..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
İnsan melek olsaydı dünya cennet olurdu. -Tevfik Fikret
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Eleştiri > Kesinlikle Karşıyım! > Fuat Türker




29 Kasım 2010
İnsan Dünyaya Yalnızca Büyüyüp, Çoğalıp, Ölmek İçin Gelmemiştir; Bunlar Hayvanların da Özellikleridir!  
Fuat Türker
Dünya hayatı çok kısadır. İnsan imtihan mekânı olan dünyaya yalnızca doğup, büyüyüp, çoğalıp, ölmek için gelmemiştir; bunlar hayvanların da özellikleridir. İnsanın asıl amacı bunlar değildir. İnsan doğar, Allah’a kul olur, Allah’ın hoşnutluğunu kazanma çabasıyla yaşar, Kur’an ahlakını yaşamaya çalışır, iyiliği emredip kötülükten sakındırır ve Allah rızası için kendini feda eder.


:AJCJ:
Toplumda, Kur’an’da bildirilenden tamamen farklı, sıradan ve şevksiz bir Müslüman modelinin benimsendiği görülür. İmanî açıdan zayıf, kendini beğenen, din ahlâkının yaygınlaştırılması konusunda kayıtsız olan bu yapıdaki kişi, dünya hayatının para kazanmak, mal- mülk edinmek, evlenmek, çocuk sahibi olmak, çocuklarını büyütmek üzerine kurulu olduğunu zanneder.

Kuşkusuz bunlar din ahlâkına aykırı davranışlar değildir. Ancak söz ettiğimiz kişinin hatası; Rabb’ine olan sorumluluklarını unutarak, dünya hayatının yalnızca bu dünyevi şeyler üzerine kurulu olduğu yanılgısıyla, din ahlakını tebliğden ve Allah’ın verdiklerini Allah yolunda kullanmaktan kaçınmasıdır. Bu kimselerin en büyük amaçları para kazanmak, çocuklarına iş kurmak, geleceklerini garantiye almak, onları evlendirmektir.

Namaz kılar, kurban keser, belirli ibadetleri yapar, vakit buldukça umreye giderler. Kur’an ahlakının yaşanması, anlatılması ve yaygınlaştırılması amacıyla yapılan her türlü girişimde hep geride kalan bu insanlar, yaşananları uzaktan izlemekle yetinirler. Yaşamlarında ve iman anlayışlarında canlı, akılcı ve aktif bir yaklaşımları yoktur.
Oysa Kur’an ahlakını anlatmak, iyiliği emredip kötülükten menetmek müminler için en önemli sorumluluklardan biridir. Ancak söz ettiğimiz insanlar bu konuda hiçbir çaba içinde olmaz, riske girmezler. Bu kişiler kendileri riske girmedikleri gibi, Allah yolunda mücadele içinde olan, yalnızca Allah için yaşayan Müslümanları saflıkla nitelendirir, eleştirirler.

Müslüman Kadınların Sorumlulukları

"Erkek olsun, kadın olsun, bir mü'min olarak kim salih bir amelde bulunursa, hiç şüphesiz Biz onu güzel bir hayatla yaşatırız ve onların karşılığını, yaptıklarının en güzeliyle muhakkak veririz." (Nahl Suresi, 97)

Kur’an’da kadın ve erkek için iki ayrı mümin modeline rastlanmaz. Mümin kadının yaşamındaki öncelikli hedefi Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak olmalıdır. ‘Boş’ işlerle zamanını geçirmemeli, salih amellerde bulunmalı ve rahmani bir yarış olan hayırda yarışmalıdır.

Samimi Müslüman kadınlar da, erkekler gibi Kur’an ahlâkını yaygınlaştırmak için, Allah’ın emrettiği fikir mücadelesinin içinde olmalıdırlar. Allah’ın emri olan fitne kalmayıncaya kadar mücadele, erkek ya da kadın tüm müminlerin sorumluluğudur. Bu nedenle yaşanan dönem, Müslüman kadın için de yalnızca günlük işlerle uğraşan ev kızı olma zamanı değildir. Kadınlar için örnek olan sahabe hanımlar evlerinde boş oturmayı seçmemişlerdi. O kutlu kadınlar, Müslümanlar arasında yiğitçe mücadele vermişlerdi. Tebliğ faaliyetleri, sohbetler yapmışlardı. Günümüzde de Müslüman kadının görevi yalnızca eş ve annelikle sınırlanamaz. Müslüman kadın dini anlatmada pasif durumda kalmamalı, kişilik sahibi, cesur ve atak bir tavır içerisinde olmalıdır.

Mü'min erkekler ve mü'min kadınlar birbirlerinin velileridirler. İyiliği emreder, kötülükten sakındırırlar, namazı dosdoğru kılarlar, zekatı verirler ve Allah'a ve Resûlü’ne itaat ederler. İşte Allah'ın kendilerine rahmet edeceği bunlardır. Şüphesiz, Allah, üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir. (Tevbe Suresi, 71)

Müslüman Tam Bir Teslimiyetle Teslim Olmalıdır

Mümin, Allah’a kendisini tam anlamıyla teslim eden insandır. Tüm kutlu peygamber ve elçiler, onlarla birlikte hareket eden müminler, yaşamları süresince Allah yolunda hizmet, gayret ve mücadele içinde olmuşlardı. Peygamberimizle birlikte hicret eden müminler arasında çok fazla sayıda genç vardı. O yaşta, ailelerini de bırakarak tehlikeleri göze alan ve Rabb’lerine teslim olan bu gençler, sonsuz ahiret saadetini kazanmışlardır. Kendilerini tehlikeye atmadıkları için kimilerince ‘uyanık’ olarak görülen ve evlerinde oturmayı tercih edenlerin ise şu an o topraklarda hiçbir izleri yoktur.

İnsanın hedefi; her şeyin üzerinde Allah’ın rahmetidir, Allah’ın hoşnutluğunu kazanmaktır. Bazı insanlar yalnızca okuluna, işine gider, paranın, malın, evlenmenin peşinde olur, riskten çekinir. Allah yolunda çaba içinde olan, kendini feda eden, gayret eden müminlerin zayıf akıllı olduğunu düşünüp kendini uyanık ve akıllı görmek, Kur’an’ın mantığına terstir.

Dünya hayatı çok kısadır. İnsan imtihan mekânı olan dünyaya yalnızca doğup, büyüyüp, çoğalıp, ölmek için gelmemiştir; bunlar hayvanların da özellikleridir. İnsanın asıl amacı bunlar değildir. İnsan doğar, Allah’a kul olur, Allah’ın hoşnutluğunu kazanma çabasıyla yaşar, Kur’an ahlakını yaşamaya çalışır, iyiliği emredip kötülükten sakındırır ve Allah rızası için kendini feda eder. Risk almadığı için kendisini uyanık zannetmesi, aksine, kişinin uyanık olmadığını gösterir. Uyanık olan, Allah’a tam teslim olan insandır.



Not: Yazılarımdan Teslimiyet kavramını yanlış anlayan arkadaşlar olmuş. Anlayanlar diyorum çünkü anlattığımı düşünüyorum. Benim yazılarımın konusu, Rabbimin nimetini anlatmak, iyiliği emredip kötülükten sakındırmak; kısacası Allah yolunda mücadele üzerine kuruludur. Zaten yaptığım da inanan insanın yaşam amacı olan gerçek Kur'an ahlakını yaygınlaştırmaktır.

Teslimiyet ve kader konusunda önümüzdeki günlerde yazacağım inşaALLAH.

.Eleştiriler & Yorumlar

:: Fuat Bey..
Gönderen: Levent Ölçer / , Türkiye
29 Kasım 2010
Belli ki dini konularda bilgi birikiminiz var. İyi niyetli olduğunuza da inanıyorum. Yazılarınızda güzel şeyler de söylüyorsunuz, benim takıldığım nokta en can alıcı yeri süratle geçmeniz.. Evet, insan dünyaya sadece yemek, içmek, üremek için gelmemiştir. Yüzde yüz katılıyorum. İnsan eğer eşrefi mahlukatsa bu sıfata uygun bir hayat sürmek zorundadır ve sınavı da budur. Şimdi, asıl odaklanmamız gereken insanca yaşamak, insan onuruna layıkça yaşamak değil mi? Zaten bu yola bir kez girdiğimizde bu yolda attığımız her adım Allah rızası için, aldığımız her nefes Allah rızası için değil mi? Allah rızasını nasıl kazanacağız? Ben beş vakit namaz kılıyorum, oruç tutuyorum, kurban kesiyorum ve bir yandan da hileli tartı kullanıyorum, dedikodu yapıyorum, onun bunu karısına yiyecek gibi bakıyorum, iftira atıyorum, yalan söylüyorum, dolandırıcılık yapıp bana borç verenleri süründürüyorum.. Ben iyi bir müslüman mıyım? Sadece ŞEKİL olarak yaptığım ibadetler beni iyi bir müslüman yapmaya yetiyor mu? Müslümanlığın özü ibadet mi yoksa iyi ahlak mı? İyi ahlaktan kasıt ne? Doğruluk, dürüstlük, özü sözü bir olmak, hem dost hem düşmanının senden razı olması, yardımseverlik, fedakarlık, can düşmanına bile adalet, hem insanlara hem hayvanlara merhamet, alçakgönüllülük, anlayış, hizmet, ölçülülük, feragat, sabır, cesaret, sevgi? Benim tepkim şekilcilik anlayışının İslama dönüşmesine ve İslamın bazı ellerde Putperestleştirilmeye çalışılmasına. İslamın özü iyi ahlaktır ve sadece "iyi ahlak" diye geçiştirilmeyecek, derinlemesine uzun uzun anlatılacak bir konudur. Biz uzun zamandır bu dünyada bunu unuttuğumuz için insanları dinden soğuttuk.. Yobaz din adamları ve onların akılsız fanatik sürüleri yüzünden İslam dahil bütün dinler bugün gittikçe insanların nazarında soluklaşıp geri plana itiliyor.. Sevgili Fuat Bey, insanları Hak yoluna iletmek için içinizde bir ateş yanıyorsa ben size diyorum ki; Bize sadece "iyi ahlak" demeyin. Bize insan ve doğa sevgisini anlatın, bize dürüstlüğü anlatın, bize adaleti anlatın, bize alçakgönüllülüğü anlatın, bize merhameti anlatın, bize cesareti anlatın, bize sevgiyi anlatın Fuat Bey. Bugün en çok bunlara ihtiyacımız var. Bize en çok sevgiyi anlatın Fuat Bey. Sevgi olmadan bir şey olmuyor. Artık insanlar sevmiyor.




Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın kesinlikle karşıyım! kümesinde bulunan diğer yazıları...
Darwinizm, Komünizmin Bilimsel Kılıfıdır
Pkk'nın Hedefi; Komünist Toplum
"Kahrolsun O Zan ve Tahminle Yalan Söyleyenler"
Dünyalık Peşindeki Din Adamları
Toplumda Yerleşik Kur"an Dışı Sözler - II
Darwinizm Putunu Kırmak Neden Önemlidir? - I
Evlilik Programları
Birlikte Allah'ın İpine Sarılma Zamanı Gelmedi mi?
Toplumda Yerleşik Kur"an Dışı Sözler - I
Kalpleri İslam'dan Soğutanlar

Yazarın eleştiri ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Şeytanın Çift Taraflı Kıskacı: Bir Yanda Ateizm Bir Yanda Yobazlık
Münafık Matruşka Gibidir...
Medya Kaçıncı Kuvvet?
Zulümden Yalnızca Zulmeden Sorumludur
Yalanın Rengi
'Allah Baba' ve 'Allah Seni Yakar': Çocuk Eğitiminde İki Yanlış
Toplumda Ahlaksızlık Nasıl Özendiriliyor? - II
"Allah Evrimle Yaratmış Olabilir" Düşüncesi Neden Yanılgıdır?
Bilin (Mey) En Numaralar - I
Bilin (Mey) En Numaralar - II

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Bir Otobüs Yolculuğu [Öykü]
Köy Anılarım (!) [Öykü]
Daldaki Armut (Çocuklar, Gençler ve de Çocuk ve Genç Kalanlar İçin :) [Öykü]
Artık Oruç Tutuyorum (Çocuklar İçin Ama Büyükler de Okuyabilir :) [Öykü]
Boyun Eğen Kutlu Kadın [Öykü]
İnkârcılar İnananların Sapmasını İsterler [Deneme]
Son Perde [Deneme]
Dinin Çıkarlarını Gözetmek [Deneme]
Konuşma Kişiliği Yansıtır [Deneme]
İnsan Neden Kıskanır? [Deneme]


Fuat Türker kimdir?

6 yıldır insani ve imani konularda makaleler ve çocuk yazıları yazıyorum. Yaklaşık 5 yıldır Haber Vaktim, Cemaat. com, Sayha Dergi, Edebistan, Turuncu Dergi, Körpe Kalemler, Edebiyat Defteri gibi dergi, portal ve haber sitelerinde yazılarım yayınlanıyor. Yazılarımı ve inandıklarımı paylaşmak için İz Edebiyat'dayım. Ayrıca Risale Çocuk, Kalem. biz ve Beyan/İstikamet Dergisi'nde çocuk yazıları yazıyorum.

Etkilendiği Yazarlar:
-


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2019 | © Fuat Türker, 2019
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.