..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Herkesin derdi başka. -Orhan Veli
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Şiir > Toplumcu > Mehmet Sinan Gür




12 Kasım 2009
Bir Dosta E - Mektup  
Mehmet Sinan Gür

:BAHF:
Sevgili dostum
Burada saat 9:05
Sizde geceyarısı olmalı
Kuşlar henüz uykudadır orada
Bugün özel bir gün
Yas günü değil diyorlar ama
Yas günü be kardeşim
Yetmiş bir yıl geçmiş
Gelmemiş yerine bir tane daha
Hani belki merak edersin
Bizden haber vereyim
Ne yapıyorlar dersin diye biraz yazmak istedim
Netten girebilirsen
Bizim gazetelere bir bak
İki türlü başlık göreceksin
Bugün Atatürk öldü diyenler
Bir de –daha önemli olduğu için-
Berlin duvarından söz edenler
İzleyebiliyorsan Türk televizyonlarını
Varsa uydu antenin
Dikkat et
bu saatte
Orada da iki türlü yayın var
Atatük’ü anarken ağlayanlar
Reklam müzik eğlence yayınlayanlar
Burası şimdi gündüz ama
Pek belli olmuyor uyandığımız
Yoksa biz de sizin kuşlar gibi uykuda mıyız
Ne dersin
.
Sevgili dostum
Bugün Anıt Kabir’de buluşulacak
Aynı anda mecliste ‘bir şey’ açılımı konuşulacak
TRT3’ten naklen yayın
İzleyebiliyorsan bir bak
Atatürk’ün kurduğu mecliste
Sözümona onun vasiyetine uyarak
Onu anmak yerine
Başka işlere bakılacak
Gerekmez ‘10 Kasım’da sap gibi ayakta durmak’
.
Gelmek istediğini söylüyorsun
Sakın gelme
On binlerce yıldır
Üzerinde yaşayanları beslemiş
Aç bırakmamış güzelim ülkemizi
Beyler biraz daha çok para yiyecek diye
Elin ürettiği GDO’ya bırakacaklar
Verimini kaybedince topraklar
Ne olacak bu insanlar diye düşünmüyorlar
.
Sevgili dostum
Bugünlerde önemli gelişmeler var
Açlıktan ölmekte olduğumuzu öğrendik
Düşünebiliyor musun bir Kore gazimizi
Hani şu Nato’ya girelim diye öldüğümüz Kore
Hani orada maliyeti 23 cent tutan askerlerden birini
Geçen gün bu şekilde kaybettik
Gerçi yoksulluktan ölmüş gariban ama
Onu karıştırma
Yeni belası ülkenin
Anadolu’da duyulmamış şey
Açlık
Ölmesin diye Kore gazileri
GDO besinler yiyecek artık
Sebep olduğu kısırlık
Çok önemli değil
Allah kimseyi açlıkla terbiye etmesin
Ağaç kabuğu yemişler
Savaş sırasında ölmemek için
Zorla ikna olunarak
Zararsız olduğuna
İçtiğimiz radyasyonlu çaylardan sonra
Şimdi de bu çıktı başımıza
Karadeniz kanserden kırılmaktaymış
Kore gazisi ölmüş açlıktan ne gam
Muhafazakar hükümetler işbaşında ya
Ne çıkar biraz da GDO’dan kırılsak
Ama bunları uluorta söylemek yasak
.
Gelmek istediğini söylüyorsun
Sakın gelme
Buralar bildiğin gibi değil
Kurtuluş Savaşı’nda
Yele karşı çekmekten küreklerini kırıp
Düşmana vermemek için
Gemisini emanetini kendisiyle birlikte batırıp
Şarkı söyler gibi ölen yiğitlerin yaşadığı Karadeniz’de
Yirmi beş bin
Cüppeli sarıklı kara çarşaflı yobaz toplandı
Cenazesinde
Başka bir hazretin
Atatürk devrimleri ne oldu diye sorma
Onlar artık çok uzaklarda
.
Gelmek istediğini söylüyorsun
Sakın gelme
Okumuşsundur belki gazetelerde
Daha birkaç gün önce
Dağdan indi pekaka
Güllerle karşılandılar sınırda
Seksen altı yılda
Böyle bir gün görmemişti Cumhuriyet
Tarihinde ilk kez suçluların ayaklarına gitti savcılar
Devlet
Olacak şey değildi
Coplandılar
Yerlerde süründüler
Bunu protesto edenler gaziler şehit anaları da
Beratlar yakıldı
Madalyalar ezildi
Yaşam çok değişti buralarda
Devlete karşı gelen el üstünde
Hükümete karşı gelen yerlerde
Cezaevlerinde
Gözlerinden öperim
Buraları çok bir hoş oldu
Sakın gelme dostum
Sakın gelme

11.Kasım.2009



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.


Yazarın şiir ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Nazım Hikmet'ten Çanakkale Şiiri
Ateş ve Ölüm (Bütün Şiirler 16. 07. 2009)
Seni Seviyorum Bunalımı
İncir Ağacı
Sevgisizlik
10 Ağustos 1915 Anafarta Ovası
Mor Çiçekler
Eskiden

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Bir Ruh Çağırma Operasyonu [Öykü]
Çoban Yıldızı [Öykü]
Mahalle Baskısı [Öykü]
Kırmızılı Ev [Öykü]
01 03 Celladın Önündeki Adam [Öykü]
Trafik Işıklarına Uyan Köpek [Öykü]
Üniforma [Öykü]
Balerinin Ölümü [Öykü]
Safiye'nin Püskülleri [Öykü]
Karışıklık [Öykü]


Mehmet Sinan Gür kimdir?

Yazmayı seviyorum. Bir tümce, bir satır, bir sözcük yazıp altına tarihi atınca onu zaman içine hapsetmiş gibi oluyorum. Ya da akıp giden zamanı durdurmuş gibi. . . Bir fotoğraf, dondurulmuş bir film karesi gibi. Her okuduğunuzda orada oluyorlar ve neredeyse her zaman aynı tadı veriyorlar. Siz de yazın, zamanı durdurun, göreceksiniz, başaracaksınız. . . . Savaş cinayettir. Savaş olursa pozitif edebiyat olmaz. Yurdumuz insanları ölenlerin ardından ağıt yakmayı edebiyat olarak kabullenmiş. Yazgımız bu olmasın. Biz demiştik demeyelim. Yaşam, her geçen gün, bir daha elde edemeyeceğimiz, dolarla, altınla ölçülemeyecek bir değer. (Ancak başkaları için değeri olmayabilir. ) Nazım Hikmet’in 25 Cent şiiri gerçek olmasın. Yaşamı ıskalamayın ve onun hakkını verin. Başkalarının da sizin yaşamınızı harcamasına izin vermeyin. Çünkü o bir tanedir. Sevgisizlik öldürür. Karşımıza bazen bir kedi yavrusunun ölümüne aldırmamak, bazen savaşa –yani ölüme- asker göndermek biçiminde çıkar. Nasıl oluyor da çoğunlukla siyasi yazılar yazarken bakıyorsunuz bir kedi yavrusu için şiir yazabiliyorum. Kimileri bu davranışımı yadırgıyor. Leonardo da Vinci’nin ‘Connessione’ prensibine göre her şey birbiriyle ilintilidir. Buna göre Çin’de kanatlarını çırpan bir kelebek İtalya’da bir fırtınaya neden olur. Ya da tam tersi. İtalya’daki bir fırtınanın nedeni Çin’de kantlarını çırpan bir kelebek olabilir. Bu düşünceden hareketle biliyorum ki sevgisizlik bir gün döner, dolaşır, kaynağına geri gelir. "Düşünüyorum, peki neden yazmıyorum?" dedim, işte böyle oldu. .

Etkilendiği Yazarlar:
Herşeyden ve herkesten etkilenirim. Ama isim gerekliyse, Ömer Seyfettin, Orhan Veli Kanık, Tolstoy ilk aklıma gelenler.


yazardan son gelenler

yazarın kütüphaneleri



 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2019 | © Mehmet Sinan Gür, 2019
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.