"“Baştan çıkarılma dışında her şeye karşı koyabilirim.” — Oscar Wilde"

Deneme

Vali Recep Yazıcıoğlu ve "Köprü"nün Hikâyesi

Merhum Recep Yazıcıoğlunun halleri şahsına münhasırdı. Çok kere güleçti, fakat bazen yaşadıkları onu sertleştirirdi. Anadolu insanının doğal ve sıradan duruşu onda da vardı. Gösteriş meraklısı değildi. Halkla bürokrasi arasındaki uçurumları sevgi köprüleriyle birleştirmişti. O sadece Tokatın, Erzincanın, Aydının, Denizlinin değil, bütün Türkiyenin valisiydi. Onun uygulamaları halkla devlet arasındaki

Çağ Kapayıp Çağ Açan Bir Fethin Hatırası: Ayasofya

29 Mayıs 1453 tarihi, bizim açımızdan karanlık bir devrin batışını, yepyeni ve aydınlık bir devrin müjdesini fısıldar kulaklarımıza. Bu tarih, Osmanlının muhteşem bir cihan devletine giden yolunu da ardına kadar açar. Zulme rıza gösterenler ve zalimden yana olanlar sahnenin dışına itilir; İslâmdan ilham alan daha adil bir dünya

Bir Sonraki Adım

İlk günlerde insan umutlu oluyor. Telefon çalacak sanıyor. Gönderdiği özgeçmişlerin bir yerlerde karşılık bulacağını düşünüyor. Sabahları daha hızlı kalkıyor. Tıraşını oluyor. Ütülü gömleğini gitiyor. Çünkü içinde hâlâ yarınlara dair bir inanç taşıyor. Sonra günler geçiyor. Telefon daha az çalıyor. Sorular çoğalıyor. "Bir gelişme var mı?" "Bir haber çıktı

“Bir çürük ipliğe hülya dizmişiz.”

Bir çürük ipliğe hülya dizmişiz ; uzun, umutlu, hülyalı bir yolun menziline yaklaşırken bunu anlamanın yorgunluğunu taşıyorum şimdi üzerimde... Zaferlerim zafer, sevinçlerim sevinç değil ki o çokça arzu ettiğim vuslatın nasip olmayacağına eminim artık..

Kimi Suçlayacaksın?

Belki hayat telaşından ya da yorgunluk, kim bilir, an olur , derin bir uykuda kalmak ister insan. Gözleri kapalı, lakin uyanık, öylece durmak ve yalnızlığında boğulmak ister.
Kapatır tüm kapıları, perdeleri çeker, düşüncelerden, sorulardan kaçıp saklanacak yer arar. Kendi karanlık sığınağında ruhunu özgür bırakıp yitmeyi diler

Başa Dön