..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Ölümden sonra yeni birşeylerin olduğu konusunda umutluyum. -Platon
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Deneme > Yaşam > Ender Tören




18 Ocak 2010
Düşlerim Gözyaşlarımla Kaybolup Gidiyor  
Ender Tören
Düşlerimde geçirdiğim zamanı anlatıyorum sana. Yaptığım hataları anlatıyorum bir çırpıda. Aynaya bakarken tanıdım kendimi ve iç yüzümü. Peki aynanın arkasında ki kişiliğim neydi. Ben kimdim. Veyahut içimde ki o sevgi seline ne oldu. Galiba hepsi düşlerimiz ile birlikte uçtu gitti. Şimdi yazdığım zamanları anlatıyorum kendime.


:ABHD:
Düşlerimde geçirdiğim zamanı yazıyorum sana. Yazdığım zamanları anlatıyorum kendime. Soruyorum yaptığım hataları, sadece bir çırpıda işlediğim günahları anlatıyorum sana, o karanlık odanın loş ışığında. Seni severken sana yaptığım yanlışı sayıklıyorum. Sadece seni severken bile yaptığım hataları bilemiyorum. Görmezden geldiğim ufak şeyleri hep büyütürdüm senin yanında. Zaten sen de huyumu bildiğin için hep susardın. Sadece o gözlerinin güzelliği suskunluğunun nedenini açıklıyordu. Bilmediğim bir şeyler varmış gibi hareket ediyorduk sahilin o eşsiz, o muazzam maviliğinde. Mutlu olduğunu bildiğim halde mutluluğunu bile bile çok görüyordum. Görülen o ki seni severken bile kıskanç olduğumu bildiğin halde yine göz yumdun her şeye rağmen. Tadı kaçmıştı bu bir anlık birlikteliğin. Kaçan tadın bile ayrı bir havası olmuştu, bedenimde. Yine de mutsuz olduğunu anladım. İşte insanların hayatını anlatan filmi izlerken kaçınılmaz bir şekilde kendinize soruyorsunuz, eğer kavşak noktalarında bu iki insan başka türlü davranmış olsaydı, hayatları da başka türlü olabilir miydi? Yaşadığımız aşklar hayatlarımızı değiştiriyor. Yapılan hatalar da değişen hayatı bir kere daha değiştiriyordu. Savruluyoruz. Bizi bir eden yüreğimizin o onulmaz ihtirası ve kaçınılmaz şevkidir. İnsanlar yüreklerinde sevgiye dair mutluluğu bir çırpıda kaybedeceklerini sanarlar. Sadece mutluluğu hissetmek ve başarının en önemli noktasını bulmaktır sevgi. Seni sevmek benim için hep bir düş olmuştur. Şu an seninle geçirdiğim zamanı yazıyorum rüyamda. Bilmiyorsun sen, benim rüyamda sayıkladığımı, sadece hissediyorsun. Her ne kadar da mutluluğu tanımlayamasam da şu bir gerçektir ki, ben mutluluğu denizlerde, mutluluğu bir kayanın sertliğinde, mutluluğu o sevinç gözyaşı döken insanda ve hatta mutluluğu çocuk olup ta çocukluğunu yaşayamayan insanda ararım. Aslında sözlerimde gerçekçi olamıyorum. Bir masanın başında düşündüklerimi ve içimden geçen her cümleyi sana aktarmak isterdim. Ama düşüncelerim benim seni düşündüğüm kadar aktarabiliyor. Bilinmez duygular içinde başladı bu serüvenim, sadece hissedilenlerle yetinilen sözlerdi bunlar. Hatırlar mısın aşkın o zedeleyici yanını. Sadece hatırladığın nedenlerle mi yetiniyorsun. Yoksa bugünü nasıl başladığını mı düşünüyorsun. Aslında düşündüğün şeyler insanların bir anda başladığı ve o monotonda bitiş verdiği dakikalardır. Eğer bir gün hayatıma ihtiyacın olursa gel ve al onu. Zamansız süreçler sonucu insanlar yitip giden akıbetinin farkına varmadan hayatlarını zor olan yanlarla sürdürmektedir. Aslında zor olan insanlarımız değil, sadece zor olan ellerinde tuttukları görev ve yerine getirilmesi zor olunmayacak kadar adil bir zamandır. Bir hayatın onlarca serüveni vardır. Sadece yaşadığımız bir anlık ve tebessüm edilesi serüvenlerdir. Yaşamla ölüm arasında insanlar ayrım yapamazlar yaşarken ölümden korkarlar, korkarken yaşadıklarını sanarlar.Bilir misin bir hayatın kaç dönüşü olduğunu, hiç düşündün mü? Yâda düşündüğün şeylerde hiç yanıldın mı? Severken sevildiğini veya sevilirken sevmenin acı bir duygu olduğunu hiç sayıkladın mı? Terk edilme korkusu ağır basan bir insan için bu sözler çok kırıcıdır. Sadece düşünülen şeyleri yargılıyor insanlar. Düşündükleri şeyler bir celsede yitip giden sözlerdir. Ama yitip gitmeyen ve her zaman yüreğimizde olabilecek bir söz vardır herkese karşı, o da sevgimizdir. Sevgimizi verirken ve ya sevgimizi birilerine gösterebilmek için onlarca şekle girebiliyoruz. Ama şekle girerken bile sevilmediğimizi hiç düşündün mü? Sadece aşkın o denli kutsal ve yüreğimde çarpan kalbime dur demek için adeta bir asalak olduğumu düşünmüştüm. Aşk ve sevgi varmış gibi hissettim gönlümde. Bir insanın sevgisi, bir canlının son dakikada yaşama umutla bakması gibi oldu bedenimde.Zordur bir insanı tanımlamak ve o insanda bulunan özellikleri saymak zordur. Sadece zor olan şeyler bir çırpıda atılacakmış gibi düşünülen en zor şeylerdir insan için. Geçmişte yaşanılan ve kötü biten ilişkiler insanın daha sonraki aşk hayatını mutlaka olumsuz etkiliyor. İnsan hem kendine hem de karşıdakine güvenini kaybediyor. İnsan güven duygusu olmadan ilişki sürdürebilir mi? Elbette sürdüremez. Bir ilişkide insanın karşıdakine güveni kadar kendine güveni de önemli. Bir gözyaşın onlarca hatırı vardır insanın yüreğinde. Sadece hayat bir anlık ölümün eşiğinden dönmek ve bir daha yapmamak şartıyla tövbe etmek gibidir. Zor da olsa yapılan her hata bedenimizi bir gün daha eskitiyor. Sadece yüreğimiz her ne kadar da olsa eskiyen yamaları bir çırpıda dikmeye çalışsa da artık faydası yokmuş gibi hissedersiniz. İnsanlar doğumla ölüm arasında yetiştirilme oranıyla ve yeni neslin akıbetiyle ayaklanıyor.Bir düş gördüm rüyamda dün gece. Gördüğüm bir takım hayal ürünü, inanamadım ve inanmaya yüz tutmuş gibi gecenin o karanlık dakikalarında sayıklamaya başladım. İşte insanlar inanılası zor olan şeyleri sadece hayal ürünü denilen bir takım akılla gerçekleşen zihinde toplanan bir düş seli dediğimiz zamandan çalınan gerçek sayılmayan ve gerçek gibi görülse de biz bir rüyadayız. Sadece inanılası gelen şeyler için yaşam vermekteyiz. Ama bizim yaşadığımız trajik olayları kendi içimizde büyüterek bir put haline getiriyoruz. Yalnızım, yalnızlık bedenimden kasıklarıma kadar işliyor. Sadece yalnız olduğumu anlamadan hareket etmekteyim. Zor olsa da sevgimin seni benim sevgimle sevebilecek nitelikte olmadığını hep vurguluyorum. Kendi kendime konuştuğum günlerde yazıyorum sana, biliyorum beni bir deli olarak görecen ama benim hissettiğim duyguları hissedemediğini ve hissedilen duygularla konuştuğumu ve düşüncelerimde hep niteleyici olarak hareket ettiğimi belirtmekteyim. Ne kadar üzülsem de biliyorum aşkın o denli ve o kadar masum olduğunu. Sadece yaşarken ölümün bir anlık gerçekleştiği gibi yaşıyorum aşkı. Aşk insanın yüreğinde çarpan deli bir hoyrattır. Yaşanılan tüm olaylar vücudumuzun en önemli ve en muktedir yeridir. Biz üzülsek, ağlasak ve hatta dökülen her gözyaşı için bir neden arasak ta bizler karşıdaki insanı severken terk etmeyi hiç bilmiyoruz. Sadece bildiğimiz şey, severken kapılıyoruz, kapılırken kurban oluyoruz. Ama hiç bilmiyoruz, tek bildiğimiz ve düşündüğümüz şey düşüncelerimiz kalbimizin attığı noktayla kesişiyor. Bilir misin düşünceni bir kibrit çöpüyle hareket eden insanları hiç düşündün mü tepeden. Sadece düşündüğün nedenler seni tek bir çatı altında hissettiğin düşünceler mi oldu hep. Yoksa sende mi düşündüğün nedenlerin kurbanısın.İnsanlar düşündükleri yargıları ölçüp tartarak ve ağızlarından çıkan sözleri bir çırpıda hiç söylenmemiş gibi kabullenirler. İnanmazlar bir şeylerin varlığına sadece inandıkları şeyler insanların bugünü ve yarın işleyecekleri kusurlarını temsil eden niteliklerdir. Yine de bizler varlığımızın son türüyüz. Gelecek ve geçmiş için hep düşünerek, yargı oluşturarak, oluşulan yargıdan pay çıkararak ve olayın gidişatını nasıl sonlanacağını hiç bilmeden yol alıyoruz. Sadece inandığımız şeylerin payını çıkarıyoruz, ama inanılası zor olan şeylerde başımıza gelen en güzel nedenlerdir. Yine de aşk insanın hem yüreğinde döktüğü gözyaşı, hem de severken terk edilmeyi kabullenemeyen bir gerçektir. Sözlerimizde hep bir yalancı olduğumuz vurgulanır. Ama bizler kendi benliğimizi oluşturacak karakterdeki genç neslin son kurbanlarıyız. Tek şey bildiğimiz bir şeyi bilmeden yapmamızdır. Bilirken bildiğimizi sanıyoruz. Ama biz halen raflarda yüz tutmuş ve yıllıklar olarak algılanan kitaplarız. Hayat her zaman bir serüvendir. Yaşanılır ve insanoğlunun beyninde bir poz vermiş gibi hafızasına kayıt olur. Bizler göreme sekte hissederiz insanların duygularını. İnandığımız bir şeyler bizi ne kadar üzse de bizler yaşamasını bilmeden toprağa gömülen ve kurban olarak nitelenen insanız. Zoru başarmak için kalbinin sesini dinle. Dinlerken bile inan her şeye en önemlisi de yaşadığın tüm acı ve tatlı olaylara inan. Zor olduğunu düşündüğün şeyler hiçbir zaman zor değildir.



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın yaşam kümesinde bulunan diğer yazıları...
Hayatınızı Ertelemeyin

Yazarın deneme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Yaşamımızın An'ı 'Özlem'
Sevgilim
Bir Merhaba de Bana

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Gelmeyen Sevgiliye Son Sözler [Şiir]
Saklı Olan Sevgi [Şiir]
Aldatma [Şiir]
Kadınım [Şiir]
Zaman [Şiir]
Gönül Çeleni [Şiir]
Her Şeyi Yazabilirim Bir Beyaz Kâğıda [Şiir]
Gidiyorum [Şiir]
Sevdiler Ama Kavuşamadılar [Şiir]
Yeni Yüzler ve Yeni Demokrat [Eleştiri]


Ender Tören kimdir?

Bir yazarın sevgiye umuda hayata hatta benimsemiş olduğu insana olan tanımı ve tanıyınca anlaşılacak ki o şu an duygu ve düşünceler deryasında. Sen o duyguları hiç yaşadın mı?

Etkilendiği Yazarlar:
gözlemlediğim ve duygularımda yaşadığım her başlangıç benim etki alanımdadır


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2019 | © Ender Tören, 2019
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.