Kiraz Mevsimi - 2

Gözümden süzülen yaşlarla irkildim birden ve hala uçakta olduğumun farkına vardım. Yanımdaki koltukta can dost Micheal uyuyordu. Bir an hostesle göz göze geldik ve bana doğru yürüyerek ağlıyor olmamdan dolayı olsa gerek bir terslik olup olmadığını sordu. Hostese rüya gördüğümü ve etkisinden ağladığımı söyleyecekken uçakta olduğumuzu idrak ederek sustum. Anlık bir susmanın ardından “Su alabilir miyim?” dedim. Hostes su getirmeye gitmişken, ben şaşkın şaşkın sağıma soluma bakınıyordum. Sanki çakmak çakmak gözleriyle rüyamdaki delikanlı bir yerden çıkacak ve bana bir şeyler söyleyecek gibi geliyordu. O an da emniyet kemerlerini bağlamamız anons edildi. Sesten olsa gerek Micheal uyandı. “Hocam, Çin’e geldik mi?” diye seslendi. “Geldik, geldik” dedim. Ancak içimden bir ses Çin’de rüyamın da etkisiyle bir şeylerin ters gideceğini söylüyordu.
Uçaktan indik ve hostele doğru yol alırken ben tuhaf tuhaf insanların yüzlerine bakıyordum. Onun gözlerini arıyordum. Micheal bendeki anormalliği her zaman ki sezmiş olacak ki “Neyiniz var hocam, var sizde bir şeyler” dedi . Güldüm, anlatırım diyerek. Hostele giderken yoldaki bisikletlilere, kimono dükkanlarının önlerine ve en tuhafı da otobüs şoförüne de sorduğum yasaklı bölgedeki evleri arıyordu gözlerim. İnsan rüyasında aşık olur mu? Ben olmuştum galiba. Micheal her zaman ki gibi bir ikizler burcunun çene kaslarına sahip haliyle konuşuyordu. Ben sürekli geçiştirme cevaplar vererek kiraz ağaçlarına, bahçelere odaklı bir şekilde otobüs penceresinin camından dışarı bakıyordum. Sahi nerdeydi kiraz ağaçları ve samuray evleri. Pekin ördeği arıyordu gözlerim. Hostele geldik ve kültür gezisi olduğu için turist kafilesiyle gelmiştik. İngilizce konuşmamıza gerek kalmadan Türklerin yoğun olduğu bir hostel seçilmişti evet.
Nerdeydi benim samuray kıyafetli zifir gözlü delikanlım. Şaka gibi Çin’i dolaşmak istemiyordum. Aylarca bu gezi için para biriktirmiş olmama rağmen bir rüya zaten alt üst olmuş duygularımı darmadağın etmişti bile. Hosteldeki ranzama uzandıktan sonra Micheal’ı keşif turuna yolladım. Geldiğimiz kafileyle gezeceğimiz zamanlardan ayrı Micheal’ın keşfettiği yerlerde dolaşalım istemiştim. Ya da akşama bilet alıp dönsem nasıl olurdu. Kafam karmakarışıktı. Ben bunları düşünürken telefonum çaldı. Arayan annemdi. “Kızımm” dedi bir ağızdan annem ve babam. Oda boştu geldiğimizde ve herkes öğle yemeği için dışarı çıkmıştı. Boş odadaki kör noktadaki bir ranzanın üst katından bir ses “Sessiz lütfen” dedi. “Tamam beyefendi” dedim. Ama annem ve babam az işittiğinden sesli konuşuyor olsam gerek tekrar bir “Sessiz LÜTFEN” dedi aynı ses. Ben bu telefon kapattırma olayını bir yerden hatırlıyorum derken, ranzadaki kişiden “Kusura bakmayın rüya görüyordum anlık uyandım” cümlesi geldi. Micheal nerede kaldın diye arayacakken ranzadaki kişi inip yanıma geldi ve “Hoşgeldiniz” dedi. Benim beklediğim sözler ve gözler bunlar değildi ki! Emri vaki cümle yoktu içinde, zifiri bir gecede parlayan yıldızlı gözler değildi ki! Minnoş teyzem, beyaz pamuk kedişim ve yeşilin üzerine pembe çiçekli kimonom nerede demek istedim tüm sinirimle yeni tanıştığım birine.
Micheal her zaman ki gibi zamanında yetişmişti. Beyefendiyle konuştuğumuzu görünce devreye girdi ve ben uykumun geldiğini söylerek uzandım. Delikanlı buralarda bir yerlerdeydi. Onu bulacaktım. Kalbimin atışlarından hissediyordum. Ya o beni bulacak ya da ben onu bulacaktım. Bu arada rüyamda gördüğüm kiraz ağaçları Çin’de değil Japonya’da bu mevsimde olurmuş. Google amcadan öğrenmiştim. Uykuya dalarken delikanlının gözleri gözümün önüne geliyordu ve beni bul diyordu sanki.
Devam edecek…


Safiye Karaağaç hakkındaki bilgilerin basılmasını istiyorum.
Eğer basılmamasını istiyorsanız tıklayın.

  Safiye Karaağaç kimdir?
Edebi düğümlerde çözülen ruh

 


Bu yazıyı basmak istiyorum.

İzEdebiyat'da yayınlanmakta olan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Tüm yazılardan birinci dereceden sayfa düzenleyicileri sorumludur. Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.

Yazarların izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin —kısa alıntı ve tanıtımlar dışında— herhangi bir biçimde basılmaması/yayınlanmaması önemle rica olunur.

© 2000-2002, İzlenim.com - Tüm hakları saklıdır.