..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Bildiğim tek şey, ben bir Marksist değilim. -Karl Marx
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Eleştiri > Popüler Kültür > M.NİHAT MALKOÇ




21 Ekim 2007
Trabzon'un Kültürel Meseleleri  
M.NİHAT MALKOÇ
Karadeniz’in incisi Trabzon’un kültürel meseleleri her geçen gün çığ gibi büyüyor. Her şeyden evvel Trabzon’da bir kültür merkezi ve konferans salonu eksikliği vardır. Hamamizade İhsan Bey Kültür Merkezi yıkıldı. Yerine yeni ve daha modern bir kültür merkezi yapılacaktı. Fakat söz konusu merkezin molozlarının kaldırılması dışında henüz ciddi bir çalışma yapılmış değildir. Madem çalışmalar bıçak gibi kesilecekti o zaman bu binayı niçin apar topar yıktınız? Sırf bu yüzden Trabzon’da aylardan beri ciddi bir kültürel faaliyet yapılamıyor. Öte yandan Kızlar Manastırı’nın restore edilerek Çağdaş Sanatlar Müzesi’ne dönüştürüleceği dillendirilip duruluyor. Fakat bu alanda da somut bir atılım göremiyoruz.


:BIGA:
TRABZON’UN KÜLTÜREL MESELELERİ

M.NİHAT MALKOÇ


     Trabzon, Kanunî Sultan Süleyman’ın doğduğu, Yavuz Sultan Selim’in 22 yıl boyunca valilik yaptığı, Fatih Sultan Mehmet’in fethettiği, Gülbahar Hatun ve Ahi Evren Dede gibi büyük şahsiyetlerin topraklarında metfun olduğu bir tarih, kültür ve sanat şehridir. Fakat günümüzde şehrin bu özelliklerini yeterince ve gereğince muhafaza edemedik. Bu gibi değerlere kayıtsız kalınınca; onların bıraktığı boşluğu hiç de onaylamadığımız, arzu etmediğimiz bir kısım çirkeflikler doldurdu. Son yıllarda Trabzon’un imajı zedelendi.

     Karadeniz’in incisi Trabzon’un kültürel meseleleri her geçen gün çığ gibi büyüyor. Her şeyden evvel Trabzon’da bir kültür merkezi ve konferans salonu eksikliği vardır. Hamamizade İhsan Bey Kültür Merkezi yıkıldı. Yerine yeni ve daha modern bir kültür merkezi yapılacaktı. Fakat söz konusu merkezin molozlarının kaldırılması dışında henüz ciddi bir çalışma yapılmış değildir. Madem çalışmalar bıçak gibi kesilecekti o zaman bu binayı niçin apar topar yıktınız? Sırf bu yüzden Trabzon’da aylardan beri ciddi bir kültürel faaliyet yapılamıyor. Öte yandan Kızlar Manastırı’nın restore edilerek Çağdaş Sanatlar Müzesi’ne dönüştürüleceği dillendirilip duruluyor. Fakat bu alanda da somut bir atılım göremiyoruz.

     Trabzon’da çocuklarımız, gençlerimiz ve erişkinlerimiz kitap okumuyor. Kitaplarla beslenmeyen insanların edebî duygularının gelişmesini, kültür, sanat ve edebiyat alanında derinleşmesini bekleyemezsiniz. Bu hususta sayın valimiz Nuri Okutan Bey’in tüm okullarda başlattığı “her gün yirmişer dakikalık okuma çalışması”nı takdirle karşılıyorum. İstatistiklere göre Ege ve Akdeniz bölgelerindeki öğrenciler sınavlarda daha başarılı oluyorlar. Çünkü o bölgelerin çocukları bizimkilerden daha çok okuyorlar. Onun için sınavlarda kavrama güçlüğü çekmiyorlar. Okullarda yirmişer dakika okuyan çocuk, kitapların dünyasına adım atmış oluyor. Bu, zamanla bir heves hâline dönüşüyor. Bunu evdeki okumalarla ileriye götürüyorlar. Fakat gariptir ki bu uygulamaya bile karşı çıkan sivil toplum kuruluşları var Trabzon’da.

     Trabzon’da kültür, sanat ve edebiyat alanında maalesef ciddi teşkilatlar yok. Bir zamanlar bizler, Murat Yüksel’in öncülüğünde Karadeniz Yazarlar Birliği’ni kurmuştuk. İlk yıllarda bu teşkilat çatısı altında son derece güzel işler yapıldı. Birlik bünyesinde onlarca kitap yayınlandı.”Yunus” isimli kaliteli bir dergi çıkarıldı. Fakat bir süre sonra bu bölgenin en büyük hastalığı olan “baş olma sevdası” yüzünden söz konusu birlik “tabela birliği” seviyesine düştü. Belediye bile bu kuruma tahsis ettiği yeri geri aldı, dışarıda kaldılar. Şu anda tabela asacak yerleri bile yok. Büyük emeklerle bir yerlere getirilmiş kurum harcanmamalıydı.

Son yıllarda Trabzon’da Türkiye genelinde teşkilatlanan kültür, sanat ve edebiyat oluşumlarının şubeleri açıldı. Türkiye Yazarlar Birliği, İlesam gibi… Fakat hiçbiri de ciddi işler yapamadılar. Şairleri, yazarları, kültür ve sanat adamlarını kucaklayamadılar. Yazarlardan destek bulamadılar. Daha sonra Çağdaş Yazarlar Derneği kuruldu. Aslında yeni teşkilatlar kurmak yerine, bir araya gelinip tek bir kurum oluşturulabilseydi daha faydalı olurdu. Zira birlik ve beraberlikten güç doğar. Fakat bunu bir türlü beceremediler.

     Türkiye’nin pek çok şehrinde çok ciddi sanat, edebiyat ve fikir dergileri çıkarılıyor. Mesela Malatya’da Türkiye çapında dağıtım ağı olan Nida ve Somuncu Baba dergileri neşrediliyor. Kayseri’de Berceste, Adana’da Güneyce, Gümüşhane’de Cümle, Bilecik’te Kardelen dergileri yayınlanıyor. Örnekleri çoğaltabiliriz. Trabzon niçin bu alanda başı çekmiyor. Trabzon’un neyi bu şehirlerden eksik ki!... Bu alanlarda öncü olamayan bir şehrin ‘kültür şehri’ olma vasfı tartışılır. ‘Kültür şehri’ ifadesini dilimize dolamakla kültür ve sanat şehri olunmaz. Kültür şehrinde her gün birkaç faaliyet olur, insanlar nereye gideceğini şaşırır.

Bugün Trabzon’da aylık yayınlanan hiçbir kültür sanat, edebiyat içerikli yayın organı yoktur. Kıyı dergisi iki ayda bir, Mortaka üç ayda bir yayınlanıyor. Sürmene’de Sürmene Lisesi bünyesinde Tekne isimli pırıl pırıl bir öğrenci dergisi yayınlanıyor. Bunların dışında Trabzon’da kayda değer edebi bir yayın yoktur. Bu saydığım dergilerden biri olan Kıyı dergisi belli bir kesime sesleniyor. Kemikleşmiş bir şair ve yazar kadroları var. Oysa bölgesel dergiler belli bir düşüncenin yayın organı olmamalıdır. Şayet belli bir kitleye odaklanırsanız genel okuyucu kitlesinden destek göremezsiniz. Bu durumda hatayı kendinizde aramalısınız.

     Trabzon’la ilgili karamsar bir tablo çizdiğimin farkındayım. Fakat kültür alanında olumlu şeyler olmuyor değil. Mesela Zeytinlik’teki eski vali konağının Vali Nuri Okutan’ın ve Faruk Özak’ın himmetleriyle sanatçılara tahsis edilmesini çok önemli bir açılım ve atılım olarak görüyorum. Bunda emeği geçenlere, özellikle Karikatürcüler Derneği Trabzon Temsilcisi Adnan Taç’a şükranlarımı sunuyorum. Sanatçıların tek çatı altında toplanmasına zemin hazırladılar. Fakat mühim olan bundan sonraki süreçtir. Burayı verimli kullanmak gerekir. Ramazan Bayramının son günü bu binada sanatçıların, edebiyatçıların bayramlaşma merasimi vardı. Fakat katılımcı sayısı oldukça azdı. Bu da gösteriyor ki sanatçılar bir araya gelmekte zorlanıyor. Sanatçılar birbirlerini desteklemiyorlar ki halktan destek beklesinler.

     Eskiden Trabzon’da ramazan aylarında kitap fuarları açılırdı. Şairler ve yazarlar Trabzon’a çağrılarak okuyucularla buluşturulurdu. Bu etkinlik yıllardan beri yapılmıyor. Ramazanlar bu yüzden sönük ve heyecansız geçiyor. Gerçi Şana’daki Dünya Ticaret Merkezi’nde birkaç kez kitap fuarı düzenlendi. Fakat organizasyondaki aksaklıklar ve beceriksizlikler yüzünden ne yayıncılar, ne de okuyucular memnun kaldı. Fuar alanı şehirden uzak kaldığı için organizasyon beklenen ilgiyi görmedi. Fakat kötü örnek emsal olmaz.

     Önceki yıllarda Trabzon’da şairler şöleni yapılırdı. Bu etkinlik kapsamında ülke çapında ün yapmış pek çok şair Trabzon’a çağrılırdı. Trabzonlu şairler de bu organizasyonda yerini alırdı. Kitaplarda şiirlerini okuduğumuz ve büyük hayranlık duyduğumuz şairlerle yüz yüze konuşma imkânı bulurduk. Şölenlere katılan şairlerin şiirleri kitap haline getirilerek ilgililere ücretsiz dağıtılırdı. Bu faaliyetler şehre özgün bir kimlik ve hareket kazandırırdı. Yok artık böyle şeyler… Peki, ama neden? Bu kentin sanat damarı mı kurudu? Ne oldu?

     Bundan evvelki yerel yöneticiler belediye bünyesinde yüzlerce kitap yayınlayarak, bunları ücretsiz olarak halka dağıtırlardı. Bunun için belediyenin kasasından bir kuruş çıkmazdı. Hayırsever insanların desteğiyle yapılırdı bu işler… Gerçi bu dönemde de birkaç ciddi kitap yayını gerçekleştirildi. Fakat bu yeterli değildir. O dönemde Trabzon çeşmelerle donatılmıştı. Fakat günümüzde o çeşmelerin muslukları bile söküldü.

     Yerel yönetimler sanata destek vermelidir. Eskiden Trabzon’da kültür sanat faaliyetleri bugünle kıyaslanamayacak kadar yoğundu. Belediyenin öncülüğünde büyüklere yönelik şiir ve kompozisyon yarışmaları yapılırdı. Bu yarışmalara yurdun dört bir yanından insanlar katılırdı. Bunlar son dönemde bıçak gibi kesildi. Birkaç ses yarışmasıyla yetinildi. Oysa marifet iltifata tabidir. Siz şaire, yazara, sanatçıya destek vermezseniz, yeri gelince onları yarıştırarak ciddi bir rekabet ortamı oluşturmazsanız, teşvik etmezseniz sanat ağacının kökleri kurumaya yüz tutar. Böylece popüler kültür asırlık değerlerimizi siler süpürür.

Her insanın kendine göre bir düşünce dünyası vardır. Düşünceler tehdit unsuruna dönüşmedikçe masum sayılırlar. Bizler Yunus’un sevgisiyle, Mevlana’nın hoşgörüsüyle büyüdük. Son yıllarda şehrimizde yapılan festivallere belli görüşteki şairler çağrılıyor. Bu şairler de bizim insanlarımız, onlar da çağrılsın. Onların başarılarıyla da gurur duyuyoruz. Fakat bizler bu şehirde yıllardan beri yok sayılıyoruz. Şahsen 17 yıldan beri bu alanda kalem oynatıyorum. Şiir, hikâye, deneme, makale yazıyorum. Türk edebiyatına hizmet ediyorum.

Beni İstanbul’daki edebiyat çevreleri Trabzon’dakilerden daha çok tanıyor. Bugüne kadar 25 tane ödül kazanan bir edebiyatçının yok farz edilmesi beni yaralıyor. Mersin’de festival oluyor, beni çağırıyorlar, Nevşehir’de, Kapadokya’da festival oluyor, beni çağırıyorlar. Oralarda Trabzon’u temsil ediyorum. Fakat beni ben yapan topraklarda bu gibi kültürel faaliyetlere çağrılmıyoruz. Böyle davrananlar sanatı bile politize ediyorlar. Sonra da hiç sıkılmadan ‘Sanat evrenseldir’ diyorlar. Doğrusu bu çelişkiyi anlamakta zorlanıyorum. Gelin Trabzon için bir araya gelelim, her alanda bu şehri ileriye taşıyalım. İyisiyle, kötüsüyle bu şehir bizim… Gidebileceğimiz başka Trabzon yok. Bu böyle biline…



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın popüler kültür kümesinde bulunan diğer yazıları...
Tevfik Serdar Anadolu Lisesi"nin Semender Dergisi
Yıl 1433… Hicrî Yeni Yılınız Kutlu Olsun…
Millî Bütünlüğümüz ve Türkçe

Yazarın eleştiri ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Şair Haydar Çoruhlu'yla Şiirin Kalbine Yolculuk
Ölümünün 7. Yılında Abdurrahim Karakoç ve Şairliği
Ramazan Davulcuları ve Manilerimiz
Hocaların Hocası: Ahmet Hilmi İmamoğlu
Cemil Meriç"in Akıl Defteri
Trabzon"un İkinci Özel Hastanesi: İmperial
Köprübaşı - Beşköy Dostluğu ve Kardeşliği
Mersin Yenice 4. Barış ve Kültür Festivali
Gerçek Hayaller Dükkânı
Zigana'nın Gür Sesi: Herfene Dergisi

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Âh Baba Âh!.. [Şiir]
Kadir Gecesi [Şiir]
Yenicuma'da Bayram Sabahı [Şiir]
İyi ki Vardın Eren [Şiir]
15 Temmuz Kahramanı: Şehit Samet Uslu [Şiir]
Takvimler ve (K) Ağıtlar [Şiir]
Kırmızı Yazmalı Kız [Şiir]
Karanlık Geceler (D) E Yıldız Olmak İstedim [Şiir]
Şükürler Olsun [Şiir]
Milletin Destanı [Şiir]


M.NİHAT MALKOÇ kimdir?

NİHAT MALKOÇ’UN BİYOGRAFİSİ Beş çocuklu bir ailenin en küçük ferdi olarak 1970 senesinin 1 Haziran’ında Trabzon’un Köprübaşı ilçesine bağlı Gündoğan Köyü’nde hayata “Merhaba” dedi. İlkokulu komşu köy olan Güneşli Köyü’nde okudu. Orta ve lise öğrenimini Köprübaşı Lisesi’nde tamamladı. En büyük emeli iyi bir hukukçu olmaktı. Lise son sınıfta girdiği üniversite imtihanında KTÜ/Fatih Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği Bölümü’nü kazandı. Dersaneye gitme imkânı ve zaman kaybına tahammülü olmadığı için kazandığı fakülteyle yetindi. 1992 yılında okulu bitirdi. İlk göz ağrısı olarak nitelediği Gümüşhane’de beş yıla yakın öğretmenlik yaptı. Her geçen gün öğretmenliği daha çok sevdi. Artık öğretmenliği bir tutku olarak görüyor. Vatan borcunu İstanbul’da Kara Kuvvetleri Lisan Okulu’nda Yedek Subay Öğretmen olarak onurla yerine getirdi. Bu peygamber ocağında yüzlerce yabancı subaya güzel Türkçe’mizi öğretti. Ankara’da girdiği sınavı kazanarak Akçaabat Anadolu İmam-Hatip Lisesi’ne Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni olarak atandı. Burada iki yıl görev yaptı. Daha sonra girdiği yazılı ve sözlü imtihanı kazanarak Türkî Cumhuriyetlerden Türkmenistan’ın başkenti Aşkabat’a,üç yıl görev yapmak üzere, öğretmen olarak gönderildi. Burada Mahdumkulu Türkmen Devlet Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi’nde ve İlâhiyat Lisesi’nde Türk Dili öğretmeni olarak çalıştı. Yine Aşkabat’ta Türkçe Öğretim Merkezi’nde(TÖMER) bir yıl boyunca değişik milletlerden kişilere Türkçe’yi sevdirerek öğretti. Şu anda Akçaabat’a bağlı Derecik İlköğretim Okulu’nda görev yapmaktadır. Bugüne kadar,en büyüğünden en küçüğüne kadar onlarca dergi ve gazetede fikrî,edebî,felsefî ve kültürel konularda yüzlerce yazı ve şiir yazdı. Bu yayın organlarından Türk Edebiyatı,Türk Dili,Bizim Çocuk,Çınar,Bizim Azerbaycan,Anadolunun Sesi,Üniversitelinin Sesi,Türkiye,Bizim Okul,Şenliğin Sesi,İnsanlığa Çağrı,Yeni Sesleniş,Gençliğin Sesi gibi dergilerde;Türksesi,Demokrat Gümüşhane,Kuşakkaya,Ortadoğu,Yeni Mesaj,Hergün,Candaş,Edebiyat,Bolu Üçtepe,Akçaabat Yeni Haber,Karadeniz Olay,Hizmet gibi gazetelerde yıllardan beri deneme,makale,fıkra ve şiirler yazmaktadır. “Bizim Okul” isimli kültür,sanat ve edebiyat dergisinin Yazı İşleri Müdürlüğü’nü yaptı. Kültürel organizasyonların çoğunda aktif olarak görev aldı. Sevgi,Dostluk ve Kardeşlik konulu şiir yarışmasında birincilik,Trabzon Belediyesi’nin düzenlediği Çevre ile ilgili yarışmada birincilik,yine aynı belediyenin düzenlediği “İki binli Yıllara Doğru Trabzon” konulu makale yarışmasında mansiyon,Akçaabat Belediyesi’nin değişik zamanlarda organize ettiği şiir yarışmalarında birincilik,ikincilik,üçüncülük ödülleri kazandı. Karadeniz Yazarlar Birliği kurucularındandır. Halen bu birliğin üyesidir. Bunların yanında elinin altındaki öğrencilere rehberlik ederek ve bizzat örnek olarak,onların da pek çok kültürel yarışmada ödüller almasına zemin hazırlamıştır. İkisi kız,biri erkek olmak üzere üç çocuk babasıdır.

Etkilendiği Yazarlar:
Necip Fazıl Kısakürek,Mehmet Akif Ersoy,Yahya Kemal Beyatlı


yazardan son gelenler

yazarın kütüphaneleri



 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © M.NİHAT MALKOÇ, 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.