..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Dünyanın her tarafından öğretmenler insan topluluğunun en fedakâr ve muhterem unsurlarıdır. -Atatürk
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Deneme > Yaşam > Didem Duruöz




10 Temmuz 2010
Kısalara Selam  
Didem Duruöz
Bu yazım Tanrılar Şehri ve Motosiklet Günlüğü filmlerini izledikten sonra oluşmuştur.Tabii etkilendiğim başka şeyler de var, örneğin Yiğit Okur’un Piç Osman’ın Pabuçları adlı kitabı. İki film için de söylenecek çok şey var. Acı ve nedeni üzerinde kısa bir süre düşündüm sadece ve düşüncelerimi paylaşmak istedim sizlerle. Okuyan herkese vakit ayırdığı için çok teşekkür ederim. Cee oyunu gibi değil hayat, sağ gösterip, soldan vuruyor. Saklansan da kaçamazsın bulur seni her yerde, çöküp göğsüne indirir sillesini, sesin soluğun kesilir, duyulmaz olur nefesin. Düşün, düşün yarılsa da başın, açlıktan şişse de karnın, yok başka çaresi, sende herkes gibi yaşamak zorundasın. Madem ki geldin bu hayata, bir baltaya sap olmalısın. Ne iş yaptığının önemi yok, kimliğinin, cinsiyetinin, milletinin, inançlarının da önemi olmadığı gibi. Sadece sen de herkes gibi üzerine düşeni yapmalısın. Olmayan işi yoktan var edip, çekip çıkarmalısın. Boşuna arama bir umut, yaslanılacak bir omuz, gözünün yaşını silecek bir el, sen de herkes gibi mahrumsun bundan. Artık anne diye ağlamaların bitti, annen duyabilecek olsa bile sesini, zaman o zaman değil şimdi. Öl ya da öldür diyecekler yeri geldiğinde sana. Hatta ödüllendirecekler belki seni, can vermenin senin işin olmadığı, almanın da sana düşmediğini bildiğin halde, yaşamak gerektiğinde ya çekeceksin tetiği ve öldüreceksin karşındaki ile birlikte kendi benliğini, ya da” İnsan bir kere;korkaklar her gün ölürmüş.” diyerek kurşunu çevireceksin kendine ...


:ADFI:


Cee oyunu gibi değil hayat, sağ gösterip, soldan vuruyor. Saklansan da kaçamazsın bulur seni her yerde, çöküp göğsüne indirir sillesini, sesin soluğun kesilir, duyulmaz olur nefesin. Düşün, düşün yarılsa da başın, açlıktan şişse de karnın, yok başka çaresi, sende herkes gibi yaşamak zorundasın. Madem ki geldin bu hayata, bir baltaya sap olmalısın. Ne iş yaptığının önemi yok, kimliğinin, cinsiyetinin, milletinin, inançlarının da önemi olmadığı gibi. Sadece sen de herkes gibi üzerine düşeni yapmalısın. Olmayan işi yoktan var edip, çekip çıkarmalısın.

İçindeki çocuğun saklı göz yaşlarının da önemi yok, can çekişen bedeninin de, dünyaya kırgın bakan gözlerinin de, attığın sessiz çığlıkların da yok önemi. Madem ki dünya dönüyor, sende ilerleyecek, geriye dönmeyeceksin. Geride sadece ölüm var, sonsuz çokluk, hiçliğin içinde kayboluş. Yaşarken ölmene izin yok. Ateşler çıksa da gözlerinden, tutuşmayacak yürekler senin için. Herkes gibi sende tek başınasın. Boşuna arama bir umut, yaslanılacak bir omuz, gözünün yaşını silecek bir el, sen de herkes gibi mahrumsun bundan. Artık anne diye ağlamaların bitti, annen duyabilecek olsa bile sesini, zaman o zaman değil şimdi.

Öl ya da öldür diyecekler yeri geldiğinde sana. Hatta ödüllendirecekler belki seni, can vermenin senin işin olmadığı, almanın da sana düşmediğini bildiğin halde, yaşamak gerektiğinde ya çekeceksin tetiği ve öldüreceksin karşındaki ile birlikte kendi benliğini, ya da” İnsan bir kere;korkaklar her gün ölürmüş.” diyerek kurşunu çevireceksin kendine.

Hayatta herkesin bir amacı ver, bir gün daha fazla yaşamak, kendi için sevdikleri için. Ancak kendin kimsin, belki de onu hiçbir zaman bilemeyeceksin. Bazen bir lokma uğruna çalacak, çırpacak, bir gün daha doydu karnım diye sevince bulanacaksın. Seçimlere zorlanacak ve hiçbirinden memnun kalmayacaksın. Bir kaosun içinde bir piyon olarak kalacak, adını hayat sanacaksın.

Bu adaletsizlik neden, acılar içinde can verirken masum miniminnacık bir beden? Bir düğmeye basarak işi bitiren ya da düğmenin altında can veren olacaksın. Ne yazık ki çoğunluk bunlar. Azınlıkta kalanları ise böcek gibi ezmek istiyorlar, köklerini kurutulmaya çabalıyorlar. Onlar kazandığında, tüm insanlık kaybediyor, herşey gibi onlar bunu da gözardı ediyor.

Oysa yaşanası bir dünya adına çabalayan her insan, hiç olmazsa gözlerini kapatıp suça ortak olmayan, yeri geldiğinde canı yanan birinin yüreğine ortak olan ve olanları duyurmaya, değiştirmeye çabalayan yeryüzünün kardelen çiçeklerinden biri. O çiçekler ki, her şart ve koşulda dayanan, bir gün günü geldiğinde yıldız olup gökyüzünü aydınlatan, bir umut timsali, acı çekenlerin hamisi, çoğu sözün bittiği yerde şimdi.
                  

.Eleştiriler & Yorumlar

:: ...
Gönderen: Şenol Durmuş / , Türkiye
13 Temmuz 2010
Ne yazık ki yaşam gerçeği, hele bizim gibi toplumlar da...Ben bir yazının içeriğine değilde anlatıma, anlaşırlığına ve etkisine bakarım...Etkili bir anlatım...Tebriklerimle,Didem Hanım..Yorumunuzla beni onurlandırdınız, çok teşekkür ederim Şenol Bey.Sevgi ve Saygılarımla.Didem

:: ---
Gönderen: Ömer Faruk Hüsmüllü / , Türkiye
12 Temmuz 2010
Biraz kötümserlik var, ama maalesef hepsi gerçek. Keşke siz yanılmış olsanız! Sanırım siz de yanılmayı can-ı gönülden arzu ederdiniz. Zevkle okudum, acıtıcı bir tat vardı. Biber de acıtır, ama zevk alırım onu yerken de... Çok çok güzeldi...Teşekkür ediyorum. Saygılarımla.Haklısınız Ömer Faruk Bey bende yanılmış olmayı çok isterdim. Yazımı beğendiğinize çok sevindim, yorumunuz için çok teşekkür ederim.Sevgi ve Saygılarımla.Didem




Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.


Yazarın deneme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Duru Sohbetler 2
Cem Mumcu - Kendine Bakma Kitabı
Sarmaşık Sakal Yansımaları
Hayal Kafesi
Korkuların; Engellerindir Yaşam Sevinçlerinin!
Gündüz Düşlerim 2
Canımın İçinde Cansın, İyi ki Varsın!
Gözlem Yansımalarım2
Bir Aldanışın Ardından
Anlamlandırma Arayışı

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Kırılmak [Şiir]
Yaşam yakında yakala [Şiir]
Haykırmak İstiyorum [Şiir]
Sanatla Soluklanmak [Şiir]
Anne Çocuk Eğitim Vakfı - Anne Destek Semineri [Öykü]
Gelen Gülüş [Öykü]


Didem Duruöz kimdir?

Kendini arayan, dünyayı ,hayatı anlamlandırmaya ve onun içinde etkin olarak var olmaya çalışan, suskunlar ordusundan ayrılmaya çabalayan biriyim. Yazılarımda bazen; aklımdan, yüreğimden, içimden geçenleri, bazende farklı kişilikleri deneyimleme örneklerimi görebilirsiniz.

Etkilendiği Yazarlar:
Doğan Cüceloğlu, Jülide Sevim, Üstün Dökmen, Louise Hay,Allice Miller,Leyla Navaro,Emre Kongar,Kemal Sayar, Milan Kundera, Engin Geçtan,Türkay Demir, Gabriel Garcia Marquez, J.R.R.Tolkien,


yazardan son gelenler

bu yazının yer aldığı
kütüphaneler


yazarın kütüphaneleri



 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2019 | © Didem Duruöz, 2019
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.