..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür / Ve bir orman gibi kardeşçesine...
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Öykü > Bilim Kurgu > ömer kırat




8 Nisan 2007
Frank Einstein  
ömer kırat
Bugün gazetede okuduğum haberin verdiği ilham üzerine...


:CEAH:




Birkaç aydır her gece olan şey yine oluyor; Frank, laboratuarda son projesi üzerinde çalışıyordu. Etrafta kimsenin olmadığı gecenin ilerleyen saatleri, çalışmak için daha uygundu. Ayrıca projenin gizliliğinin korunması açısından idealdi. Genetik biliminin her türden uygulamasının yapılabildiği bu ortamda; ender bulunan, hatta soyu tükenmiş canlıların genetik örnekleri saklanıyordu. Ama iyi bir araştırmacı(!) olan Frank, saklanan bu örneklerin bulunduğu dolabın elektronik şifresini çözmüştü. Zaten bu sayede Einstein'ın dondurulmuş beyin hücrelerini kullanabiliyordu.

İnsanlığın karşısındaki en büyük sorunun "Aptallık" olduğuna inandığından ve onu "tedavi edilmesi gereken bir tür bozukluk" olarak kabul ettiğinden, projesine "İntelligence Cure" kısaca "IC" adını vermişti. Hem bu şekilde insanlar yapmaya çalıştığı şeyin anlayacaklardı. (1) Tabii bunu bir film repliği sananlar da çıkacaktı ama artık tedavi edilebilir olacaktı bu anlayışsızlıkları...(2)

Sıra gecenin en önemli anına gelmişti. Einstein'ın zekası ve evren algısını, enjekte edildiği beyinde tekrardan yaratacak olan serumu ilk kez bir canlının üzerinde deneyecekti. Kafesinde duran minik beyaz farenin zekası birazdan birkaç katına çıkacak ve eğer işe yararsa bir daha asla aptalca şeyler yapmayacaktı.

Frank yavaşça kafesin kapağını açmış ve kobayı yakalamak üzere hamle etmişti ki fare, aptal olarak kalmak için yapabileceği en zekice şeyi yaptı ve kendisine uzanan eli ısırıp kafesten kaçtı. Buna şaşıran Frank ise bir fareyi daha zeki yapmak için yapılabilinecek en aptalca şeyi yaptı ve onu yakalamaya çalışırken dengesini kaybedip yere düştü.

Yaptığı aptallığın boyutunu, yerden kalkıp da enjektörün içindekini kendi vücuduna enjekte ettiğini farkedince anladı. Şimdi ne olacaktı? Ne yapması gerekiyordu? Birşey yapamazdı. Sadece bekleyip görecekti.

Bir saat geçmişti ve görünürde bir etkisi olmamıştı. Kendini iyi hissediyordu. Tabii bu aynı zamanda deneyin başarısız olduğunun göstergesiydi ki bu yüzden üzgündü. Belki de böylesi daha iyiydi. Evrimsel gelişime müdahale etmek tehlikeli olabilirdi. Fakat harcadığı onca emek boşa gitmişti. Gerçii zavallı fare iğne olmaktan kurtulmuştu kurtulmasına ama göreceli olarak daha güvenli olan kafesinin dışında, tehlikelerle dolu bir dünyadaydı artık. Aslında fare yeminden tasarruf edeceklerdi bu şekilde. En azından yenisi gelene dek... Ama kafes boş durucak ve "atıl kapasite" oranı artacaktı, her ne kadar içi boşken temizlemek daha kolay olsa da...

"Ne oluyo be!" dedi Frank... Kafasında dönüp duran bu saçma düşünceler de neyin nesiydi? Az önce yaşadığı olayın sonuçlarını, farklı bakış açılarından değerlendirmeye başlamıştı, öyle bir niyeti olamamasına rağmen... Kendini bir tür "Evrensel Gözlemci" gibi hissediyor ve tüm düşünceleri "Göreceli" bir hal alıyordu. Sanki aynı anda herkes, her yer, ve herşeydi... Bunu durdurmalıydı!

Birkaç dakika sonra zihninden çıkarmak için kafasını duvara vurduracak bir hal almıştı; durduramadığı bu sonsuz görecelilik analizi... Koşmaya başladı. Laboratuarın uzun ve boş koridorunda aklını kaçırmışçasına koşuyordu. Hızlandı... hızlandı... Fakat hızlandıkça, ağırlaşıyor, sanki kütlesi artıyordu.. Koridoru aydınlatan ışığa ulaştığında vücudunun kütlesi sonsuz kat artmış gibiydi. Zamanın akışı yavaşladı. Daha fazla gidemedi. Diz üstü çöktü. Bu sırada koridorda yankılanan çığlıkları duyan güvenlik görevlisi onu buldu.

"Mr. Frank! Neyiniz var?" dedi.

Frank kalan son gücüyle "Bal arıları! Yok olmalarına izin verme. Fareyi durd..."

Not: Marvel Comics şirketinin MADMAN adında bir çizgiromanı var ve çizgiromandaki süper kahramanın adı Frank Einstein... Ama bu hikayeyi yazdığımda bunu bilmiyordum. İkinci olarak Einstein'ın "Bal arıları yok olduğunda insanlığın 4 yıl ömrü kalmış demektir." sözünden ilham alıdım. Ayrıca E=mc2 denklemini ve Özel Görelilik Kuramı'nı kullandım. İşim bitince yerine koymak kaydıyla...

Dipnot:
(1) "I see" : İngilizce de "Anladım!" demektir. I ve C harflerinden oluşan kısaltmayla aynı şekilde telaffuz edilir. IC = I See Okay?
(2) "I see dead people" : 6. His filminin en bilinen repliği.



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın bilim kurgu kümesinde bulunan diğer yazıları...
Buzdolabı Adam Elma
Pişmiş Tavuğun Başına Gelenler
Ayrı Dünyaların İnsanları
Son Dua: S. O. S
Evrim Tarihinin Başarısız Baş Yapıtları
Robotlar
Tarihin Başı; Medeniyetler
Herkese Kötü Bir Rüya Gibi Gelecek
Bazen İnsanın

Yazarın öykü ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Kuran'a Ayak Basan İlk Türk
Noel Baba'nın Gerçek Hikâyesi
Dinlenme Tesisi (Hac - Mahal)
A Playlist Story
Bill Clift'in Karısının Anlatacakları Var!
Yalnızlık Üzerine Bir Yanılma/yanılsama
Ordu Olmayan Adam
Mutlu Olmaktan Mutsuz Olan Adam
Bana Ne! (Cinayet Nedeni)
Hilkat Garibesi

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Sherlock ve Watson [Roman]
Hâlâ Emekleyen İnsanlık [Deneme]
Dünya Kadınlar Dünü [Eleştiri]
Türban Bağlamında Korunmasız Dinsel İlişki [Eleştiri]
Bir Mayıs İşçisi Gibi Yayılmak Meydanlara [Eleştiri]
Numeroloji [Bilimsel]
Koçların Arabaları & Tanrıların Sessizliği [Bilimsel]
Diyet [Bilimsel]
Repeat After Me: Evren, Evrem, Evre! [Bilimsel]
Ödeme Güçlüğü Çekenler [Bilimsel]


ömer kırat kimdir?

Merhaba edebiyat aşıkları! Edebiyata duyduğunuz aşkın karşılıksız olmasına neden olan kişi, yani edebiyatın gönlünü kaptırdığı, dolayısıyla sizin aşkınıza karşılık vermemesine neden olan kişi olarak, büyük bir sorumluluğum olduğunun bilincindeyim. Bu bilinçle, amatör edebiyata büyük bir katkı sağlayacağına, yeni bir soluk ve beniz getireceğine inandığım bu sitenin üyesi olarak, üyesi olduğum ve edebiyata yeni bir beniz ve soluk getirip, katkı sağlayacağına inandığımı az önce belirttiğim bu sitedeki yazın serüvenime sizleri de davet etmekten kıvanç duyuyorum ve kıvancın kelime anlamını tam olarak bilemediğim için şaşkınlık yaşıyorum.

Etkilendiği Yazarlar:
Douglas Adams, Emil Zola, Garcia Marquez, Oscar Wilde, Woody Allen


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2019 | © ömer kırat, 2019
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.