İnsan Nasıl Ortaya Çıkmıştı? 5

Gruplar arası temas, önce totem gruplar içinde etnik sosyal kültür aitliği nedenle ittifak yapmaya karşı sürtünme ve direnç ortaya koydu. Buna iç direnç diyoruz.

Bir de ittifak edilmesi nedeniyle bir araya gelen farklı grupların; farklı kültürü, farklı iş bilirliği, farklı iş bilmeye özgü eylem, söylem, isimleşme ve o işe özgü farklı düşünmelerinden kaynaklı gruplar arası bir dış sürtünme direnci ortaya çıkmıştı.

İlahlar ittifakı, çok büyük bir karşı koyma olan bu iki direnci aşmaya odaklanmışlardı. Süreç har gür ile devam ederken, ortaya odaklaşmayı aşacak bir oluşum çıkmıştı. Oluşum ne o ilahtan, ne bu ilah gruptan olmayan ilahlar sentezi olan; yepyeni bir melez olanaktı.

İttifakın tüm enerjisi direnci aşmaya dönük, odaklanma süreçleriydi. Bu süreçler melezler üzerinde indirgenip, melezleri kutsama saygılama yapan harmonilerle birleştirilecekti.

Böylece odaklanma süreci melez üzerinde indirgenen akli selimle ittifakın içine yansıtılacaktı. Melezler hem her grup taraftan bir parça ve bir görünüştü. Hem de melezler hiç bir grubun kendisi değildi.

Melezler büyük enerji direncine karşı, ortam elektriklenmesine ortaklaşışla paylaşılan bir ortak değer indikatörüydü.

Sosyal çatışmayı veren iki büyük direnç: üreten, takas eden, birbirine taahhütle yüküm olan grupların, üretim yapma arzusu ve üreten gücün akış eğimiyle melezler üzerinde aşılacaktı.

İttifak, üreten takas gücüne eğim ve gerilimle dayanılmaz bir gerçek ve nesnel akıştı. Ama grup kişileri ittifakı üreten nesnel ilişki zorunluluğuyla anlamıyorlardı. Aksine totemi manalı sosyal dil kalıplı anlam ve anlatımlarla anlıyorlardı.

Aslında ittifaklar, ilahların sonunu getirecekti. İlahların zürriyeti kesilecekti. Zürriyet kesikliği de totem yasaları aşmak için ittifak yapmak için gerekli bir feda oluştu. İttifak ta farklı üretim koşulları içinde olmanın entegresiydi.

İttifaklar üreten mantıkla olsa da esen rüzgâr totemi mana içinde olmakla yapılan ittifakın gerekliliği üreten mantıkla anlaşılmıyordu. Böyle bir düşünme anlama kalıbı yoktu. İttifakların anlaşılır olması için ittifakların sosyal anlayışlı bir mantığının olması gerekiyordu.

Entegre olanlar sosyal salınımla olanlardı. Birçok farklı totem grup; yeni ve ilk bileşimler içinde her bir gruba ait kültürün, sosyal mantığın bileşimini ve ortaklaşmasını ortaya koyacaklardı.

Bu bileşim ve ortaklaşma bir ritüel bağdaştırıcısı içinde asimile olacaktı. Ritüel yeni bir ittifakı sosyal mantığa dönüşecekti. Yani ittifaklar sosyal mantığın kaldıracağı bir GEÇİŞ RİTÜELİNİ gerektiriyordu.

Melezler, bu kaotik direncin akış yapmasına eğim olacaktılar. Çünkü her grup melezler şahsında kendilerinin de karşı koyamayacakları, kendilerine ait bir yanı görüyorlardı. Her grup melezlerde kendisine ait itiraz edemeyecekleri bir fizik buluyorlardı.

Her grup karşı grubun doğurduğu melezde kendi doğurtanını bulurken; karşı grupta doğan melezde kendi doğuranını buluyordu. Gruplar doğuran, doğurtan parça yanlarını melezlerden görmekle kalmıyorlar; kendilerini melezlerde buluyorlardı. İlahlar kendilerini melezlerle geleceğe doğru ardıl ediyorlardı.


Bayram Kaya hakkındaki bilgilerin basılmasını istiyorum.
Eğer basılmamasını istiyorsanız tıklayın.

  Bayram Kaya kimdir?
Emekli eğitimci. 1950 Mucur / Kırşehir doğumlu.

 


Bu yazıyı basmak istiyorum.

İzEdebiyat'da yayınlanmakta olan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Tüm yazılardan birinci dereceden sayfa düzenleyicileri sorumludur. Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.

Yazarların izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin —kısa alıntı ve tanıtımlar dışında— herhangi bir biçimde basılmaması/yayınlanmaması önemle rica olunur.

© 2000-2002, İzlenim.com - Tüm hakları saklıdır.