..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
İnsanın en iyi tarafı ürperebilmesidir. -Andre Gide
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Deneme > Anılar > Emine Pişiren




6 Ekim 2009
Tanrı'nın İnsanları Yaratmaktaki Amacı Nedir Anne? - 2 -  
Emine Pişiren
-Tanrı yalnızlıktan sıkıldı. İnsanı, meleklerden üstün ve farklı yaratması da kendisini eleştirilmesini istedi. Dikkat et dünyada zıtlıklarla yaşamaktayız. İyi ve kötü, çirkin ve güzel, doğru ve yanlış, negatif ve pozitif gibi...


:AIHF:


Oğlumu sabırla dinlemekteydim.

- Annem, bilir misin, Sims ve benzeri strateji oyunları vardır internette?

-Bilmem oğul...

- Güzel ve mantıklı bir oyundur. O oyunda, bir şehir kurarsın, insandan önce insanın yaşaması gereken bir yaşam destek üniteleri hazırlarsın. Sonra bir kadın ve erkek yerleştirirsin. Tanışırlar, severler, evlenirler, çoğalırlar, öyle çoğalır ki, yaşamda onlara yer kalmaz sanırlar, savaşlar yaparlar, kaybeden ve kazananlar olur, ölümler ve doğumlar olur. Tanrı'nın buna benzer bir şekilde bizleri kurguladığını düşünüyorum.

Nutkum tutulmuştu... Oğlumun us ve ide yürütmeleri karşısında dinlemeyi seçtim.

-Tek ve mükemmel olan biri kendinde olanı paylaşmak ister. Gücünü ve mükemmelliğini kanıtlamak istediği gibi üstünlüğünün de bilinmesini ister. Tabi bunun yanı sıra beğenilmek ve takdir de edilmek ister. Mesela sen, bir emeğini, bir başarını, güzel olanı birine sunduğun zaman, karşılığında "teşekkür" beklemez misin?

Şaşırmıştım. Böylesi bir ciddi konuda ahkâm kesmek çok yanlıştı. Ne bilimsel ne dinsel yeterli değildim. Bilgilerim okullarda verilen din ve biyoloji derslerinde öğrendiğim kadardı. Bakalım bu konuşmanın sonu nereye varacaktı?

-Evet, oğlum beklerim. Saygı ve sevgi de beklerim, diye yanıt verdim.

-Ee, tanrı en mükemmeli yaratmış. Bu mükemmel olan da bir insan. Pilsiz çalışan ve otonom hareket sinir sistemlerini döşemiş. Düşünebilen ve iradesini kullanabilen mükemmel bir canlı değil miyiz biz annem?

-Evet, oğul mükemmeliz.

-Bizden daha mükemmel olan melekleri de yaratmış, onları kontrol edebiliyor ve hükmediyor, onlar da Tanrı'nın sözünden çıkmıyor. Ama insan öyle mi?

-Evet, oğul, seni anlıyorum. Peki, o internet oyunundaki gibi hâşâ düşünecek olursak, buna sen yanıt ver hadi...

-Benim anlayamadığım şu anne...

-Nedir oğlul?

-Şimdi varsayalım ki, ben doğdum, büyüdüm, okudum, hayata atıldım, evlendim, çocuklarım oldu, kısacası yaşamın içinde kaldığım bu süreçte hep zincirleme amacıma hizmet ettim annem. Okudum, iş sahibi olmaktı amacım. İş sahibi oldum, para kazanmaktı amacım. Para karnımı doyurmak içindi. Evlendim, çocuk sahibi olmak içindi amacım. Oysa Tanrı'nın bütün bunlara hiç gereksinimi yok ki annem. Peki, Tanrı'nın amacı nedir?

Sustum...

Yanıt veremedim...

Sordum:

- Kendisine itaat mi, istedi?

-Hayır, Ona sayılarını sayamayacağımız kadar Melekler itaat etmekte ve sürekli ibadet halindeler zaten.

Beynim uyuşmuştu. İfadesiz bir tavırla konuştum:

-Bunun yanıtı olmalı tabi, diye fısıldadım.

-Anne, ben buldum yanıtı. Sen istediğin kadar araştırmanı yap, herkese sor, sonra da gel beni ikna et. Sana söz, o zaman beş vakit namazımı da kılacağım, orucumu da tutacağım. Yeter ki beni bu konuda ikna et.

-Oğlum, sen yanıtını madem buldun, bunu bana da söylemelisin ki, bende bu tezine karşılık anti tezle sana geleyim.

-Az, önce strateji oyunlarındaki kurguyu anlattım anne sana. İnsan çok gelişti... Tanrı, bizi meleklerden daha üstün kıldığına göre, buna karşılık Tanrı, bizden kendine bir şey istemekte.

-Ne gibi?

-Tanrı yalnızlıktan sıkıldı. İnsanı, meleklerden üstün ve farklı yaratması da kendisini eleştirilmesini istedi. Dikkat et dünyada zıtlıklarla yaşamaktayız. İyi ve kötü, çirkin ve güzel, doğru ve yanlış, negatif ve pozitif gibi...

-Evet, bu doğru...

-Zıtlıklarla dengeler korunuyor anne...

Ona sordum:

-Sen oyunda yöneticisin ve ne bekliyorsun oyundaki insandan?

Arkama yaslanmış ve sorum hoşuma gitmişti.

-Annem, ben o strateji oyununda puan kazanıyorum, eğer bir savaş kazanırsam, kar getiren bir iş kurmuş isem, verimli ve kurak olmayan bir tarlada bol ürün almış isem vb... kurgularımdan puan alıyorum. Peki, Tanrı, insandan kendi için ne almak istiyor?

Söz, döndü dolaştı yine aynı yere gelmişti. Yüzlerce kitap okumuş beynim ve bilgi hazinem yetersiz kalmıştı.
2002 senesinde oğlumun sorduğu bu iki soruya bir yanıt veremedim...
Sormadığım insan kalmamıştı.

Birinci Soru: İmkânsız olan nedir?

İkinci Soru: Tanrının insanı yaratmaktaki amacı nedir?

Evet, bu kadar basit iki soru karşısında sizin, yanıtınız ne olabilir?


Emine Pişiren/Edremit –Akçay/2009

.Eleştiriler & Yorumlar

:: ...
Gönderen: ayşe kaya / , Türkiye
23 Ekim 2009
1.sorunun cevabı değişebilir çünkü her insan bu konuda bir şeyler diyebilir, mesela bence; insanın yaşamını yönetmesi imkansız (hastalık, yaşlılık,vücut özelliklerimiz) kimse ben kendimi böyle istedim Allahta beni böyle yarattı diyemez. ve yine aklı olan bir insanın bir şeyleri sorgulamadan kabul etmesi de imkansızlar arasında sayılabilir. daha pekçok cevap verilebilir, ama 2.sorunun cevabı sabittir. kimseye göre değişmez, kimse bence diye cevap veremez, çünkü cevabı olan bir sorudur bu. bir sınavda cevap anahtarı dışındaki şıkkı işaretlemiş birinin cevabı nasıl yanlış oluyorsa bu soruyu da zaten Allahu teala cevaplamış, bizim de ya o cevabı vermemiz lazım yada verdiğimiz cevabın yanlışlığını kabul etmemiz. bunu diğer yazınıza da yazmıştım, Allahu teala "ben insanları ve cinleri bana ibadet etsinler diye yarattım" zariyat suresi 56. ayet.(cevap anahtarı k.kerim) oğlunuzun melekler ibadet ediyor demesi doğrudur ama onlar iradesiz yaratıklardır, itaatsizlik yoktur meleklerde, bu yüzden cennet yada cehennem gibi mükafat yada ceza haketmezler. oysaki insan akıl sahibidir, aklı ona rehberlik eder, aklı sayesinde doğruyu bulur ve rabbine kulluk-ibadet eder. işte bu yüzden insan yaratılmışların en şereflisidir, meleklerden üstündür. ve rabbi katında daha değerlidir. kur'anı kerim bize insanın ya melekten üstün bir konumda yada hayvandan aşağı bir konumda olacağını söylüyor buda yine itaat yada isyanla olur.(fecr suresi) ve yine her insan öldükten sonra ya cennete gider yada cehenneme. buda yine itaat yada isyana dayanırki buda bizim 2.sorunun cevabını başka yerde aramamamız gerektiğine getirir bizi. "BEN İNSANLARI VE CİNLERİ BANA İBADET TESİNLER DİYE YARATTIM." hem eğer Allah canı sıkıldığı için insanı yaratsaydı o zaman kimler cennete kimler de cehenneme gidecek ti? onuda ya şundadır ya bunda diyerek mi seçecekti ALLAH. bu haksızlık olmaz mı? herkes dünyada yaşadığı hayatla belirler ahiretteki yerini. "öyle bir günden sakının ki,o gün Allaha döndürüleceksiniz,sonra herkese kazandığının karşılığı tastamam verilecek ve onlara hiç haksızlık edilmeyecek." bakara suresi 281. ayet. çocuklarımız artık herşeyi rahatlıkla öğrenebiliyorlar ama onlara doğru bilgileri verebilmek çol önemli, asıl rehber de zaten KUR'ANI KERİMdir. Allah yardımcımız olsun.




Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın anılar kümesinde bulunan diğer yazıları...
Edebiyat Galerisi Net’in Şair ve Yazarlarının Edebiyat Şenliğinden Genel Görüntüler
Tanrı'nın İnsanları Yaratmaktaki Amacı Nedir Anne? - 1 -
Eline Ne Geçti?
Sevgili Günlüğüm (2)
İstanbul_umdan Bir Damla Düştü Yüreğime
Ruhumuz Mu, Sahi O Nerede Kaldı?

Yazarın deneme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Ölüme Çok Az Kala!
Okaliptüslerin Gölgelerine Uzanmak İstemiyorum
Elbet Şiir Olacak Şairin Tesellisi
Leo Buscaglia İle Söyleşi
Yorumlarım ve Duygularım - 10 -
Hayat Ateş Üstünde Yolalmaktır - İkinci Bölüm -
Bir Damla Mürekkep Bir Milyon İnsanı Düşündürebilir. - 1 -
Eyy, Benim Diğer Yarım!..
Ben Ben Değilsem, Sen Sen Değilsen, Biz Kimiz?
Dostluğun Kolları Gerçekten Çok Uzunmuş

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Adamdan Saymışız [Şiir]
Ah Ulan Istanbul! [Şiir]
Hangi Dua İle Sana Gelelim? [Şiir]
7. Didim Şiir ve Şairler Buluşması [Şiir]
Çekinme Söyle [Şiir]
İsterdim [Şiir]
Madem ki... [Şiir]
Davetsiz Konuk - 1 - [Şiir]
Git Demene Gerek Yok [Şiir]
İstanbul_um [Şiir]


Emine Pişiren kimdir?

Yazmayı, okumayı ve birikimlerimi paylaşmayı seven biriyim. Edremit'in yerel bir gazetesinin köşe yazarıyım. Bazı web sayfalarında da edebiyat adına paylaşımlarım yayınlanmaktadır. Sevgi ve ışık sizle olsun.

Etkilendiği Yazarlar:
Mehmet Emin Yurdakul, Nazım Hikmet, Aziz Nesin, Victor Hugo, Balzac, Leo Buscaglia, Eric Frrom, Irvın Yalom, Dale Carneige, Doğan Cüceloğlu, Haluk Yavuzer...


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2018 | © Emine Pişiren, 2018
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.