..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Zaman dostluğu güçlendirir, aşkı zayıflatır. -La Bruyere
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Deneme > Yüzleşme > Yusuf Ziya




19 Mayıs 2005
Korkunun Bütün Kentleri  
Kendi içine çekilmekle, kendini içe çekmek farklı şeylerdir.

Yusuf Ziya


Korkunun bütün kentlerine yalnız ve ok yönünde girilir...


:AHGE:




1.     Korkunun kulakları antenler, gözleri polis sirenleridir.iktidarın eli korkunun olduğu bütün oyuklara uzanır. İktidara razı olanın korkudan sözetmeye hakkı yoktur. İktidarı kabullenen korkuya davetiye çıkarmış demektir. Korkunun olduğu yerde ölüm mutlaka vardır.
2.     Bir ad bir adı karşılamaz bazen. Korku ölümün önünden yürür. Korkuyla cesaret çok uzak değildir birbirinden. Yaşamaktan korkan, ölüme cesur olur çok zaman.
3.     Yalnızı korku korur. Yalnızı, yalnız korku korur. Meryem’den beri böyledir bu. Evet, evet, değişemeyen bazı şeyler de vardır; değişmenin kendisinden başka.
4.     Kentte gezinen korku, gecenin kokusuyla birleşince insanın yüreğine tüm bir yaşamın hüznünü taşır. Hüzün varlığını kapsarsa ben’in, yarasalar gündüz görür ve bir şair ölür, çoğu zaman. Ki şair en çok cesedinden sorumludur. Çünkü şairin acıya yatkın olan yeri, en az beyni kadar bedenidir.
5.     Sevgiyle açılan kalbe, korkuyla girmek ancak şairlerin işidir.

.Eleştiriler & Yorumlar

:: Bana ise..
Gönderen: Fulya Engin / İstanbul/Türkiye
3 Ekim 2005
biz bir başkasının korkusu ya da öfkesiyiz gibi gelir, ya da bir anlık düşüncesi. Düşüncelerimize ne olur, öfkelerimize, öfke en zavallısıdır, ağızdan tenden ayrıldıktan sonra beyz soğuk bir duvarda bırakıp gidilir. Yeniden oluşur sonra, tazeleri çıkar bizde, öfke vücuttan ayrılana kadar ne hissediyordur kendi adına? Duvara çarpmaktan korkuyor mudur? Peki bize ve yaratımına inanıyor mudur? En korkuncu bu değil midir? Gece, karanlık ve gözler ve vesaireler bunun enstantanesi süsü gibidir... Ne dersin tatlım?

:: Karanlık...
Gönderen: nida / İstanbul/Türkiye
25 Mayıs 2005
O ki küskünlüğündür seni aynalar. İyi bak ama gör karşındaki yüzü köpüklü adamı. Her neşter nde arındıkca yüzün köpükten, sen çıkacak kendine, güümsetmeyi veya ağlamayı sen seç, kendine.




Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın yüzleşme kümesinde bulunan diğer yazıları...
Korkunun Bütün Kentleri - 2

Yazarın deneme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Şair Sedat Umran
Bitişinden Başlayan
Kuyu ve Yokoluş

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Iskalama [Şiir]
Uzletin Son Dansı [Şiir]
Bitmiş Mümkünler Durağı [Şiir]
Vazgeçtim [Şiir]
Hep Aynı Yerdeyiz Denizlerin Nehirlere Taştığı Yerde [Şiir]
Bahar Aslında Kıştır [Şiir]
Silindi İstek [Şiir]
Dön/dün [Öykü]
Yalnızlık Mezarda Olur [Öykü]
Ben, Mevsimler, Yağmur ve Hayat [Öykü]


Yusuf Ziya kimdir?

Tanıdığım bütün alçaklar adına konuşuyorum; bütün ezikler, bütün sevgisizler, bütün sarhoşlar, bütün aşıklar, bütün salaklar. . . adına. Kuşkusuz pek çok şeyi abartacağım anlatırken. Biri hariç; biz hep sevgisizdik. Ve hep sevgisiz kalacağız. Kısa sürmesi kuvvetle muhtemel olan ömrümüzde saçlarımız doyasıya okşanamadan (bu arada pek çoğumuz keliz, ama olsun) biz ölmüş olacağız. Hatta tuhaf gelecek size ama çoğumuzun ölüm nedeni “dokunulma eksikliği” olacak. Tıp literatürüne pek çok ölüm nedeni katacağız; dokunulma eksikliği, seni seviyorum noksanlığı, aşk çarpması, az gülümsenme. . . ve bildik bir şey akciğer kanseri (mümkünse). Korkaklığından uzun yaşayanlarımız da olacak (ki bu bir çeşit cezadır).

Etkilendiği Yazarlar:
vüs'at bener, tezer özlü, pavase, celal gözütok, gide...


yazardan son gelenler

bu yazının yer aldığı
kütüphaneler


yazarın kütüphaneleri



 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2019 | © Yusuf Ziya, 2019
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.