..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Tüm insanlık bir tutkudur; tutku olmadan din, tarih, romanlar, sanat, hepsi etkisiz olurdu. -Balzac
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Eleştiri > Sinema ve Televizyon > Diren Yardımlı




25 Aralık 2001
Amelie  
25/12/2001

Diren Yardımlı


Amelie acayip olduğu kadar da hoş. Minik şeylerin sırlarını yakalar. Yabancılık, yatılılmışlık ve uzak durmak bundan daha çekici olabilir mi, insan bilemez. Annesi bir kilise çatısından kendini aşağı atan Quebeck'li bir turistinin üzerine düşmesi sonucu Amelie'nin gözleri önünde ölür; babası bir doktordur ve Amelie'ye sadece yıllık bakımlarında dokunur.


:ECGF:
Amelie acayip olduğu kadar da hoş. Minik şeylerin sırlarını yakalar. Yabancılık, yatılılmışlık ve uzak durmak bundan daha çekici olabilir mi, insan bilemez. Annesi bir kilise çatısından kendini aşağı atan Quebeck'li bir turistinin üzerine düşmesi sonucu Amelie'nin gözleri önünde ölür; babası bir doktordur ve Amelie'ye sadece yıllık bakımlarında dokunur. Bu dokunuşlar ufak kızı öylesine heyecanlandırır ki ister istemez her defasında kalbi küt küt atmaya başlar. Sonunda babası, kızının kronik kalp sorunları olduğuna inanmaya başlar ve onu okulundan ayırır. Amelie dünyadan yalıtılmış, ama yine de kendi gerçek dünyasıyla içiçe yaşamaya başlar.
Ve bir gün büyür ve karşımızda dünyaya hepimizle aynı gözlerle bakan, ama yine de farklı şeyler görmeyi başaran bir kız belirir. O gözler bizimle aynı gerçekliği yakalar, bizimle aynı sokaklarda yürür, aynı insanlarla birlikte yaşar ve yine de hep bizden daha fazlasını görmeyi başarırlar nedense. Ayrı duran, sıra dışı olan, ufak ve gizlenmiş olan şeylere yakınlık duyar o gözler; yirmi yıldır hiç evinden çıkmayan ve her yıl aynı Renoir tablosu baştan tamamlayan komşusuna duyduğu yakınlık gibi; ya da meyvelerde güzellik bulan, onları bir arkadaşıymışcasına seven ve bu yüzden patronu tarafından sürekli tartaklanan genç oğlana duyduğu gibi. Ama bir gün şehrin metro istasyonlarındaki fotoğraf kutularının altındaki yırtılmış resimleri toplayıp bunları bir albümde toplayan bir gençle karşılaşınca, bu kez hepimizin bildiği aşkla tanışır.
Ve bu da filmdeki geri kalan herşey gibi büyülü bir aşktır; hepimizin içinde olan ama bir türlü olduğuna inanamadığımız, istesek de görmekten korktuğumuz aşk. Amelie yeryüzünün en sıradan ve en sıra dışı kızıdır, yaşamın en olağan ve en olağanüstü şeylerini birlikte tatmayı başarır. Yaramazdır, uysaldır. İntikamcıdır, sevgi doludur. Sessizdir ama heyecan içindedir. İçinde yaşadığı minicik dünya ona yeter, ama tüm bir insanlığın sevgisini kazanmak için başını çevirmesi ve bize bakması yeter. Uzak ama yakın tavırları, saf ama bilinçli bakışları, soğuk ama heyecanlı oluşuyla güzeldir Amelie. Çekinik bir ruhun altında gizlenen koskoca bir dünyadır. Ve belki de her şeyin sırrı buradadır; Amelie güzel olana aşıktır, ve güzeli aramaz, çünkü o istese de istemese de güzellik her yerdedir. Bu bir körlük, bir kendini kandırma değildir. İki insanı birbirine aşık etmeye karar verip bunu başardığında da onu bulmuş olur, bir pirinç çuvalının içinde elini gezdirdiğinde de onu tadar Amelie. Film bir masaldır; gerçekçi olduğu kadar gerçek-dışıdır. Hayallerin gerçekleştiği, gerçeğin güzelleştiği bir yaşamı anlatır. Amelie'yi izlerken hepimiz bu genç kızı biliriz, onu anlarız, çünkü yanımızdaki oturan ve filmi en az bizim kadar gönlünü kaptırmış bir şekilde izleyen kişinin de aslında bir Amelie olduğunu düşünürüz, onu severiz. Ve bir o kadar da kendimizi ondan uzak, bir 'Amelie' olarak görürüz. Ama sinema salonunu terk edince Amelieliğimizi içeride bıraktığımız hissine kapılıyorsak, ve çevremizdeki tüm insanların yüzlerinde sadece bu büyülü anın uzak izlerini görebiliyorsak, ve önümüzden geçen, 'normal' bir gün geçirmiş 'normal insanlar'ın yüzlerinde bunu bile göremiyorsak, o zaman işte, Amelie'nin de büyük bir olasılıkla yapacağı gibi gerisin geri sinema salonuna dönmek ve dünya daha güzel bir yer oluncaya dek oradan çıkmamayı göze alabilmemiz gerekir.

.Eleştiriler & Yorumlar

:: Harika!
Gönderen: İlke ERSOY KIBRISCIKLI / İstanbul/Türkiye
22 Temmuz 2006
Olağanüstü bir anlatım! Amelie'yi büyülenmiş gibi izlemiştim, yorumunuzu da büyülenmiş gibi okudum. Kaleminize sağlık.

:: ne güzel
Gönderen: gönül sevinç / türkiye/Türkiye
20 Kasım 2005
Amelie bu kadar güzel anlatılamazdı diye bir düşünce sardı beni... yalın, cümleler yerli yerinde.birde bir kenardan kısık sesle amelie soundtrack dinliyorsam daha başka ne isterim sorarım size? tekrar izliyormuş hissine kapıldım. emeğinize sağlık.

:: Şaşkınlık!!!!
Gönderen: nida / ist
22 Temmuz 2003
Yazınız güzel. Lakin resimlere dalmıştım. 1. Resim, gülen gözler. 2. Resim, hüzün. 3.Resim,bir karar anının verdiği tedirginlik. (Merakla sıradaki anlamlı bir diğer resmi bekliyordum...) 4. Resim, ben koptum. Sevgiler.

:: sadece küçük bir düzeltme :)
Gönderen: Elena ADYEJ / istanbul
30 Aralık 2002
ne yazık ki meyvelerde güzellik bulan, onları bir arkadaşıymışcasına seven ve bu yüzden sürekli tartaklanan genç oğlana manavın çırağıydı.. oğlu değil.. Amelie\'ye yakın olabilmek, Amelieliğimi uzaklarda bir yerde bırakmamak için sinema salonuna koşa koşa geri dönmüyor, sadece filmi tekrar tekrar izliyorum. :) Tüm Amelie\'lere sevgilerle




Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın sinema ve televizyon kümesinde bulunan diğer yazıları...
Sydney Pollack

Yazarın eleştiri ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Momo ve Duman Adamlar
Tolstoy ve Anna Karenina
Bülbülü Öldürmek
Bir Devlet İdeolojisi Olarak Kemalizm
"Para İçin Yazmak" Gerçekten Duyulduğu Kadar Kötü Mü?
Kemalizm'in Çelişkileri
Osmanlı'dan Cumhuriyet'e Mimari Geleneğin Çöküşü
Endişe Edebiyatı

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Ne Varsa Gördüm [Şiir]
Yansıma [Şiir]
Olanaksız [Şiir]
Kimse Kimseyi Görmedi [Şiir]
Karanlığı Boyamak - GİRİŞ [Roman]
Karanlığı Boyamak - Gizemli Bir Irk [Roman]
Karanlığı Boyamak - Çiğdem'in Tarihi [Roman]
Karanlığı Boyamak - Uğursuz Uğurböceği [Roman]
Lusifer'in Lambası - 6. Bölüm - Gecenin Karanlığında [Roman]
Karanlığı Boyamak - 'Elveda Mina!' [Roman]


Diren Yardımlı kimdir?

Geçenlerde kapıma bir satıcı geldi. Sigorta poliçeleri satan gencecik bir tüccar. Yaşamımı sahiplenecek biri olsun mu diye sordu bana. Yoksa sahipsiz, yerle gök arasında başı boş bir şekilde oraya buraya sürüklenmesini mi istiyordum. İkna edici duyuldu, ben de satmaya karar verdim. Böyle kimseye hayrı yoktu. Ve yaşamım böylece yerle gök arasında gezinmekten. . . onun deyişiyle sürüklemekten bir anda çıkıverdi. Artık toplumda bir yeri olan birşey olmuştu.

Etkilendiği Yazarlar:
Dostoyevski, Howard Fast, Björk, Harper Lee, Betty Smith, John Steinbeck, Ingvar Ambjörnsen, Michael Ende


yazardan son gelenler

bu yazının yer aldığı
kütüphaneler


yazarın kütüphaneleri



 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2021 | © Diren Yardımlı, 2021
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.