..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Bulanmadan ve donmadan akmak ne hoştur. -Mevlânâ
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Roman > Görüş ve Eleştiriler > Metin TUZCU




13 Temmuz 2011
Tefrikasız Bir Türkiye  
TEFRİKASIZ BİR TÜRKİYE

Metin TUZCU


“ Girmeden Tefrika bir Millete, Düşman giremez, Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez.”


:BEGC:
TEFRİKASIZ BİR TÜRKİYE

Tarihin altın sayfalarını bazen karıştırıp orda olan bitenleri okudukça anlamaya yada anlayabildiğim kadarıyla yorumlamaya çalışıyorum. Ancak tarihin altın sayfalarında tarihe mal olmuş tarihi yazarlarımızla, ilgili anıları ve onların hayatlarından birtakım bilgileri okudukça ve o yaşadıkları ,yaşamları boyunca gördüklerini o kadar güzel anlatmışlar o kadar güzel tarihe not düşmüşler ki inanın anlayarak; okurken yaşıyormuşçasına düşünüp öylece algılamak o dönemlerin nede çileli nede zor olduğunu görebiliyor insan.
Cumhuriyet tarihi boyunca dünyanın adeta göz bebeği olan bu Anadolu toprakları bir çok tefrikalara meydan olmuş. Bu asil milletin birlik ve beraberliğini her defasında çeşitli tefrikalarla, çeşitli ayak oyunlarıyla ve bir çok bahanelerle adeta ülkenin her tarafına sergilemek suretiyle insanları sürekli bir korku ve panik içinde bırakmayı adet haline getirmişlerdir.
Bu ülkeye hizmeti kendine şiar edinen nice insanlar canlarını vermişler ama tarih onları altın sayfalarının en güzel yerine koymayı unutmamıştır. Bu millet asla onları unutmamıştır. Bu milleti çeşitli fitne fesatlarla bölümlere ayırarak adeta birbirine düşman etmeye çalışılsa da bu millet nasıl Çanakkale de dünyaya meydan okuyarak doğusuyla, batısıyla, güneyi ile, kuzeyi ile top yekun Çanakkale geçilmez dedirtmişse, Çanakkale destanını birlikte yazmışsa, karsta Ermenilere karşı, Egede yunanlılara, Gazi Antep’te Fransızlara karşı hep beraber mücadele vermek suretiyle adeta ayrılmaz bir bütün olduğumuzu ve her defasında bu bütünlüğümüzü kimsenin bozamayacağını da kanıtladığını Şair Mehmet Akif Ersoy’un istiklal Marşımızda dediği gibi;
Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır parlayacak!
O benimdir, o benim milletimindir ancak! Diye başlayan….. ve

Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar.
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imânı boğar,
‘Medeniyet!’ dediğin tek dişi kalmış canavar?

Arkadaş, yurduma alçakları uğratma sakın;
Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.
Doğacaktır sana va’dettiği günler Hakk’ın,
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

Bastığın yerleri ‘toprak’ diyerek geçme, tanı!
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır, atanı.
Verme, dünyâları alsan da bu cennet vatanı.

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.
Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl;
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet,
Hakkıdır, Hakk’a tapan milletimin istiklâl!
İşte, Şair Mehmet Akif Ersoy bu toprakların ebedi hür olacağını ve hür kalacağını dünyaya haykırdığı mısralarıyla devam eden sözleri karşısında nutku tutulan dünyanın, dünya tarihinin altın sayfalarına altın harflerle yazılan notlara bakıldığında anlaşılmaktadır. Bir milletin arasına bölücülük girmediği müddetçe düşman giremez. Milletin fertleri aynı fikirle hareket ettiği takdirde o milleti silahla sindirmek, yok etmek mümkün değildir.
Hatta bu konuda bir ayette: ‘’ hep birlikte Allah’ın ipine (Kur’an’a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin. Allahın size olan nimetini hatırlayın. Hani sizler birbirinize düşmanlar idiniz de o, kalplerinizi birleştirmişti. İşte onun bu nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz. Yine siz, bir ateş çukurunun tam kenarında idiniz de o sizi oradan kurtarmıştı. İşte Allah size ayetlerini böyle apaçık bildiriyor ki doğru yola eresiniz. (Al-i İmran,103.)
Milletleri ayakta tutan unsurların başında birlik ve beraberlik gelmektedir. Birlik ve beraberliğin olmadığı milletlerin zayıflaması ve yıkılması çok kolaydır. Bir söz vardır, “yufka olanın delinmesi, ince olanın kırılması kolaydır. Yufka kalın olursa delinmesi, kalın olursa kırılması zordur.”
İşte birlik düşüncesini zayıflatan, bölücülüğü doğuran sebeplerden biri soy sop ayrımcılığı, köylü şehirli, merkez taşra ayrımıdır. Hiç kimse doğarken ırkına, milliyetine müdahale etme, milletini seçme güç ve iradesine sahip değildir. Bu yüzden bir insanın soyundan sopundan dolayı övünme yada böbürlenme mantığı olmadığı gibi başkalarını ırkından dolayı kınamaya, yermeye yada durup dururken başka ırklara karşı üstünlük taslamaya da hakkı yoktur. Bunların başında milli ve manevi değerler etrafında birlik olma fikri daima ön planda gelmelidir. Din, bayrak, devlet, millet,vatan konularında birlik ve beraberlik olmuyorsa millet olma şuurundan asla bahsedilemez.
Millet olma şuurunu benimsemeyen bölücüler dün olduğu gibi bugünde kökü genelde dışarıda olan güçlerin birtakım kışkırtmalarıyla Türk milletini bölme gayreti içinde olmaktadırlar. Ama Milletimiz mukaddes bildiği, saydığı değerleri uğruna ne pahasına olursa olsun, hatta ölümü göze alacak kadar hatta söz konusu vatan olduğu zaman bazı şeylerin teferruattan ibaret olduğunu dünya alem bilir.
Bu millet ölürsem şehit, kalırsam gaziyim diyerek dünya ve ahreti için en büyük rütbe ve şeref olduğunu bilir. Milletlerin müreffeh bir hayatı yaşaması ve sürdürmesi için öncelikle sahip olduğu millete karşı sorumluluğunu seve seve yerine getirmesiyle, yada en azından milletine ihanet içinde olmaması, milletinin temeline dinamit koyma fikrinden ve düşüncesinden kendini arındırması gerekir.
Bir avuç bölücü, çapulcu haddini bilmez bir cüretkarlık içinde sırtını dayadığı ve güçlü zannettiği sahiplerine Türk Milletine kafa tutmanın sonucunun ne olacağını, bilmedikleri belli, bu milletin sabrı bir taşarsa kendini bilmez bu gafilleri tükürüğü ile boğabileceğini acaba hiç mi düşünmezler?
Birlik ve beraberlik kavramı üzerine çok sözleri bulunan şair Mehmet Akif Ersoy ne güzel demiş;
“ Girmeden Tefrika bir Millete, Düşman giremez,
Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez.”
Sağlıcakla kalın ……..
Metin TUZCU



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın görüş ve eleştiriler kümesinde bulunan diğer yazıları...
Mahsun Galata Köprüsü

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Edeb Bitti Haya Tehlikede [Şiir]


Metin TUZCU kimdir?

kamuda görevliyim Halkla ilişkiler son sınıfta okumaktayım. iki çocuk babasıyım


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2019 | © Metin TUZCU, 2019
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.