..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
"Hayranlığı o dereceye vardı ki; yere düştü ve kendinden geçti." -Fuzuli (Leyla ile Mecnun)
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Eleştiri > Politik Olaylar ve Görüşler > CENGİZ MAÇOĞLU




29 Aralık 2008
Zayıf Tel Kompleksi ve Fatih Altaylı Gazeteciliği  
yolu vijdan evinden geçenlere...

CENGİZ MAÇOĞLU


Savaşın; işgali, öldürmeyi-öldürülmeyi, ganimeti, tecavüzü, hırsızlığı, vurgunu doğal kıldığı göz önüne alınırsa Fatih Altaylı’ya düşen görev sanırım Joseph Gobbels’in görevidir. Gobbelslik Fatih Altaylı’ya düşer mi bilinmez ama olası bir iç savaşta muhtemelen Fatih Altaylı kendisi için savaşçılardan güzel, alımlı insan hakları derneği üyesi kadınları; Ermeni ve Kürt kızlarından ganimet sarayı kuracağı hayali yapmaktadır ki orduların durumdan görev çıkarma ilkesine bu derece sadakat göstermektedir.


:AIDE:
Bir yazı yazarsınız, sonunda hamaset sevici, güç tapıcı bir okur kitleniz olur, onların size yazdığı 3.sınıf mailleri, yorumları yazdıklarınıza kanıt olarak sunarsınız ve büyük yazar olursunuz. Kurnazlığınız “toplum olarak akıl tutulmasına uğramışların” memleketinde ise oldukça prim yapar; tüm ticari ve ekonomik faaliyetlerinizin meyvesi olarak size dönmüş olur. Bu dönüşüm neredeyse süreklilik kazanır.

Altaylı, öyle bir girdaba düşmüş ki “orduların toprak, bağımsızlık ve iffet, namus koruduğu” genel saptamasını yaptıktan sonra bu ana düşüncesine destek olarak yazdığı diğer ifadeler ise yine aynı orduların savaş galibiyetinden sonra saldırdıkları değerleri anlatır. Aslında tersinden okunsa “ordu neye saldırırın ironik bir açıklaması “gibi olmuştur da denebilir.

“Bir ordu savaşı kazanıp, düşman ülkeyi fethettiği zaman ne yapar hatırlıyor musunuz? Savaşların sonunda hep trajik tecavüz hikayeleri yok mudur? Bu bin yıl önce de böyleydi, Avrupa'nın göbeğindeki bir kaç yıl önce de böyle. Fatih Altaylı “ Bu satırları okuduktan sonra yazının girişindeki “orduların sınırlardan öte bacak arasını koruduğu” iddiası son derece gülünç kalıyor, yavan kalıyor. Militarist kurumların tarihsel gelişimini ve insanlığa karşı işlemiş oldukları suçları tek tek, eylem eylem sıralayacak değiliz; ancak takdir edersiniz ki güç olma, iktidar olma, bey olma, kral olma , Pazar yaratma, pazar paylaşma gibi niyetler savaşların sebepleridir. Bu savaşların temel gücü de ordulardır. Kabile ordularından imparatorluk ordusuna ve günümüzdeki modern ordulara kadar bilinen en sade gerçeklik .

Savaşın; işgali, öldürmeyi-öldürülmeyi, ganimeti, tecavüzü, hırsızlığı, vurgunu doğal kıldığı göz önüne alınırsa Fatih Altaylı’ya düşen görev sanırım Joseph Gobbels’in görevidir. Gobbelslik Fatih Altaylı’ya düşer mi bilinmez ama olası bir iç savaşta muhtemelen Fatih Altaylı kendisi için savaşçılardan güzel, alımlı insan hakları derneği üyesi kadınları; Ermeni ve Kürt kızlarından ganimet sarayı kuracağı hayali yapmaktadır ki orduların durumdan görev çıkarma ilkesine bu derece sadakat göstermektedir. TSK öteden iç güvenlik diye adlandırdığı kirli bir savaşın tarafıdır. Haliyle psikolojik savaş taktiklerini en üst düzeyde kullanmıştır, ama henüz bir kadın gazeteciye “ordu sizin bacak aranızı koruyor.” Şeklinde bir yalana başvurmadı. Demek bizim yerli Gobbels Fatihimiz bu eksikliği hissetmiştir. Hem Türkiye halklarının, Kurtuluş savaşı düzenli, namus koruyan bir orduyla başlmadı, halk çeteleri ve yerel direnişlerle doğal reflekslerle gelişti. Bu gerçek bile çakma Gobbels Fatih’in tüm militarist tezini çürütmeye yeterli. Fatih Altaylı’ya göre düşünme bir tür kısırlaşmadır. Kültür ve felsefe kuşkulu iki olgudur. Altaylı muhtemelen ne zaman “düşünme, tartışma, demokratik tutum” diye bazı kavramlar duysa tabancasını çekip zihninde onlarca kişiyi bir anda katleden bir vatansevere dönüşüyordur. Gobbels’in aydınlar için “yumurta kafalılar” “radikal züppeler” üniversiteli komüminst hıyarlar” “domuz entelektueller” ifadeleri neredyse çakma Gobbels Fatih’in slogan felsefesi halini almış. Kök faşizmin entelektuel dünyaya karşı güvensizliğini Altaylı ve benzerleri aracılığıyla yürütmesine ancak medyayı kullanma biçimi olarak anlaşalır. Sorun şu ki Altaylı’nın zayıf tel kompleksi yakın gelecek için ciddi bir tehlike olmaya aday. Çünkü “ordu neyi koruyor?” sorusu yakın zamanda muhtemelen bacakarası sınırlarını aşıp her entelektuel tartışma sonrası “ordu domates, hiyar, şeftali ve bilumum yiyecekelrimizi de koruyor, bu nedenle ordumuza karşı ibadetlerimizi eksiksiz yerine getirelim” tanrcılığına dönüşür.

Bir kere beşeri tanrılara inandığınız an sizden güçlü olan her daim tapılası tanrı olur.

CENGİZ MAÇOĞLU



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın politik olaylar ve görüşler kümesinde bulunan diğer yazıları...
Bir Seçim Masalı ve Mızıkacı Hafifliği; Dtp"nin İflas Ettirdiği Gazetecilik ve Siyasetçilik

Yazarın eleştiri ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Dostoyevski'nin Sosyal Gerçekçiliği

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Tanrının Huzurunda [Öykü]
Samatya'da Ay Işığı Cinayeti [Öykü]
Gebze'de Bedava Bir Gün [Öykü]
Kertenkele ve Ben [Öykü]
Aj (L) Anın Karmaşası [Öykü]
Çiğ Gözlünün Yanında [Öykü]
Sosyal İlişkilerde Akıl Tutulması ve "Jeanne" Eyre... [Roman]
2 Yazı [Deneme]
Diyarbakır Mızıkacıları [Bilimsel]


CENGİZ MAÇOĞLU kimdir?

Bir yayınevinde eğitim yayınları editörlüğü ve çocuk edebiyatı yayınları danışman editörlüğü yapıyorum.

Etkilendiği Yazarlar:
çehov, gogol, nazım hikmet, nevzat çelik, emma goldman, bakunin, orhan veli kanık, cemal süreya ve daha niceleri...


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2018 | © CENGİZ MAÇOĞLU, 2018
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.