..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Umutlar, tersine çevrilmiş anılardır. -Anonim
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > İnceleme > Ruhbilim > barış özer




30 Mayıs 2010
Hürrem Sultan Karmaşası ve Kadının İktidar Hırsı  
barış özer
kadınlar ve entrika, hırs; bir olma tek olma savaşı. Hürrem Sultan kadın iktidarının en çarpıcı örneklerinden biridir. iktidar hırsı belkide bir devletin geleceğine mal oldu. peki ondan günümüz kadınlarına bir miras kaldı mı?


:CAIE:
Hürrem sultan karmaşası ve kadının iktidar hırsı
Neden Hürrem Sultan:
Bilindiği gibi Türk tarihin de kadının iktidar hırsını en iyi yansıtan örnek Hürrem sultandır. Tarihte bahsedildiği üzere Hürrem sultan ve sultan 2. Süleyman ın aşkları çok büyüktür. Tabi gene bahsedildiğine göre aşkın Süleyman tarafı Hürrem e olan aşktır, ancak Hürrem tarafı Osmanlı tahtına yönelik bir aşktır. Süleyman bu uğurda 2 oğlunu feda etmiş, birçok devlet adamının kafasını kestirmiştir. Hürrem ise içlerinde en zayıf olan kendi oğlunu Osmanlı tahtına hazırlamış ve türlü entrikalarla Mustafa ve Beyazıt ı öldürtmüştür sonunda oğlu selim tahta çıkmış ancak Hürrem sultan bu günü göremeden ahrete göç etmiştir.
Kadındaki bu hırs nereden geliyor:

Kadınlarda bir iktidar hırsının olduğu gerçeği apaçık ortada durmaktadır. Bir kadının iktidar mücadelesi verebilmesi için ilada bir devlete (varlığa) sahip olması gerekmemektedir. İktidar mücadelesi verebilmesi için en küçük yönetim birimi yani bir erkekten (veya aileden) mevcut bir yapının olması yeterlidir. Ancak gözlemler ortaya koymuştur ki kadınlar sadece bir erkeği yönetmek değil o an içinde bulunduğu bütün toplumu yönetmek istemektedir. Elbette ki bu yönetim bizim bildiğimiz idareci tipi yahut resmi ve yasalı bir yönetim değildir. Yönetmek ya da iktidar o çevrede en beğenilen, en sevilen, en çok ilgi gören, en iffetli şeklinde ortaya çıkmaktadır.
Erkeklerde bu mücadeleye pek fazla rastlanmaz. Buda toplumun erkeğe zaten doğuştan bariz şekilde bir iktidar bir galibiyet vermesi çok etkilidir. Bir diğer etkense erkeğin yaradılıştan “fiziksel” olarak kadından üstün (yani güçlü) olarak yaratılması ve cinsel olarak ta aktif bir pozisyonda yer almasıdır. Ayrıca erkeklerin kadından beklentileri ve toplum kurallarının kadına erkeğin bir basamak altında yer vermiş olması yani o nun doğuştan bir iktidar olması erkeklerde bu hırsın oluşmasını engellemiştir.
Şimdi madde madde kadınlarda Hürrem Sultan karmaşasının ortaya çıkmasına neden olabilecek etkenleri açıklayalım:
•     Kadınların fiziksel olarak erkekten güçsüz olması: Bu karmaşanın ortaya çıkmasında önemli bir neden olarak sayılabilir. Çünkü kadın fiziksel olarak erkekle aynı işi yapabilecek kadar güçlü iskelet ve kas yapısına sahip değildir. Bu sebeple de 20. asra gelinceye kadar kadının yeri evidir anlayışı hüküm sürmüştür ve kadın birçok toplumda baskı altında kalmış ev işlerini yapacak ve erkeğin birtakım ihtiyaçlarını giderecek bir personel olarak değerlendirilmesine yol açmıştır.

•     Kadının pasif bir cinsel role sahip olması: Biyolojik olarak görülmektedir ki eşeyli üreme gösteren bütün canlılarda dişi cinsiyet pasif bir roldür. Bu roldeki en önemli etken ise dişi ve erkeğin farklı ve birbirini bütünleyici cinsel organlara sahip olması ve dişinin doğum yapabilme yetisine sahip olmasıdır. Bu cinsiyet rolünün kadınlarda iktidar mücadelesinin yönetme hırsının ortaya çıkmasında büyük bir rolü olduğunun göstergesi olabilir.
•     Süper ego- ego çatışması: Bilinen bir diğer gerçek ise bir çok toplumda kadınlara verilmiş olan görev erkelerden oldukça fazladır. Yani kadın süper egosu erkeğinkinden çok daha fazla şişirilmiş daha fazla görev yüklenmiş ve aynı şekilde ihlali durumunda ise yaptırımı çok daha ağır olmuştur. Genle adıyla ahlaklı ya da iffetli kadın kavramı geliştikçe kadın üzerinde idin( ilkel benlik ) ve egonun etkileri azalmaya başlamış ve insan doğasının doğal ihtiyaç ve istekleri bilinçaltına gönderilmiştir. Toplumun sadece iffetli kadına vermiş olduğu bir statü olduğu içinde birtakım davranışlar aşağılanmış hor görülmüştür. Bir kadının en büyük korkularından birisi toplumun gözünden düşmektir. Bunun da en büyük sebebi iffetine sahip çıkamamak, ahlaksız kadın olmak korkusu yatmaktadır. İşte insanın doğasının ihtiyaçlarının süper egonun baskısıyla kesilmesi sonucu kadınlarda bazı ihtiyaçlarını gizliden gizliye karşılama gereği doğmuştur.

•     İnsandaki eşitleme çabası ve kıskançlık içgüdüsü: Karmaşık bir yapı olarak ortaya çıkan insanın kendini eşitleme çabası ve her insanda ait olma ihtiyacının bir yan etkisi olarak ta kıskançlık davranışı görülmektedir. İnsan psikolojik olarak kendisini çevresindeki insanlarla eşitlemeye çalışır. Bu eşitleme çalışmasının bir üst basamağı ise çevre içerisinde herkesten bir adım öne geçme isteğidir. Bu davranışlar egonun bastırılamaması ya da fazla bastırılması sonucu ortaya çıkan davranışlardır.
•     Kadınların bedensel yapıları ve estetik kaygılar: Kadın var oluş itibari ile erkeklerden daha estetik, daha narin ve daha çekici bir vücut yapısına sahiptir. Kadın vücudundaki estetik kaygı yani güzellik anlayışı doğal olarak diğer kadınlarla rekabet etmeyi gerektirmiştir. Elbette ki kadın estetiği erkeği etkilemekte ve iktidarı dolaylı olarak ele geçirmekte kullandıkları en büyük silahtır.

Sonuç:
Tüm bu yazılanlar dikkate alındığında kadınlarda neden bir iktidar, yönetim hırsı olduğu anlaşılmaktadır. Elbette ki lider olma, söz dinletme, yani iktidar olma bütün insanlarda içgüdüsel bir davranış olarak vardır. Ancak asıl önemli olan kadının bu mücadeleyi neden bu kadar önemsediği ve bunu erkekler gibi açık olarak değil de ihtiraslar yoluyla ortaya koydukları ve neden bu konuda yırtıcı bir hayvan gibi mücadele ettikleridir. Ve de özellikle bu mücadeleleri neden hemcinslerine karşı yoğunlaşmıştır…
Yukarıda yazılanlar bir sebep olmakla birlikte aynı şekilde de yöntem olabilmektedir. Yani bir kadın bu mücadelesinde bedenini de, ahlakını da, masumiyetini de kullanabilir. Yöntem çevredekilere uygunluk ve şartların oluşmasına bağlı olarak değişebilir.
Sonuç olarak şu yargılara varmak mümkün olmaktadır:
•     Ahlaki ilkelerden taviz vermiş olan bir kadının en büyük düşmanı yine bir kadındır. Onu çok ağır eleştirir suçlar ve cezalandırırlar. Bunun yanında da kendi ahlakını ön plana çıkarırlar.
•     Sürekli olarak başkalarıyla kendilerini kıyaslarlar. Bu durum şu şekillerde ortaya çıkabilir:
o     Bak bak şu komşunun evinde şu masadan var bizde neden yok.
o     Şuna da bak üzerindeki hiç olmuş mu?
o     İnanamıyorum bir kız/kadın bunu nasıl yapar bu kadar basit olamaz.
En çarpıcı örneklerden birisi:
Bir haber sitesinde tecavüze uğrayıp çıplak pozları internete dağıtılan bir kız hakkındaki fotoğraflı haberin altında bir bayan tarafından şu yorum yapılmıştır: Şu kızdaki yüze baksanıza hiç tecavüze uğramışa benzemiyor. Bence kız memnun. Böylelerini öldüreceksin. Ahlaksızlar.
•     En önemli olan ise ( muhafazakâr olmayan çevrelerde daha yaygın görülmektedir) kadınlara ilgi gösteren erkeklerin çok olması durumudur. Bu tip çevrelerde tek kadın olmaktan çok birçok seçenek içinde tercih edilen olma özelliği daha önemlidir.
Bu konuda kullanılan yöntemler:
Kadınların bu konuda kullandıkları yöntemlerin başında cinsel çekicilik yer almaktadır. Bunun dışında, masumiyet, iffet, fiziksel güzellik ve narinlik en önemli yöntemlerden birisidir. Tüm bunlarla sonuca ulaşılamazsa, karşı tarafın eksiklerini gösterme, (bir partneri varsa ) cinsel baskı oluşturma( Kendini geri çekme), cazibeyi kullanma ve cinsel uyarım yapma( cazibeyi kullanma yahut cilve yapma) en önemlisi de kadın süper egosunu ortaya koyma yani ahlaklı ve vefakâr olma olarak görülmektedir.
Tüm bu yöntemlerin başarıya ulaşmaması durumunda kadın ortaya en radikal ve en ihtiras dolu oyununu koymaktadır yani FEMİNİZM.
FEMİNİZM iktidar mücadelesinde başarılı olamamış yada o yetide olmayanların oluşturduğu bir kavramdır ve bu kavramla birlikte çeşitli nedenleri öne sürerek (aile içi şiddet gibi.. Bu gerekçelerin gerçek olma ihtimali de göz ardı edilemeyecek bir gerçektir.) Erkeği ve cinselliği yerden yere vurur bir bakıma böylece erkeği cezalandırmış olur. Böylece yine başarıya ulaşmış olur. Gerçek bize göstermiştir ki bu konuda başarıya ulaşmamış kadın yoktur. Başarısının sırrı da deneyeceği yöntemlerin yani entrikalarının sınırı olmadığı gerçeğidir. Sadece bazı şanslı kadınlar bu sorundan kurtulmuşlardır. Ancak tarih çoğu zaman kadın entrikalarının başkahraman olduğu sahneleri oynamıştır.



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın ruhbilim kümesinde bulunan diğer yazıları...
Freudizm ve İnsanın Kötülüğü

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Aynı [Şiir]


barış özer kimdir?

bir varmış bir daha yok olmamış.

Etkilendiği Yazarlar:
nietzche, charles bukovski, attila ilhan


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2019 | © barış özer, 2019
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.