Kuşak Bile Alamadık

[[K]] [[/K]][[I]] [[/I]]Öyle arkadaşların verdiği süper gazla ortaokul yıllarında karate, tekvando, judo ile biraz uğraştık işte. Uğraştık dediysem, olimpiyatlara, dünya şampiyonalarına gitmedik, bir iki ay öyle salonlara gittik geldik, bir de mahallede hava atıp hah huh diye el kol hareketleri yaptık arkadaşlarımıza...

Baktık olmuyor, halk oyunları daha güzel, sonra halk oyunlarına yatay, dikey, yandan, ortadan bilumum şekilde geçiverdik. Pişman mıyız? Yok, pek de sayılmaz. Neden derseniz, döğüş sporları, bireysel, oysa ki folklor, halk oyunları öyle mi... Haydaaaaaa, dediniz mi, davul, zurna, bir de akordeon sesi, hele de yanınızda elini tuttuğunuz bir kız varsa, değmeyin keyfinize...

Neyse gelelim tekrara tekvandoya... Cumartesi pazarları en büyük zevkimizdi, zevkimiz olmasına da, bayağı da ağır yapardık antrenmanları... Mahallede de bilirlerdi birçokları bizim tekvando ile uğraştığımızı, pek ilişmezlerdi, sokak kavgalarında ya da başka yerlerde bizlere...

Epey bir süre geçtikten sonra tam kuşak imtihanına girecektik, araya bir şeyler girdi ve üzülerek ayrılmak zorunda kaldık tekvando salonundan. Ama öyle gidip de herkese de söyleyemiyoruz bıraktık bu tekvando sporunu diye...

Mahalle arkadaşım Kamil ile beraber gidiyorduk, bırakırken de onun ile beraber bıraktık. Kankaydık o zamanlar... İkimizin de morali bayağı bozulmuştu. Döndüm Kamil’e ’’Oğlum arkadaşlara yine de söylemeyelim tekvandoyu bıraktığımızı.’’ dedim. O da Olur tabi de hangi kuşaktasınız bilader?’’ diye sorarlarsa... ’’O da kolay oğlum şeffaf kuşaktayız deriz.’’ O zaman tabi aklımıza gelmemişti, şeffaf kuşak diye bir kuşak olup olmadığı, sonradan öğrendik ki yokmuş gerçekten şeffaf kuşak...


Ahmet Zeytinci hakkındaki bilgilerin basılmasını istiyorum.
Eğer basılmamasını istiyorsanız tıklayın.

  Ahmet Zeytinci kimdir?
1961 Ankara'da başlayıp devam eden bir hayat. İlk ortaokul, lise ve iki yıllık bir üniversite deneyimi, ticaret hayatı Ankara'da iki tane aslan gibi evlat biri dişi biri erkek aslan olmak üzere hayat mutlu bir şekilde akıp gidiyor. Biraz şiir, biraz öykü ve denemelerin sıcaklığında...

Etkilendiği Yazarlar:
Nazım Hikmet, Aziz Nesin, Erich Fromm

 


Bu yazıyı basmak istiyorum.

İzEdebiyat'da yayınlanmakta olan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Tüm yazılardan birinci dereceden sayfa düzenleyicileri sorumludur. Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.

Yazarların izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin —kısa alıntı ve tanıtımlar dışında— herhangi bir biçimde basılmaması/yayınlanmaması önemle rica olunur.

© 2000-2002, İzlenim.com - Tüm hakları saklıdır.