..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Prensiplerden hoşlanmam. Önyargıları yeğlerim. Daha içtenler. -Oscar Wilde
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Deneme > İlişkiler > Çiğdem




21 Aralık 2007
İlişkilerin Sırrı  
Çiğdem
secret hakkında ...


:BCJJ:
""'Sır' bizlerin kendi Evrenlerimizi oluşturduğumuzu söylüyor ve bu
gerçekleşmesini istediğimiz tüm dileklerin hayata geçeceği anlamına geliyor.
Dolayısıyla, dileklerimiz, duygularımız ve düşüncelerimiz çok önemli, çünkü
bir biçimde ortaya konacaklar.



Yaptığımız her hareket, bir düşüncenin ardından geliyor. Düşüncelerimiz,
kullandığımız sözcükleri, hissettiklerimizi ve yaptığımız hareketleri
oluşturuyor. Davranışlarımızın ise ayrı bir etkisi var, çünkü onlar bizim
harekete geçmemize neden olan düşünceler.

En derindeki düşüncelerimizin ne olduğunu fark edemediğimiz zamanlarda bile,
yaptığımız hareketlere bakarak, neler düşündüğümüzü anlayabiliriz.



Hayatınıza bir şeyleri çekmek istediğinizde, davranışlarınızın arzularınızla
çelişmediğinden emin olun . Buna dair en müthiş örneklerden biri de, 'Sır'
da yer alan öğretmenlerden biri olan Mike Dooley tarafından ''Leveraging the
Universe and Engaging the Magic'' ( Evreni Harekete geçirmek ve Gerçek
Sihirle Buluşmak) adlı sesli kurslarında verilmekte. Bu, mükemmel eşini
hayatına çekmek isteyen bir kadının öyküsü. O bunun için gereken her şeyi
doğru biçimde uygulamıştı: bulmak istediği eşin niteliklerini kafasında
netleştirmiş, bunlara dair ayrıntılı bir liste hazırlamış ve onunla birlikte
yaşamak istediği hayatı zihninde canlandırmıştı. Bütün bunları yapmasına
rağmen, beklediği eşle ilgili herhangi bir işaret yoktu.

Sonra bir gün eve geldiğinde, arabasını garajın tam ortasına park ederken,
birden davranışlarının isteğiyle çeliştiğini fark etti. Arabasını, böyle
garajın ortasına park ettiğinde, mükemmel eşine park edecek yer kalmıyordu!
Davranışlarıyla Evren'e verdiği mesajda, istediği şeyi alacağına
inanmadığını söylüyordu. Böylece hemen garajı temizledi ve arabasını
mükemmel eşine yer bırakacak şekilde park etti. Sonra, giysilerle tıkış
tıkış dolup taşan gardrobunu açtı; burada da mükemmel eşe yer yoktu. Yer
açmak için giysilerinin bir kısmını oradan çıkardı. Yatağının ortasında
yatmaktan da vazgeçti ve mükemmel eşin yatacağı yeri boş bırakarak, 'kendi'
yerinde yatmaya başladı.

Söz konusu kadın, bir gece hikayesini Mike Dooley'e anlatırken, yanında
oturan kişi, onun mükemmel eşiydi. Bütün o etkili hareketleri yaptıktan ve
mükemmel eşine zaten ulaşmış gibi davranmaya başladıktan sonra, o insan
hayatına girdi ve mutlu bir evlilik yaptılar.



Evren'den ne istediğinizi düşünün ve davranışlarınızın, elde etmek
istediğiniz bu dileğinizi yansıttığından, onunla çelişmediğinden emin olun.
İsteğiniz gerçekleşiyormuş gibi davranın. Onu elde ettiğinizde neler
yapacaksanız, bugün de aynılarını yapın ve bu büyük beklentiyi hayatınıza
yansıtacak şekilde davranın. Arzularınıza ulaşmak için onlara yer açın;
böyle yaptığınızda, umudun güçlü sinyallerini Evren'e yaymış oluyorsunuz.""



Son aylarda ortalığı kasıp kavuran Secret (Sır) adlı kitaba ve onun
öğretilerine ne ölçüde itimadınız var bilemem. Hakkında çıkan tarikat
söylentileri ve bilumum sansasyonel olaylarla da ilgilenmiyorum. Ancak bir
anlığına ön yargılardan sıyrılarak yukarıda alıntıladığım satırları okuduğum
anda uzun zamandır üzerinde düşündüğüm, artık ilişkilerin neden yürümediğine
dair kafamı kurcalayan, zaman zaman erkek arkadaşlarımın , zaman zaman kız
arkadaşlarımın ilişkilerine ışık tutmaya çalışırken, çoğu zaman kendi
ilişkilerimde anlatamadığım, bir türlü dile getiremediğim bir doğruyu ne
kadar güzel dile getirdiğini görünce çok etkilendim.



Bir çoğumuz ihanetler, yalanlar, güvensizliklerle dolu ilişkilerin içinde
çalkalanan gençlik yıllarımızda, doğru kişiyi arayışlarımızda ya da
bulduğumuzu zannedip nedense(!) bir türlü ulaşamayışlarımızda neden diye
kendimize sorarız. Sonuçta da genellikle karşı tarafı suçlar,daha iyisinin
arayışına girişiriz ve tabii yine olmaz; ya da o insanı gözümüzde büyütür,
ilahlaştırır, yaptığımız hataya aşktı pişman değilim diye gereksiz anlamlar
yükleyerek gerçek aşkın yerini kendi yalan ilüzyonlarımız, kendimize
söylediğimiz yalan imajlarla doldurur ve gerçek aşka hayatımıza girmesi için
bir kapı bırakmayız. Halbuki pişman olmalıyız.

Sürekli hatalarımızdan ders çıkarmak deriz ama bunu gerçek anlamıyla
yapabilenimiz çok azdır sanırım. Öncelikle pişman değilim derken yaptığımız
hatayı yüceltir ve kendimize yalan söylemeye burada başlarız. Boşa giden
zaman için pişman olmalıyız ama bir daha boşa gitmemesi için yaptığımızın,
yaşadığımızın hata olduğunu kabullenmeliyiz. Yanlış kişiyi sevdik, yalana
inandık, belki de sevdik sandık… Her neyse...Bundan sonra, neyi istiyorsak
onu hayatımıza doğru şekilde çekmeye çalışmalıyız. Gerçekten istediğimiz her
neyse önce onun gelmesi için gerekli alanı yaratmalyız. Geçmişe ait
dersimizi almalı, o hatayı bir daha asla yapmamak üzere geçmişe gömmeli ve
gerçek istediğimize doğru yeniden bir hayata başlamalıyız. Örneğin ihanetle
dolu bir ilişkiden sonra artık gerçekten güvenilir ve gerçek bir aşk yaşamak
istediğinize karar vermiş olabilirsiniz. Bu durumda yapılması gereken şey
aslında çok kolaydır. Eski acıya hata deyip, ona ait ne varsa ortadan
kaldırmalısınız; çünkü ona ait herhangi bir şey ( belki bilgisayarınızdaki
bir dosya bile) sizi zaman zaman acıtacaktır. Bu acıyı aşk zannettikçe
gerçek aşkın gelmesine asla fırsat kalmayacaktır. Öncelikle geçmişi
çıkarmalıyız ki geleceğe yer açılsın. Sonra ise güvenilir insanların gelmesi
için güvenilir olun herkese karşı. Sizin güvenilir imajınız güvenilir
insanların size yaklaşmalarına neden olacaktır. Ya da aradığınız her
neyse.

Aslında söylenen şey gayet basit ve net ama biz duyamıyoruz. Bize yüklenen
onca dergi, gazete, tv, internet bombardımanı arasında aslında her şeyin
kendi elimizde olduğunu fark edemiyoruz… Kurulu düzene uyum sağlamak yerine
düzenin içinde kendi düzenimizi kurabileceğimizi anlayamıyoruz. Çünkü çok
ses var.

Aslında sır burada, tam içimizde.. Kendimiz neysek yaşayacaklarımız da
onlardır. İlişkilerin sırrı da burada, ne isek onla karşılaşırız. Çünkü
neysek onu kendimize çekeriz, bilinçli veya bilinçsizce.

Ama bence hayatı bilinçli yaşamak, bilinçaltı karışıklıklarından kurtarmak
ve hissederek, tat alarak yaşamak daha güzel. Benliğin isteği birdir,
nettir. Onu bildikten sonra iki olmak gerçek aşktır. Gerçek haz da gerçek
aşktadır.





Çiğdem Ertekin



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın İlişkiler kümesinde bulunan diğer yazıları...
Değersiz Değerler

Yazarın deneme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Işk - I Nilay
Salıncakta Sallanan Duygular

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Başlıksız Şiir [Şiir]
Aşkın Anahtarı Denizde [Şiir]
Bir Şarkı Seç Kendine [Şiir]
Kızböceği [Şiir]
İnkar-ı Aşk [Şiir]


Çiğdem kimdir?

kırıldıkça anlaşılan, anladıkça okunabilen, okudukça hayata bağlayan herşey

Etkilendiği Yazarlar:
kürşat başar,


yazardan son gelenler

yazarın kütüphaneleri



 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2019 | © Çiğdem, 2019
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.