"“İnsan kediyle melezlenebilseydi, insan gelişir; ama kedi yozlaşırdı.” — Mark Twain"

Tanrı'nın Varlığının, Tekliğinin ve Kur'an'ın Tanrı'nın Vahyi Olduğunun İspatı

“Bilgi yoktur” önermesindeki çelişkiden yola çıkan bu metin, bilginin varlığını ve bilgiyi bilen bir failin zorunluluğunu temellendiriyor. Olaylar zaman ve mekânla sınırlıyken, onları kuşatan ve her daim bilen varlığın zaman-mekân üstü olması gerektiğini savunuyor; buradan da tek, aşkın ve kuşatıcı bir bilen fikrine ulaşıyor.

yazı resim

1.) Bilgi vardır. Çünkü "Bilgi yoktur." önermesi çelişkilidir ve bir yargının çelişiği çelişkili ise o yargı doğrudur.

2.) Bilgi, bilme fiili ile vardır. Bilme fiilinin faili bilendir. Bilgi var olduğuna göre, bilme fiili ile ona sahip olan bir bilen de mutlaka vardır.

3.) Olayların, olguların bilgisi vardır (Fotonların hareketinden, galaksilerin hareketine kadar...) ve olaylar, olgular zaman ve mekan içinde var olur. Dolayısıyla; olaylar, olgular zaman ve mekan ile sınırlıdır. Ancak zamanı ve mekanı kuşatan ve gözlemleyen bu olayların, olguların bilgisini bilebilir. Çünkü; zamanı ve mekanı kuşatamayan bir varlık, zaman ve mekan içindeki tüm olayları, olguları bilemez. Zaten; zamanın ve mekanın içinde olan bir varlık, zamanla sınırlı olduğundan; her zaman var olan bir bilgiyi, her zaman bilen bir kimse olamaz.

4.) Mekanı kuşatan, mekanı her tarafından kuşattığından tektir; mekanın üstünde olduğundan yücedir, mekanı her tarafından kuşatıp mekanın üstünde olduğundan ve de mekanın üstünde tek büyüklüğe sahip olduğundan sonsuz büyüklüktedir.

5.) Tek, kuşatıcı, yüce ve sonsuz büyüklükte olan bir bilenden tarihte, çelişkisiz bir şekilde bahseden tek kaynak Kur'an'dır. (Dikkat edin; herhangi bir Tanrı tasavvurundan bahsetmiyorum.) Bu durum; Kur'an'ın, Bilen tarafından bize gönderilmiş olduğuna delildir.

Yorumlar

Başa Dön