..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Gerçeğin dili çok yalın. -Euripides
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Eleştiri > Tarihsel Olaylar > Aydın akdeniz




31 Ocak 2009
Kayıp Barnabas İncil'i Gerçekten Bulundu İse Tarih Bundan Sonra Nasıl Şekillenir?  
Aydın akdeniz
Tarih, insanlığın biraz da kendi duygusallığına cevap aradığı ve bu nedenle objektifliği belki de çoğu zaman göz ardı etmesine rağmen ciddi şekilde eleştiriye uğramadan anlayış gördüğü sosyal bilimlerden biridir. İnsan faktöründeki değişkenlik, konuya yaklaşım şeklinde de kendisini göstermiş ve ortaya çıkan bir olayın değerlendirilmesinde farklı açılımlar koymuştur ortaya. Pozitif bilimler gibi değişmez olduğu kabullenilen verilere tarih biliminin sahip olamayışı, yaşanan anın kısalığında, yaşananlara gecikmeden cevap verme zorunluluğu olsa gerektir. Halbuki bir Aristo mantığının işlevselliğinin azalması için aradan yüz yıllar geçerek Newton'lu zamanların gelmesi beklenilmiştir. Newton, ortaya koyduğu felsefi örüntüyle kainatı okumada Aristo pragmatizminden ayrılmış, bilinen eski doğrularla yeni ihtiyaçlara yeni tanımlamalar getirmiştir. Çoğunluğun öncelikli ihtiyaç ve ilgi alanının dışında seyreden bu çalışmaların uzun sürede değişime uğraması belkide bulunanların olağanüstü değerler olmasından çok, bu çalışma ve ilgiyi besleyecek sinerjiyi tabanda bulmanın ortaya koyduğu sıkıntılardır. Buradaki durağanlık, pozitif bilimler üzerindeki saygınlığın azalması gerektiği anlamında alınmamalıdır ele.


:ACEC:
Tarih, insanlığın biraz da kendi duygusallığına cevap aradığı ve bu nedenle objektifliği belki de çoğu zaman göz ardı etmesine rağmen ciddi şekilde eleştiriye uğramadan anlayış gördüğü sosyal bilimlerden biridir. İnsan faktöründeki değişkenlik, konuya yaklaşım şeklinde de kendisini göstermiş ve ortaya çıkan bir olayın değerlendirilmesinde farklı açılımlar koymuştur ortaya. Pozitif bilimler gibi değişmez olduğu kabullenilen verilere tarih biliminin sahip olamayışı, yaşanan anın kısalığında, yaşananlara gecikmeden cevap verme zorunluluğu olsa gerektir. Halbuki bir Aristo mantığının işlevselliğinin azalması için aradan yüz yıllar geçerek Newton'lu zamanların gelmesi beklenilmiştir. Newton, ortaya koyduğu felsefi örüntüyle kainatı okumada Aristo pragmatizminden ayrılmış, bilinen eski doğrularla yeni ihtiyaçlara yeni tanımlamalar getirmiştir. Çoğunluğun öncelikli ihtiyaç ve ilgi alanının dışında seyreden bu çalışmaların uzun sürede değişime uğraması belkide bulunanların olağanüstü değerler olmasından çok, bu çalışma ve ilgiyi besleyecek sinerjiyi tabanda bulmanın ortaya koyduğu sıkıntılardır. Buradaki durağanlık, pozitif bilimler üzerindeki saygınlığın azalması gerektiği anlamında alınmamalıdır ele.
Rönesans ile birlikte skolastik öğretilerden bir kaçış süreci başlamış ve dogmatizmin fikir ve vicdan üzerindeki tahakkümü sona erdirilmiştir. Ancak, Çiçero sosyal ihtiyaçlara bir cevap bulmak üzere eski dönemlerde nasıl bir kültürel harmanlama ile Roma'lı bir ahlak felsefesi koymuşsa ortaya ve böylelikle Roma'nın devamını sağlamışsa bir süre daha, buna benzer bir şekilde Rönesans ile Vatikan'dan kotarılan ahlaki değerler sistemi, temelde yine Roma dönemi mantığın inisiyatifinde kurgulanarak tarihin beğenisine sunulmuştur. Helen, Roma ve Pavlos'çu bir elit, Doğu Roma olarak daha sonraları ayrışacak olan bütünün Europa kanadını oluşturur. Karşı tarafta kalıp bugünkü Slav, Arap ve diğer Asyalı kültürler Arius ve Bogomil doktrini olarak adlandırılıp tasfiye edilir. Süreç, bir oldu bitti kısalığında sonuçlanmaz elbette. Tartışmaların başladığı İznik Konsülü öncesinde beliren iktidar mücadelesi tahtın varisleri arasında zaman zaman el değiştirerek Doğu Roma adı altındaki ayrışmaya kadar devam eder. Peki, Ariyüs'çü gelenek hangi değerleri savunuyordu? Ariyüs, Hz. İsa'ya ilk inanan havarilerden Barnabas'ıb öğrencisi Libya'lı bir inananın adıdır. Barnabas, Hz. İsa'ya vahyedilen hakiki İncil'i elinde bulunduran kişidir. Bolüs adındaki bir başka kişi ki daha sonraları Pavlos adıyla bilinir olmuştur, rivayetlere göre Barnabas'ı ikna edemeyince nüfuzunu kullanarak O'nu etkisiz hale getirir ve Hristiyanlıktaki teslis inancının fikir babası olur.
İnternet ortamında işte bu kayıp Barnabas İncil'inin kısa bir süre önce Hakkari yakınlarında bulunduğuna dair söylentiler dolaşmakta. Hatta bu İncil'i elde etmek ve gizlemek için olağan dışı uğraşların verildiği de anlatılmakta. Varsayımın doğruluğundan hareketle insanlık ve dinler tarihinin yeniden yazılacağı iddia edilmekte. Umarım bu söylentilerin ardından Hungtinton'un ölümüyle birlikte yeni senaristler ve yeni problemler çıkmaz dünya siyaset sahnesine.

Aydın AKDENİZ



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.


Yazarın eleştiri ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Deist Mentalitenin Öncülleri Olarak Hermetik, Okültik, Panteist Açılımlar
Tarlaya, İnsan Tohumu Eken Deist Filozof…
Tolstoy Müslüman Olmuş Muydu?
Gözümüz Aydın! Sonun da Bölgemiz Nükleer Başlıklı Silahlardan Arınıyor...
Recep İvedik'e Sonunda Bunu da Yaptılar!
Hani Üçüncü Dünya Savaşı Çıkacaktı!
Ortadoğu"nun Çizilen Yeni Haritasında Şii Bloğa Karşı Türk - Kürt İttifakı
Sahne Işıklarının Büyüleyiciliği ve Entellektüellik Arasında İkilem!
Primitive Kavramlarda Günü Yaşamak!
Lablace'nin Şeytanı Gözüyle İnsan ve Politika..!

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Mihenk Taşı [Şiir]
Mana İkliminde Seyrü Sülukun, Adam da Gaflet mi Bırakır A Gönül! [Şiir]
Hisseden Payıma Metafizik Aşklar Düştü [Şiir]
Aynanın Ötesinde Görünen... [Şiir]
Dilemma [Şiir]
Köşe Kapmaca Oynarken Ayrılık... [Şiir]
Faust ve Pan Arasında, Bir Garip Diyalog..! [Şiir]
Sezonluk Fındık İşçilerinin Hayat Öyküsünden Bir Kesit [Öykü]
Kömür Karasıydı Elleri [Öykü]
Kapela [Öykü]


Aydın akdeniz kimdir?

Yazı vazgeçemediğim bir tutkudur benim için. Vaz geçemediğim, kendimi sorguladığım anlardır, o anlar. Kendimi bulduğum, yaşama anlamını kazandıran o ya da bu şekilde duygu yüklü anlar.

Etkilendiği Yazarlar:
Dostoyevski, Puşkin, Tolstoy, Goethe, Stendhal, Shakespeare, Cemil Meriç


yazardan son gelenler

yazarın kütüphaneleri



 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2019 | © Aydın akdeniz, 2019
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.