..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Başka dillerle ilgili hiçbir şey bilmeyenler, kendi dilleriyle ilgili de hiçbir şey bilmiyorlar. -Goethe
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Deneme > Gülmece (Mizah) > Hardal Biber




3 Ekim 2006
Köşeli Karpuz  
Japonların Dört Köşe Karpuz Yetiştirdiğini Gazeteler Şöylece Bir Yazmış; Geçiştirip; Gitmişti.

Hardal Biber


Ünlü Gurme Ekonomist Al-Sat Kaktüs'ün Gözlüğünden Son Bilimsel Gelişmelerin Ekonomimiz Üzerinde Olası Etkileri.


:BDDI:
Japonların dört köşe karpuz yetiştirdiğini gazeteler şöylece bir yazmış; geçiştirip; gitmişti. “Küp şeklindeki karpuzların nakliyeden tasarruf sağlaması bekleniyor,” denilmişti.
     
“Helal olsun şu Japonlara, kafayı bir şeye takmaya görsünler, herifler yapıyor abi,” deyip birçoğumuz ağzımızın tadının nasıl kaçacağını bilmeden çekik gözlü, baygın bakışlı hemcinslerimizi içten duygularla tebrik etmiştik.
     
Şu anda bu alanda ne denli yol aldılar bilmiyorum. Küp şeklinde karpuzları yetiştirmeye hız verdilerse, bu durum dünya ekonomisinde bir sıra değişimi tetikleyecektir.
     
Hepi topu nakliye maliyetlerini düşürmek için sonucu önceden kestirilemeyen bunca değişimi göze almaya değer mi?
     
Önce karpuzun kendisi değişecektir. Şeklen gibi görünen bu değişim karpuzun içsel yapısını da değiştirecektir.
     
Karpuzun eşeklerin kemirmekten müthiş zevk aldığı kabuğunun kalınlığı köşeli kısımlarında eskisine
göre daha bir kalın olacaktır. Aksi takdirde köşe noktalarında daha fazla gerilime tabi olan karpuzun kabuğu hemencecik kırılacaktır. Bunun sonucunda her yanı aynı kalınlıkta olmayan kabukları kemirmek zorunda kalan eşekler geçmiş günleri rahmetle anacaklardı. Eşeklerin ağzının tadının kaçması yazımızın konusu değil… Geçelim.
     
Kabuğun kalın kısmına denk gelen etli kısmı, güneş ışınlarından daha az etkilendiği için, kırmızı yerine daha bir pembemsi olacaktır. Bu da karpuzun tadının eskisi kadar tatlı olmayacağı anlamına gelir. Bunu da geçelim. Çünkü ağzımızın tadının kaçacağını söylerken bunu kastetmedik. Bu söz dizinini deyim olarak kullandık.
     
Gelelim meselenin münderecatının inkişaf ettiği noktaya. Dünyada karpuz ihraç eden ileri düzeyde kalkınmış bir ülke yoktur. Çünkü gelişmiş ülkeler başlarına geleceği önceden bilen ülkelerdir. Karpuz netameli bir meyvedir. En ufak bir değişiklik dünya karpuz borsasını alt üst etmeye yeter.

Malumunuz, Avrupa’da karpuzu marketlerde dilim dilim satıyorlar. Bu köşeleri törpülenmiş karpuzu eşit dilimlere ayırmak pek de kolay olmayacaktır. Avrupalı sıkıntıya gelmez. Karpuzun eski güzelim tadının kaybettiğini de düşünürsek. Bu çok önemli pazarda karpuzun yerine hemen bir başka mal ikame edilecektir. Avrupa ülkelerinde kişi başına düşen karpuz tüketimi miktarında ciddi düşüşler yaşanacaktır. Bu durumda karpuz ihraç eden ülkelerde (Karıştırmayın diye belirti veriyim, karpuz satan ülkeler.) kişi başına düşen gayri safi milli hâsıla düşecektir.
     
Bu ülkelerin hepsi de bizim gibi G8’lerin dış kapısının dış mandalı ülkelerdir. Gayet, kıt kanaat geçinen bu tür ülkelerde olacakları size sayayım. Önce sahte bir kriz, ardından bankalar hortumlanacaktır. Hortum yiyen-yemeyen bankalar can havliyle faiz oranlarını kökleyecektir. Gerçek bir ekonomik kriz... Kredi kartı mağdurları, kapanan fabrikalar, artan işsizlik, açlık, sefalet, ahlaki çöküş derken… Düşünmeyi unutmuş, tele- manyak bir toplum türeyecektir. Parayı gördü mü, hem de öğle ahım şahım bir para da değil söz konusu olan, üç otuz paraya “Karım beni nasıl boynuzluyor; kocam beni nasıl bornozluyor,” diye TV yapımcılarından medet uman şavalaklar dolduracaktır dört bir yanı. Bu arada “Sadakat Avcıları” TV programının siniri alınmış, kel sunucusuna Türk Nikâhlı Kuvvetlerinin sadık bir neferi olarak teşekkürü bir borç bildiğimi bildirmek isterim.
     
Hepsinden de kötüsü okuma bayramından okuma bayramına okuyan bir toplum oluruz maazallah. Burada “ruz” ekini kalemin sürçtüğünden kullanmadım. Bilerek kullandım. Malum ülkemizde karpuz ihraç eden ülkeler topluluğu içindedir.
Üstelik biz de okuma bayramı diye bir bayram da yoktur. İyi de dediğinizi duyar gibi oluyorum. Bu ülkeler köşeli karpuz ekmek zorundalar mı? Ektirirler. Ektirirler. Hani nerde? Eskiden şu çekirdeğini güneşte kurutup da çıtlattığımız karpuzlar. Artık yok değil mi? Şimdiki karpuzların çekirdeği “biderlik” olamıyor. Hepsi kısır. Çekirdeğini ektiğinizde: Fide elde edemiyorsunuz. Bu karpuzlar nasıl ortalığı kapladıysa, köşeli karpuzlar da seri üretime geçtiklerinde ülkemizin dört bir yanını kaplar.
     
Şimdi yazdıklarımı okuyan kimi münafıklar:
”Bire kardeşim, ne kafa şişiriyorsun. Zaten memleket olacağını varsaydığın halde. Varsın köşeli karpuzlar da çıksın. Hiç değilse yurt sathına yayılmış karpuzcu esnafının küp şeklinde ki karpuz sergilerinin önünde: ‘Çay şekeri bunlar, çay şekeri diye bağırtılarında sözleri daha bir inandırıcı olur.’
Diyorlarsa. Onlarda Haklı.

Ekonomist Gurme
Al-sat Kaktüs






Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.


Yazarın deneme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Sevme Organı
Savaşın Gerçek Tadı
Geç Kalmış Bir Bayram İlanı

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Karşılıksız Aşk [Öykü]
Şehir, Dağ ve Çocuk… [Öykü]
Bankamı Boynuzladılar [Öykü]
Obur Öküzler [Öykü]
Güldemdekiler 2 [Öykü]
Bu Şehir [Öykü]
Türk Nikahlı Kuvvetleri Yönetime Elkoydu. [Öykü]
80'ler Okan Bayülgen Hakkı Devrim ve Ötekiler [Eleştiri]
Güldemdekiler 1 [Eleştiri]
28 Yıl Önce 28 Yıl Sonra [Eleştiri]


Hardal Biber kimdir?

Ferrari'si Olmadan Bilge Olmaya Soyunan Taksi Şöförü.

Etkilendiği Yazarlar:
Voltaire, V.Hugo, K.Marks, Netekim Kenan


yazardan son gelenler

yazarın kütüphaneleri



 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2019 | © Hardal Biber, 2019
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.