..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Çocukların eğitimi, zaman kazanmak için nasıl zaman yitireceğimizi bilmemiz gereken bir meslektir. -Rousseau
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Eleştiri > Politik Olaylar ve Görüşler > Emine Pişiren




27 Ocak 2010
Günah Keçisi Seçmeyelim  
Emine Pişiren
"...Kısaca özetlemeye çabaladığım yukarıdaki açıklamaklarla demek istediğim şey odur ki; TSK ardında olması gereken siyasi iradeye sahip olduğu gün, kendisine verilen ve kendisinden beklenen görevleri hiç gözünü kırpmadan yapacak bilgi, tecrübe ve güce sahiptir...."


:ABAJ:
"...Kısaca özetlemeye çabaladığım yukarıdaki açıklamaklarla demek istediğim şey odur ki;
TSK ardında olması gereken siyasi iradeye sahip olduğu gün, kendisine verilen ve kendisinden
beklenen görevleri hiç gözünü kırpmadan yapacak bilgi, tecrübe ve güce sahiptir.

Biz aklı başında sivillere düşen, orduyu diğerlerinin yaptığı gibi siyasetin içine kasıtlı veya kasıtsız
çekmeden ve ona görevlerini hatırlatmaya kalkmadan, birer yurttaş olarak önce kendi görevlerimizi
yerine getirmemizdir.

Bizler popomuzu kaldırıp, seçim sandıklarına bile gitmezken, sivil toplum örgütlerinde ve/veya
siyasi partilerde bile görev almaktan kaçarken, TSK veya başka bir laik cumhuriyet kurumundan
görevini savsaklıyor veya yapmıyor diye bahsetmemiz en hafif deyimiyle insafsızlıktır.
( Yurttaşlık görevlerini yerine getiren her Türk tabi iki bu eleştirilerimden muaftır:-)) )

Kaygılı fakat umutlu sevgilerimle.
Atakan Mert..."

GÜNAH KEÇİSİ SEÇMEYELİM

Değerli Yazım Dostları;

Yukarıda alıntı yapmış olduğum yazıyla, dostumuz sayın Atakan Mert'in düşüncelerine aynen katılıyorum.
Sahip çıkamadık...

Ve "bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın" düşüncesiyle sandığa bile gitmeyerek veya bilinçsizce oy kullanarak, yaptık bunu da....

Hangi siyasi düşüncede olursa olsun, karşı tarafa oy kazandırdığımızın farkında bile olamadık...
Bol bol "afakî ve işkembe-i kübradan atmayı" biliyoruz...

Kimileri de kendi aralarında söyleşip, dertleşip, şikayet edip, laf-ü güzaflarla politika yaptıklarını zannederler.
Bunun naçizane bir güzel de betimlemiş atalarımız. "Bir dönüm bostan, yan gel Osman..."

Efendim, Politika sözcüğü Yunanca bir sözcüktür. Türkçe bir sözcük değildir. Politika sözcüğü polis sözcüğünden gelir;

Ne var ki politika sözcüğü gündelik yaşamımızda ve siyâset bilimcilerimiz "farklı" kullanabildiği gibi "insanları iknâ etme sanatı" gibi de bir içerik de yükleyebiliyor. Poli: çok Tika: yüz anlamındadır.

Şimdiki siyasiler amaçlarına ulaşmak için bu "çok yüzlü" yolu denerlerken;
Bizler olur olmaz hipoetik temaları kurgu yaparak belgitleşmeye çalışıyoruz.

Biz kendi aramızda yorumlarken; Atı alan Üsküdar’ı geçiyor, bilesiniz.

"...Bir gün Nasreddin Hoca'nın eşeği çalınmış. Can sıkıntısı içinde durumu komşularına anlatınca her kafadan bir ses çıkmaya başlamış. Birisi :
-Hocam, demiş. “Niye ahırın kapısına iyi bir kilit takmadın sanki?”
Bir başkası:
-Evine hırsız giriyor da senin nasıl haberin olmuyor? Diye konuşmuş.
Bir diğeri de:
-Hocam demiş. “Kusura bakma ama eşeğin çalınmasına en büyük sebep yine sensin. Çünkü doğru dürüst bir ahırın bile yok. Nerden baksan dökülüyor. Hoca kızmış:
- Yahu demiş, iyi güzel de kabahatin hepsi benim mi? Hırsızın hiç mi suçu yok?.."

Peki, hiç sorduk mu kendimize;

"Hep ev sahibi mi suçlu, hırsızın hiç mi suçu yok?" diye...

Son günlerde yaşanan olaylarla ilgili Genel Kurmay Başkanımızın 27 Nisan 2007 yıllarındaki basın açıklamasıyla Türk Ulusuna seslenerek ”-Laikliğe ve Cumhuriyetimize sahip çıkmamız…-“ istemişti.
(bkz:http://www.tsk.mil.tr/bashalk/basac/2007/a08.htm
http://www.tsk.mil.tr/ -)

Bizler oturduğumuz yerden sürekli izledik, netice/Haticelerle oyalandık.
Peki, gerçekten, sorumlu bir vatandaş olabildik mi?
Bir vatandaş olarak yaptığımız nedir? Yazayım:
Cımbızla hata seçiyor, sonra da;
Görsel medyanın yaptığı gibi,
Sokrates'i yargılayan ihtiyarlar heyeti rolünü oynuyoruz.
Görünmeyeni değil de görüneni ele alıp, oturduğumuz yerden de ahkâm kesiyoruz.

Türk Silahlı Kuvvetlerini de istemeden incitiyor ve yıpratıyoruz...
Bizler asıl bunun farkında olalım.
Evlatlarımızı TSK’ nın bağrına, yani "Peygamber Ocağı" diye inandığımız, güvendiğimiz ve emanet ettiğimiz o kutsal yeri;
insafsızca, sözle ve mürekkeplerle kirletmek, ne kadar anlamsız ve abestir...
Bu siyasi senaryoda gelinmek istenen durum ve tabana yansıtılması istenilen filimin karesi de buydu zaten.
Ergenekon kimliği adı altında halen gözaltında olan Atatürkçü, laik ilim/bilim adamlarımıza, gazilerimize, askerimize, şehit ailelerine gösterilen itibar ile
İmralı talimatıyla Kandil'den gelenlere gösterilen

Habur'daki itibar aynı mıydı?

Onlar bu vatanın bölünmesi için askerimize ve sivil halkımıza kurşun sıkmadılar mı?

Onlar terörist değil miydi? Terörist kılık/kıyafetleri ile gelmediler mi?

Sonuç:

Dünü ne de çabuk unutuyoruz. Ve bugünler de yarınlara gebe olacaktır.
Şapkalarımızı öne eğip, ülkemizin nereye gittiğini düşünmemiz, yarınlarımızın neleri getireceğini görmeliyiz.
Zira içinde bulunduğumuz fotoğraf karesi hiç de iç açıcı değil…

Aşağıdaki linki lütfen açalım.

Yalova milletvekili Muharrem İnce'nin sinesindeki, milletin öfkesini, nasıl kustuğunu göreceksiniz. Gündeme bomba gibi etki eden,
Türk Milletini temsil eden meclise hitaben yaptığı konuşmada gerçekleri bire bir abartmadan anlatmıştır.

Lütfen izleyelim...

Bugünden yarınlarımızı görmemekte ısrar edersek, gelişecek durumun suçunu, kendimizden başka birinde arayıp da “Günah Keçisi” seçmeyelim.

Sevgi ve ışıkla

Emine Pişiren/Bursa
27.O1.2010

http://video.mynet.com/bayw/CHP-Milletvekili-Muharrem-Ince-nin-TBMM-Konusmasi/447006/

Not: video adresini arama çubuğunuza kopyalarsanız açılır.




Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın politik olaylar ve görüşler kümesinde bulunan diğer yazıları...
Dandini Dandini Dastana, Danalar Girmiş Bostana...
Sükut İkrardan Gelirmiş...
Ben Şimdiden 2023 Yılının Hayalini Kuruyorum

Yazarın eleştiri ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Yarım Somun Yemek İçin Orospuluk
Havada Bok Kokusu Var Baba
Siz Böyle Yanmıyor Musunuz? - 2 -
Değerli Yazım Dostumuz Sayın...
Ne Şam'ın Şekeri Ne Arabın Yüzü
Sahi, Ülkemde Darbe mi Oldu?
Anne, O Abi Neden Duvara İşiyor?
Yoksa Öldüm de Cehennem de mi Yaşıyorum Ben Anne?
Allah'ın Laneti Üzerlerine Olsun!..
Entellektüel Kadınlar Nasıl Bir Erkek Arar?

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Adamdan Saymışız [Şiir]
Ah Ulan Istanbul! [Şiir]
Hangi Dua İle Sana Gelelim? [Şiir]
7. Didim Şiir ve Şairler Buluşması [Şiir]
Çekinme Söyle [Şiir]
İsterdim [Şiir]
Madem ki... [Şiir]
Davetsiz Konuk - 1 - [Şiir]
Git Demene Gerek Yok [Şiir]
İstanbul_um [Şiir]


Emine Pişiren kimdir?

Yazmayı, okumayı ve birikimlerimi paylaşmayı seven biriyim. Edremit'in yerel bir gazetesinin köşe yazarıyım. Bazı web sayfalarında da edebiyat adına paylaşımlarım yayınlanmaktadır. Sevgi ve ışık sizle olsun.

Etkilendiği Yazarlar:
Mehmet Emin Yurdakul, Nazım Hikmet, Aziz Nesin, Victor Hugo, Balzac, Leo Buscaglia, Eric Frrom, Irvın Yalom, Dale Carneige, Doğan Cüceloğlu, Haluk Yavuzer...


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2019 | © Emine Pişiren, 2019
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.