..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Her insanda insanlığın tüm durumları vardır. -Montaigne
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > İnceleme > Din > Fuat Türker




6 Ocak 2011
Kabul Edilen Tevbe  
Fuat Türker
... ‘nasuh tevbe’, tevbenin o günahı bir daha asla işlememek niyetiyle yapılması anlamındadır. Nasuh tevbe, pişmanlığı kalpte hissetmek, dille bağışlanma dilemek, bedenen de günahı terk etmek ve ondan uzak durmaktır. Kuşkusuz bu bilgi, her günah için yalnızca bir kez tevbe edileceği anlamında değildir.


:GGH:
Tevbe, insanın işlediği bir günah için Allah’a sığınması, bir daha o günahı işlememek için Allah’a söz vermesi ve bunun için O’ndan yardım dilemesidir. Tevbenin kelime anlamı ‘dönmek’tir. Kısaca tevbe, kesin bir kararlılıkla bir günahtan dönmek, hatasından pişmanlık duyup vazgeçmektir.

"Ey iman edenler, Allah’a kesin (nasuh) bir tevbe ile tevbe edin. Olabilir ki, Allah sizin kötülüklerinizi örter ve altından ırmaklar akan cennetlere sokar..." (Tahrim Suresi, 8) ayetindeki ‘nasuh tevbe’, tevbenin o günahı bir daha asla işlememek niyetiyle yapılması anlamındadır. Nasuh tevbe, pişmanlığı kalpte hissetmek, dille bağışlanma dilemek, bedenen de günahı terk etmek ve ondan uzak durmaktır.

Kuşkusuz bu bilgi, her günah için yalnızca bir kez tevbe edileceği anlamında değildir. Kişi işlediği bir günah için tevbe edebilir, ardından gaflete kapılıp aynı günahı tekrar işleyebilir. Ancak Yüce Allah’ın rahmeti sonsuzdur. Bu kucaklayıcı rahmeti nedeniyle defalarca tevbesini bozmuş da olsa, insan gerçekten nasuh bir tevbe ile Rabb’ine sığınabilir.

De ki: "Ey kendi aleyhlerinde olmak üzere ölçüyü taşıran kullarım. Allah’ın rahmetinden umut kesmeyin. Şüphesiz Allah, bütün günahları bağışlar. Çünkü O, bağışlayandır, esirgeyendir." Azab size gelip çatmadan evvel, Rabbinize yönelip-dönün ve O’na teslim olun. Sonra size yardım edilmez. (Zümer Suresi, 53-54)

Allah sonsuz merhamet sahibidir ancak kabul etmeyeceği bir tevbe vardır. Ölüm anı geldiğinde samimiyetsizce yapılan tevbeyi, Allah kabul etmeyeceğini haber verir.

Allah’ın üzerine aldığı tevbe, ancak cehalet nedeniyle kötülük yapanların, sonra hemencecik tevbe edenlerin(kidir). İşte Allah, böylelerinin tevbelerini kabul eder. Allah, bilendir, hüküm ve hikmet sahibi olandır. Tevbe; ne, kötülükleri yapıp-edip de onlardan birine ölüm çatınca: "Ben şimdi gerçekten tevbe ettim" diyenler, ne de kafir olarak ölenler için değil. Böyleleri için acı bir azab hazırlamışızdır. (Nisa Suresi, 17-18)

Kur’an’da, Firavun’un, Hz. Musa ve yanındaki müminleri öldürmek için peşlerine düştüğü ve tam denizde boğulmak üzereyken tevbe etmek istediği anlatılır. “Sular onu boğacak düzeye erişince ’İsrailoğullarının kendisine inandığından başka ilah olmadığına inandım ve ben de müslümanlardanım" der. (Yunus Suresi, 90) Ancak ona "Şimdi, öyle mi? Oysa sen önceleri isyan etmiştin ve bozgunculuk çıkaranlardandın." (Yunus Suresi, 91) cevabı verilir.

İnsan cehalet nedeniyle günah işlemiş de olsa Allah’ın rahmeti çok geniştir. "…Selam olsun size. Rabbiniz rahmeti kendi üzerine yazdı ki, içinizden kim bir cehalet sonucu bir kötülük işler sonra tevbe eder ve (kendini) ıslah ederse şüphesiz, O, bağışlayandır, esirgeyendir." (Enam Suresi, 54) ayetiyle bildirildiği gibi, Allah samimi tevbenin karşılığını sonsuz bağışlamasıyla verir.

Rahman-Rahim olan Allah, Kendisine ve elçisine savaş açan kafir ve münafıkları bile, şayet samimi bir tevbe ile O’na yönelirlerse, bağışlayacağını haber verir.

Çünkü Allah, (sözüne bağlı kalıp doğru olan) sadıkları sadakatlerinden dolayı mükafatlandıracak, münafıkları da dilerse azaplandıracak veya tevbe (nasib edip tevbe)lerini kabul edecektir. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir. (Ahzab Suresi, 24)

Ancak tevbe konusunda verilen bilgilerin samimiyetsiz ve yanlış yorumlanması insanı büyük yıkıma sürükleyebilir. Kişinin, "nasıl olsa sonra tevbe ederim" gibi sahtekârca bir hesap içinde, bile bile işlediği günahı Allah asla bağışlamaz.

Doğrusu, imanlarından sonra inkâr edenler, sonra inkârlarını arttıranlar; bunların tevbeleri kesinlikle kabul edilmez. İşte bunlar, sapıkların ta kendileridir. (Al-i İmran Suresi, 90)

Büyük ya da küçük tüm günahlar için yapılan tevbelerin, pişmanlığın getirdiği içli bir ruh haliyle yapılması gerekir. Bağışlanma dilemek ve Allah’a tevbe etmek, kulluğun en katıksız ifadelerindendir. Mümin, hata yapmaktan ve günah işlemekten müstağni olmadığının bilincinde, Rabb’inin şefkatine sığınır. Tevbe, insanın sonsuz kurtuluşu için kapanmayan bir kapıdır.

Eğer Allah’ın sizin üzerinizde fazlı ve rahmeti olmasaydı ve Allah gerçekten tevbeleri kabul eden hüküm ve hikmet sahibi olmasaydı (ne yapardınız)? (Nur Suresi, 10)

Fuat Türker, Haber Hilal




Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın din kümesinde bulunan diğer yazıları...
Ahir Zaman'dan Asr-ı Saadet'e
İşte Büyük Kurtuluş ve Mutluluk Budur! - I
Çağımızın Hastalığının Tedavisi, Taklîdî İmandan Tahkiki İmana Ulaşmaktır
Kur'an'daki Babalar
İşte Büyük Kurtuluş ve Mutluluk Budur! - II
Neden İman Etmezler?
Zan, Gıybet ve Tecessüs Nedir?
İslam İle Şereflenen Bir "Hicret Ehli"nin Hikayesi - I
Kaderi Göz Ardı Etmek
Örnek Kadının İtaati

Yazarın İnceleme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
İlk Öğretmenimiz
Merhamet Medeniyeti Örneği; Osmanlı
Tüm Evren Beynimizin İçinde...
İnsanları Allah'a Yönelten Büyük Gerçek
Sana Ruhtan Sorarlar - I
Bir Büyük Uygarlığın Yeniden İnşası
Çocuklarımız İçin...
Kendini İsraf Etmek
Çocuklara Allah ve Dini Nasıl Anlatabiliriz? - I
Atatürk'ün Bize Bıraktığı Miras

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Bir Otobüs Yolculuğu [Öykü]
Köy Anılarım (!) [Öykü]
Daldaki Armut (Çocuklar, Gençler ve de Çocuk ve Genç Kalanlar İçin :) [Öykü]
Artık Oruç Tutuyorum (Çocuklar İçin Ama Büyükler de Okuyabilir :) [Öykü]
Boyun Eğen Kutlu Kadın [Öykü]
İnkârcılar İnananların Sapmasını İsterler [Deneme]
Son Perde [Deneme]
Dinin Çıkarlarını Gözetmek [Deneme]
Konuşma Kişiliği Yansıtır [Deneme]
İnsan Neden Kıskanır? [Deneme]


Fuat Türker kimdir?

6 yıldır insani ve imani konularda makaleler ve çocuk yazıları yazıyorum. Yaklaşık 5 yıldır Haber Vaktim, Cemaat. com, Sayha Dergi, Edebistan, Turuncu Dergi, Körpe Kalemler, Edebiyat Defteri gibi dergi, portal ve haber sitelerinde yazılarım yayınlanıyor. Yazılarımı ve inandıklarımı paylaşmak için İz Edebiyat'dayım. Ayrıca Risale Çocuk, Kalem. biz ve Beyan/İstikamet Dergisi'nde çocuk yazıları yazıyorum.

Etkilendiği Yazarlar:
-


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2018 | © Fuat Türker, 2018
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.