..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Şiir, tarihten daha felsefidir ve daha yüksekte durur. -Aristoteles
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Şiir > Didaktik > Doğan Deniz




1 Mart 2006
Mezarlık Öğretisi  
Doğan Deniz

:AFBH:
Mezarlık Öğretisi


Sarı ve kırmızı yavaştı rüzgardan
Ilık, güneşten ve muteberdi
Ulu çığlıkları ilerledi mezarlığın ardına
Sarıldı adeta insanın gövdesine ısrarla..
Sabun kokulu elleri
çekip çıkardı sizleri hem
Ey zavallı insanlar
Kuşkulu gururlu ve üzgün rahimlerden
Çıkardı sizleri hem de bakire ivecen kızlar!
Anasız, babasız ve de piç.

Kırmızı lale çığırdı:

Sarı fısıltı güdüktü
İniltisinde yaşamın öldü ölecek.
Çökecek bulutların yamaçlarına, hayrandılar.
Toprağın üstüne ait ne varsa, konuştular bir bir
Sevdiler, korktular, ağlayıp da güldüler; lakin değişmedi bin yıllardır
Hikayesi ölümlünün, teskin etmeye çalıştı sarı
Fakat kanmadı titreyen ağlamaklı kimyaları etsiz kemiklerin!

Sarı fısıltı aşıktı
Bıraksalardı da uğraşsaydı nazıyla celalli bakışlarıyla sevilenlerin
Bodur gövdesiyle resmedebilseydi silsilesini sindirilmiş kulların
Olur a belki bir yere varırdı rüzgarın ucundaki keskin kokular
Olur a kaybettiklerimizi öldükleri yerlerden canlı alırdık!

Sarı fısıltı işte
Kapatırdı çarpışınca ölümüzün acısı gözleriyle, ağzını
Katledilesi travması beynimizde, güllük gülistanlık Tanrı işi değil
Yetkisizdir anlatmaz, bilir de anlatmaz köpoğlusu çaresini
Buz gibi ellerini, çürüyen berbatlığını dün yanımızda olanın, mümkün değil


Sarı fısıltıydı bu
Çekti demir bileğini bir anlığına hayattan; kırmızıya öfkeli
Cevap verdi kaçamaksız kavuşturup ellerini çığırarak çığlıkla:

Kırmızı curcuna upuzundur
Yetkindir düşürmeye sırtüstü sizi soğanlarının dibine.
Baskındır sarı tarlanın üzerine çöreklenen kırmızı felaketli güneş gibi
Son söz hep ondadır, işi olmaz felaketle, felaketin kendisidir
Lakin tereciye tere satılmaz!

Kırmızı curcuna aziz
Aşkla meşkle geçirmez vakit, bilir ki kefenleri sever, ilk beyazlıklarıyla
onlar bile kirlenirken; aşık olmak ne kelime?
Aldatmak vardır, gafil avlanmışı kandırmak, geçiştiriverir hızla

Açıklamak yok!

Kırmızı curcuna işte
Törpüler bildiklerinizi, sıfırlanıverirsiniz düşkün et, kemik ve derilerinizle
Soğuktur hava, sıcaktır; kokmayasınız sakın ha!
İşte; yetiştirilen öğle namazlarınıza; çökmüş ve gevşek naaşlarınız.
Her biri kırmızının eseridir, iki ıslak öpücük kalır
dünkü sevgilinin bacaksız sevişmelerinde.
Hep güncel bir tragedyada
Kapanır nihayet aydınlık tiyatronun kırmızı perdeleri karanlığa
Al olan alıp gitmiştir sizi..

Kırmızı curcuna bu.
Büker çelik gövdesini mağrur salınarak, kapatır hileli;
Çözemezsiniz, kapatır homurdanıp kanlı yapraklarını
Ve her bir kapatışında her yaprağını; birisi çekip gider
Çözülürken erimeyle meşgul ve memnun, koparken koca buz kütlesinden;
az sonra hepten suya kesecek gibi!

Ey insan!
Ben ölüm.
Ey sarı ve kırmızı lale!
Ben sevgiliniz!
Ey yaratılan! Ne gün düşünmeden yaslanacaksınız serin kollarıma?
Bahadır olanlarınız dahi titreyerek düştü koynuma!
Velev ki en akil babayiğit!
Korkmadan yapışandır dudaklarıma…

Şiir büyüsü gibi bir şey diyor ilham!
Masmavi … Bembeyaz… ve sarıya tutuklu kırmızı!
Göğün altında… Kefende… ve üzerimizde lalelerin kardeşliği..
Savuramazsınız onları; bu sürmekteki mezarlık öğretisi!
Ölünüz istirham ederim huzurla…




Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın didaktik kümesinde bulunan diğer yazıları...
Folyo
Düşman

Yazarın şiir ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Ve: Enigmatik Sefillik!
Mai ve Beyaz
Mavi
Buyruk
Budala Kul
Sabahın 5'i
Faik Girizgah
Femme Fatale
Katil Velet

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Yırtık Davetiye [Öykü]
Bir Bahar Buhranı [Öykü]


Doğan Deniz kimdir?

İnsan kendisinden rahatsız olduğu için. . ekseriyetle mutsuzdur. Öyle ki, hoşnutsuzluk unutulursa. . . inişli çıkışlı saadettir solumak!

Etkilendiği Yazarlar:
Anımsanacak her şiir.. her cümleden(Orhan Veli, Küçük İskender, Edip Cansever, Homeros, Çehov vs.)


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © Doğan Deniz, 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.