Lanet olası yere gelmekten...
Bir şekilde hayatımın bir anında bana yaklaşan kadınların sadece birinden bıkmış olmalıyım. Beni bilirsin fazla gevezeliğe gelemem kardeşim.
Ne zaman gelsem sabah ki günaydınlaşmamız;
Günaydın abi
Günaydın
Yine uyuyorsun!
Bu " Yine uyuyorsun " konuşmasına ilk zamanlar pek aldırmıyordum ama her hafta olmaya başlayınca, bıkmadın mı her hafta aynı sözleri söylemeye dedim. Gevşekçe güldü güldü...bakın dedim D. hanım bir hafta da ağzından değişik bir söz çıksın. Her hatfa aynı sözler ve ben sıkılmaya başladım. İnatla uyuyorsun işte demeye başladı. Bir kadına genelde sinirlenmem. Genelde ibneler gibi yumuşak davranırım ama yılmış durumdayım. Sana ne dedim sana ne yeter yav her hafta her hafta nedir bu ya...Ama abi ne diye sinirleniyorsun? Bak dedim D. hanım karşındaki erkek kocan değil kısacası merhabalaştığın fazlaca tanımadığın bir adam. Yani yıkıl karşımdan git dükkanını aç...Küstüm demez mi?
Aslında uyumuyordum. Uyumamda şimdi bu kadına neyimi ispat edeyim?
Gözlerimi kaparım. O ara hayal dünyamda orkalar olur okyanuslar olur tsunami dalgaları olur bır kıyının kenarında sallamışım oltamı balık tutuyorum olur ya da gittikçe memleketin halini pisliğini rezilliğini ne hale getirdiklerini yolsuzlukları artık her şeyin formaliteye çevrildiğini filan düşümnüyor olabilirim iyi de bu D . hanıma nasıl anlatacaksın bunları?
Kocası emekli. Oğlu belediye de park bahçe işlerinde bu her iki erkek de bu kadını köle gibi kullanmaya alışmışlar. D. hanıma zaman zaman içinde bulunduğu durumu açıklamaya.çalıştım ama anladı mı anlamadı mı bilmem. Belki bana takılması bundan da olabilir. Yüz mü buldu cesaret mi buldu ama beni tanımıyor işte insan biraz çekilmesini bilmeli hele fazlaca tanımadığın bir adamın üstüne üstüne her hafta uyku sınmasıyla yürümemeli...
Sabahtan bu yana rahatım ama yine de bu kadını kullanan iki ite acayip kuruluyum...