..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Özyaşamöyküsü başka insanlarla ilgili gerçekleri anlatmak için eşsiz bir araç. -Philip Guedella
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Deneme > Türkiye > furkan Doğançay




28 Ocak 2007
Maalesef!  
furkan Doğançay
Devletimizin başına gelen olaylar ve geleceğimizi tehtit eden bazı gerçekler karşısında olaya neden sadece bir yüzünden bakıyoruz.Olayın gerçekleşmesini sağlayan failleri bulmaya yönelik gösterdiğimiz gayreti neden bu olayın gerçekleştiği sorusunun cevabını araştırmada gösteremiyoruz? ...


:ABGB:
Türkiye'nin son yıllarda harükülade istikrarlı bir şekilde ilerlemesi ve yaklaşan Cumhur Başkanlığı seçimleri birilerinin düğmeye basma zamanının geldiği kanısını uyandırıyor; belleklerimize tecrübelerimizle yerleşen bu zan maalesef Türkiye'nin acı bir gerçeği olmakla birlikte demokrasimizin ne alemde olduğunu ve devletimizin ne tür tehtitler altında olduğunu açıkça yüzümüze vuruyor.Bu gerçeği her defasında başımızı kumun altına sokarak görmezden gelmemizi bekleyen karanlık güçlerin hiç değilse bu sefer avuçlarını yalamaları dileğiyle yazımda asıl ifade etmek istediğim mevzulara deyineceğim.
Malum ermeni gazetecinin öldürülmesi sokakta ki çocuğun bile dilinde olan provakasyon terimi ile isimlendiriliyor.Geçmişteki tecrübelerimizle bu olayın tamamen devletimize ve istikrarımıza yapılan bir saldırı olarak nitelendirmemiz maalesef gözlerimizin görmediği bazı gerçeklerden kaçış yolu olarak izah etmek her halde daha tesadüfi olur.Bu olayın iki yüzü olduğu kanısındayım.
Herkezin üzerinde durduğu dış güçler veya gelişmemizi istemeyen iç güçler beni okadar da alakadar etmiyor.Elbetteki bu konuda devletimizin görevlileri üstlerine düşen görevi yerine getireceklerine inanıyorum.
Asıl düşünmemiz gereken noktanın bu olaya farklı bir bakış açısı olan; acaba bunu yapanların Türk olamalarının veya sözde milliyetçi olmalarının altında yatan amaç.Acaba bu bu kişiler gerçekten miliyetçilermiydi?
Maalesef günümüzde sosyal toplumun, olayların ve şartların Türk gençliğini ne hale getirdiği apaçık bir gerçek.Türk kelimesinin dünyada hak ettiği yerde olmaması ve Türk kelimesine yapılan onca şuursuz iftiralar , hakaretler , şanlı ve grurlu geçmişimizi günümüzde koruyamamamızın verdiği eziklikle patlamaya hazır olan , olaylara tek tarafından bakan ve sadece duygusal yaklaşan Türk gençliği , maalesef bazı gençlerin olayı abartmasıyla günümüzde olan olaylar yaşanmakta.Bilinçsizce yetişen bazı gençlerimiz sosyal ve ekonomik durumlarının da etkisiyle bazı karanlık güçlerin maşası olmak yolunda , gayet üzüntü verici bir şekilde ilerlemekteler.Bence devletimiz olayın sorumlularını araştırırken Türkiye' yi sevdikleri halde , Türkiye' ye zarar vereceklerini bildikleri halde, neden bu gençlerin bu kadar basit bir şekilde kandırılabildiği üzerinde durmasıda bir okadar önemli bir konu.Herşeyin üniversite, para , karizma, sosyal standart... Olmadığı kişisel menfaatlerden çok devletin bütünlük kavramının gençlere nasıl kavratılacağı gerçekten devlet büyüklerimizin kafasını kurcalayan bir soru olmalı.
Türkiye'nin içinde bulunduğu zaman dilimi bu olayların tekrar yaşanabileceği ihtimalini uyandırıyor muhtemel olarak hepimizde.Temennim devletimizin bu olayrın önüne geçebilmesidir.Ayrıca Türk gençliğinin bu konuda gayet sağ duyulu bir çizgide yer alması hem kişisel hemde devletimiz açısından son derece yararlı hiç değilse zararlı olmayan bir durum.
Bu tür provakasyonların son bulmayacağını bile bile gerçeklerle yüzleşmemiz ve çözüm yollarını bir an önce uygulamaya geçirmemiz dileğiyle yazımı burada noktalamak istiyorum.Dilerim Allah olayları devletimiz ve milletimiz lehinde takdir eder ve pırıl pırıl bir gelecek yazmıştır kaderimize...

FURKAN DOĞANÇAY



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın türkiye kümesinde bulunan diğer yazıları...
Neden?


furkan Doğançay kimdir?

Öğrenciyim elbetteki çok değerli yazarlarımız yanında tecrübesizim ama kendime güveniyorum. Türkiye' de gerçekleşen olaylara bir Anadolu Milliyetçiliği bakış açısıyla bakmaya çalışıyorum ve içimdeki fikirleri kalıcı olması amacıyla burada paylaşmak istedim.


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2019 | © furkan Doğançay, 2019
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.