..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
İyi bir aşk mektubu yazmak için, neler yazacağını bilmeden oturman, kalktığında da ne yazdığını bilmemen gerekir. -Rouesseua
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Deneme > Günlük Olaylar > Şevket Başıbüyük




18 Mayıs 2011
Başbakanın Malatya Mitingi  
Şevket Başıbüyük
Başbakanın “Malatya’ya Büyükşehir” sözünü vermesini bekliyordu, vermedi. Vermedi çünkü Malatya’nın Büyükşehir olması için nüfusunun yetmediğini ve “10 bin” gibi bir sayıya daha ihtiyaç doyduğunu ifade etti. Parantez içerisinde ifade edecek olursam; bu gün eşref saatimde değilim. Eşref saatimde olmuş olsaydım bu konuyu ballandıra ballandıra sizlerle paylaşacaktım… Zira Başbakan, Malatyalılardan bu konuda da çalışma sözünü aldı. En azında 3 ya da 4 çocuk yaparak bu eksiği 2013’e kadar tamlamasını istedi. Lakin bana öyle geliyor ki; Malatyalılar oy verebilirler, muhtemelen “6-0” la seçimi taçlandırırlar ama çocuk konusuna gelince; “hıh!” “Hıh!..” çünkü herkes ben değilim ki çalışsın…


:BJHI:
Başbakan Malatya’daydı…
Aslında bu yazının başlığı, ‘Allah’ınıza Gurban Başbakanım’ olmalıydı ama…
Evet, Başbakanın 17 Mayıs 2011 Malatya mitinginden bahsediyorum.
Bu miting -kendi tabiriyle- Başbakanın Malatya’ya 11. gelişiydi.
Bir başbakanın sekiz yılda on bir kez bir il’e gitmesi demek, o il’e değer verilmesi demektir ki, konuşmalarından da Malatya’ya zaten değer verdiğini ifa etmişlerdir.
Bir Malatya sevdalısı olarak, Recep Tayyip Erdoğan gibi dünyanın gıpta ettiği bir liderin/Başbakanın ilimize değer vermesi son derece sevindirici…
Lafı fazla uzatmadan Başbakanın 17 Mayıs 2011 Malatya mitingindeki gözlemlerimi sizinle paylaşmak istiyorum.
Gözlemlediğim en önemli husus; mitinge -beklenilenin üzerinde- katılımın sağlanması…
Evet, miting kalabalıktı, yüz binlerce insan katılmıştı. Mübalağa gibi gelmesin, Malatya tarihinde en büyük miting gerçekleştirildi 17 Mayıs 2011’da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’la…
Hakkını vermek gerekirse -ki vermek gerekiyor- Malatya ilk kez Malatya’ya yakışır bir miting alanı düzenlemiş. (Yeni miting alanını kastediyorum, yapımında emeği geçen herkesi kutluyorum) Çünkü bu güne kadar Malatya’da tüm mitingler şehrin en işlek ve kalabalık caddesi üzerinde/ Yeni Camii Meydanında yapılıyordu ki, mitinge katılan insanların yüzde ellisi -ara sokaklardan- görünmüyordu, çekim yapan televizyonlar görüntüleyemiyordu katılımcıları.
Lakin tüm bu yeniliklerin yanı sıra 17 Mayıs 2011 Malatya mitingi -bence- yılın en heyecanlı mitingiydi. Gerçi Başbakanın konuştuğu tüm mitinglerde heyecan var ama Malatya mitinde Malatyalıların beklentileri vardı…
Mesela şu an bana ‘Malatya’nın ilçelerini say’ deseniz, inanınız; Başbakanın selamlama konuşmasında Malatya’nın tüm ilçelerini bir nefeste saydığı gibi -hem de alfabetik sırasına göre saydığı gibi- sayamam…
Ve ben, Malatya’nın, gelip geçmiş ilim,-irfan adamlarını tüm özellikleriyle ve teferruatıyla Başbakanın konuştuğu gibi konuşamam, bilmem/bilemem...
Diyebilirim ki, Başbakan bizden iyi bizleri tanıyor.
Bizden iyi bizleri tanıyor olacak ki, Malatya’mızda bir deyim haline gelmiş ‘Allah’ınıza Gurban” kelam-ı güzel ile sözlerine başladı…
Malatyalılar da “Allah’ınıza Gurban Başbakanım” pankartıyla cevap verdiler.
Tüm samimiyetimle ifade ediyorum; Başbakanın 17 Mayıs 2011 Malatya mitingini gözyaşları içerisinde izledim.
Lakin benimkisi sevinç gözyaşlarıydı.
Zira bu mitingde Malatyalıların, aynı anda yürek çırpınışı, beraberlik ve kardeşlik coşkusunu, dolayısıyla sevinç gözyaşını gördüm.
Bu mitingi tam yorumlayacak olursak; 2011 seçimler için; “Malatya’da miting öncesi ve miting sonrası” şeklinde bir tabir kullanılsa, yerinde olur.
Zira mitin öncesi Malatya ; “4-2” deniliyordu, miting sonrası; “6-0” denilmeye başlanıldı.
Mitingdeki kalabalığa bakılırsa; “2011 seçimleri Malatya’da 6-0” şeklinde sonuçlanacaktır.
Bir başka önemli husus; mitingde herkes Başbakanın “Malatya’ya Büyükşehir” sözünü vermesini bekliyordu, vermedi.
Vermedi çünkü Malatya’nın Büyükşehir olması için nüfusunun yetmediğini ve “10 bin” gibi bir sayıya daha ihtiyaç doyduğunu ifade etti.
Parantez içerisinde ifade edecek olursam; bu gün eşref saatimde değilim. Eşref saatimde olmuş olsaydım bu konuyu ballandıra ballandıra sizlerle paylaşacaktım…
Zira Başbakan, Malatyalılardan bu konuda da çalışma sözünü aldı. En azında 3 ya da 4 çocuk yaparak bu eksiği 2013’e kadar tamlamasını istedi. Lakin bana öyle geliyor ki; Malatyalılar oy verebilirler, muhtemelen “6-0” la seçimi taçlandırırlar ama çocuk konusuna gelince; “hıh!”
“Hıh!..” çünkü herkes ben değilim ki çalışsın…
Hem ben çalıştım da ne anladım. (Ölen dört çocuklarım da sağ olsalardı bu gün tam bir düzine çocuk sahibi/babası olacaktım ve Malatya’nın Büyük şehir olmasına katkı sağlamış olacaktım. Lakin bu gün hayatta olan sekiz çocuğumla da mutluyum, Allah’a sonsuz hamd-u senalar olsun…)
Ancak muzdarip olduğum husus o ki; benim ve benim gibilerim kadri kıymeti bilinmiyor bu ülke.
Avrupa’ da olsaydım…
İnanın Avrupa’da olsaydım, en azında bu gün içinde bulunduğum maddi sıkıntıları çekmeyecektim.
Türkiye öyle mi?
Şaka bir yana, günümüz insanı çocuk yapma ve büyütme/yetiştirme zahmetine katlanmıyor artık. Hatta bu ülkede -çok çocukla iftihar edilmesi gerekirken- çok çocuk ayıp bile sayılmaya başlandı maalesef. Bundan önceki yöneticiler de, bu ilkede “nüfus planlaması” gibi bir saçma uygulama yaptılar...
Hem şimdi çok çocuk doğuracak delikanlı kadınlar da kalmadı. Şimdi kadınlar, çocuk ana rahmine düşer düşmez tüm hasım-akraba, tanıdık dost, arkadaş ve bilumum yakın çevreyle işbirliği içerisinde hastanelerde geçirirler dokuz ayı…
Eski ANAlar öyle miydi?
Hayâ eder, ar eder, çocuk doğana kadar kimsecikler bilmezdi onun hamile olduğunu.
Ve o eli öpülesice analar bağda-bahçede, tarlada-ağırda çalışırken çocuk doğururdu…
İnanın ahıra inek sağmaya gidip, dönüşte eteğinin altına sıkışıverdiği bir körpecik çocukla dönen anaların sayısı bellisizdi eskilerde…
Onun için diyorum, Malatyalılar 17 Mayıs 2011 Malatya mitingi nde Tayyip Babaya verdiği sözü tutmazlar.
Tutmazlar çünkü doğum yapacak/yapabilecek analar çok az.
Kaldı ki bizim gibi eski topraklardan da bu iş geçti…
Ama her şeye rağmen, -o ki, Tayyip Baba istedi- ben yine de bi deneyeyim, sizlere de öneriyorum…










Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın günlük olaylar kümesinde bulunan diğer yazıları...
Yalnız Değilsin Reis!
Tasalanma Ey Reis!..
Ey Dünyanın Buzdağları!..
"Auto Show"
Milli Mücadele Nöbetleri Devam Ediyor…
"Para Veren Altın Bulsun"
O Hem Ulvi
Bu Pazar Seçim Olsa…
Erdoğan"ın Başına Talih Kuşu Kondu…
Şiddetin Her Türlüsüne Hayır

Yazarın deneme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Bir "Şişirme Duası" Hikâyesi
"Şişirme Duası"
Beydağı"na Kar Düştü
Kitap Okumak Eğlenceli Bir Eylem…
Fetö Evleniyormuş!..
Akabe
Dicle Kıyısında Bir Mağara Kent
Tarihe Yoculuk
Sağır Kaplumbağa
8 Mart "Sokak Kadınları"

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Cennet Gülleri [Şiir]
Tüm Türkiye Üşüdü Koca Reis [Şiir]
Çocukluğum [Şiir]
Duvardaki Saat [Şiir]
Olma Geveze [Şiir]
Tüm Türkiye Üşüdü Koca Reis [Şiir]
Özgürlük [Şiir]
[Şiir]
Vay Sözüm Vay… [Öykü]
Bizim Kadir de Ehliyeli Olunca… [Öykü]


Şevket Başıbüyük kimdir?

Edebiyatın karın doyurmadığını bile bile aç kalma pahasına yazmaktan imtina etmeyen, hayal gücünden çok izlenim ve gözlemlerini yazmaktan büyük keyif alan, yazarken adeta orgazım olan sıradışı bir yazar

Etkilendiği Yazarlar:
Roman, Hikaye, Şiir, Biyografi, Gezi


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2018 | © Şevket Başıbüyük, 2018
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.