç mevsim kaldı yeni bir sonbahara?
Şimdi kış... Buz tutan göllerin üzerindeyim.
Öyle böyle değil, yalan değil, Sibirya kışı bu zihnimde.
Her yanım titriyor, her yanım arıyor aşkı;
Aşkı bulamıyor. Onu sen aldın! aşkı aldın!
Bütün aşkların mühürlerini çaldın! Aşkı çaldın!
Beni aldattın! Bin kere daha aldattın beni.
Mabrahar.
Yatak odasında sevişirken susan bir kadın sadece,
Binlerce yıl geçmişten bir reenkarnasyon.
Bir orospu? Evet, bir orospu
Kilometrelerce meslektaşından sıyrılan.
Hep birinci! Hep sondan sonuncu!
Unutalım değil mi eskiyi? Bakalım şimdiye;
Balmumundan penis heykelleri yapan bir kadın
“sanat için”! Kandıralım yine birbirimizi,
aptal bir orospu olmadığına inandıralım, o balmumlarının
“sabah için” değil de “sanat için” olduğuna
inandıralım kendimizi değil mi?. Beni kandırma! Aşkı da kandırma!
Bırak aşkı Mabrahar! Ucuzlaşıp, eften püften
Bahanelerinin yanında bir de maske takma yüzüne.

Sanat kaygısı güden fahişe;
Gönderdi sonbaharı, karlı baharlar taşıdı geleceğe
Mabrahar. Yakan, yıkan, yaktıran yıktırılan bir aşk.
Kaptırılan yüzlercesi, Mabrahar;
Taşıyorum yalnızlığımı yanına. Alıyorum tek eşyamı,
Bir kalem, üç gözlük ve unuttuğun iç çamaşırların kamaramda.
Taşıyorum yalnızlığımı sana,
Açıyorum kapını, içeriye giriyorum.
Yeni bir sonbahar ufukta! Yani yeni bir mevsim
Bürünmek için yalnızlığa.

Mabrahar,
Yatak odasındaki çingene kadın!
Artık kapat şu kapını da rahat uyuyalım.



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın erotik kümesinde bulunan diğer yazıları...
Mabrahar -IV-
Mabrahar -I-
Mabrahar -III-

Yazarın şiir ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Yalnızlık Resimleri
Orta Kat - Peri Masaları
Peri II
"Peri"
Şehirlik Rubai
l y d i a
Ara Nağmeler Çarşısı
Dantes
Tek Kişilik bir Aşk İçin Düş Markizine Gece Fanzinleri
Ayarı Düşük Yalnızlıklar

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
kardiyoloji [Öykü]
Ağır Roman(tik) – 2001 [Öykü]
Sigara - 2 [Öykü]
(Gar)dolap [Öykü]
Şifreli Konuşkan [Öykü]
Yalnızlığın Aleni Tarihi [Öykü]
Uzun İnce Bir Yol Gibi [Öykü]
Ölümsek [Öykü]
Aziz [Öykü]
Zamansız Pencereler [Öykü]


Mehmet Ulaş ORAL kimdir?

garip bir adamdır. . .

Etkilendiği Yazarlar:
Cemal Süreya, Küçük İskender, Murathan Mungan, Edip Cansever, Can Yücel, Ferhan Şensoy, Ece Ayhan vs vs vs...


yazardan son gelenler

yazarın kütüphaneleri



 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2019 | © Mehmet Ulaş ORAL, 2019
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.