Çember...
Çember, / Ben şiir yazmasını bilmezdim, / Seni görüpte anlatamadıklarım vardı, / Dökülmezdi içimdeki çiçekler sana, / Güneşte susamış gibi kalırdım. /
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Çember, / Ben şiir yazmasını bilmezdim, / Seni görüpte anlatamadıklarım vardı, / Dökülmezdi içimdeki çiçekler sana, / Güneşte susamış gibi kalırdım. /
Ben hâlâ anlaşılmanın, aşktan daha büyük bir nimet olduğu kanaatindeyim. Çünkü insan, anlaşıldığı yerde bahara döner; anlaşılmadığı yerde ise usul usul solar. / Sahi, aidiyet
Yeryüzünün bütün gizli güneşlerini yutmuş / beyaz vajina. / Gözleri maviydi. / İriydi. /
Hey güzellik . / Senden sonra , mesela bu gece, / Hiç te , " elime , yüzüme bulaştırmış
Sızlardı kalbim, / Saatler ilerledikçe, / Sayarak da gelmezdi, / Avutucu uykum. /
Giyindiğin çiçeği,döktüğün teri / Bilmiyorum, ama öğrenmek isterim. / Biraz yağmur, biraz da toprak lazım/Müldefit. /
Senden, / Destekçilerinden, / Mani olmak varken, görmemezlikten gelenlerden, / Yanındakilere; Cennetden gönderilmiş peri muamelesi yapıp
Yer demir gök bakır yürekler taştan / Kazmak istiyorum kazamıyorum. / Hüzün yüklü bu hayatı sil baştan
Her mısra bir duruştur, Her kelime bir gölge / Onların sihirli bir gücü vardır / İnsanı mutlu da edebilir,derbeder
KALKIN MALINIZA SAHİP OLUN.” / Allah sağlıklı ve uzun ömürler versin. Erzurum Camii imamlığından emekli olmuştu Ahmet Yıldız hoca efendi. Sohbetlerinin birisinde
İnsanlık tarihi kadar eski bir ırkım, / Tanrı dağlarında kurulup çarkım, / Altay dağlarına dek akın, akın,